Ne kalacak geriye?    

                                                            
 Fırtına öncesi sessizlik diye bir deyim vardı. Şimdi fırtınanın tam da ortasında sessizliğe
dönüşen çığlıklarla yaşıyoruz. 
Kimsesiz miyiz?  Kendimizi kimsesiz sandık! Zamanın gereği diye, başına buyruk bir yaşama
kapıldık! 
Oysa Rabbimiz kurallarımızı da koymuştu.. Biz kurallara uymadık, uyamadık!
Sosyal medyadan paylaştığımız durumlarımız da bile yere göğe sığamadık. Bilmiyorum ki
kendimizi ne sandık? 
**
Nasıl bir benlik ateşiyse yaktığımız, sağımızda solumuzda olup bitenlere aldırmadık! Para
kazanmak için verdiğimiz uğraşı, emek ve çabayı hangi birimiz kırdığı son kalbi yeniden
kazanmak için gösterebildi ki?
**
İstisnalar elbette vardır, sözüm önce kendime sonra almak isteyen herkese. Bizler fena
aldandık, yanıldık. Bir yalancının vesvesesine kapıldık, sağırlar ve körler misali birbirimizi
ağırladık. Rahatça güldük, rahatça oynadık. Arşa yükselen ahlara kulaklarımızı tıkadık.
 Kimsesiz gibi davranınca kimileri, kimsesizlerin kimsesi hatırlattı bizlere kendini!
 Korona tehlikeli bir virüs, öldürüyor!
**
Peki, bizi bekleyen ölümle er ya da geç karşılaşacak değil miyiz? Covit19 a bulunan ya da
bulunacak olan aşı veya ilaçlar, bizi ölümden de kurtaracak mı? Salgın bittiğinde ölmek de
bitecek mi? Salgın geçtiğinde Mezarlıklar devre mülk mü olacak?
Sormak istiyorum cümlemize; Mahşerde derdimiz durum paylaşmak olacak mı? Kimler
durumunu paylaşmak isteyecek? Ya da burada paylaştığımız hangi durumumuz orada bizi
karşılayacak?
**
Ünlülerle ünsüzler çevirdikleri filmlere, söyledikleri şarkılara göre mi belirlenecek? Yoksa
herkes dünyadaki kendi filminin hesabını mı verecek? Takip edilenler takipçilerini nereye
götürecek? Kimler kimlerin peşinden gittiği için ağlayacak ya da gülecek?
**
Mahşerde kaç yıl için asgari ücret ne kadar olacak? Memurlar KPSS ile mi atanacak? İnsanlar
Torpille filan bir yerlere yerleşebilecek mi? Diplomalar ne kadar işe yarayacak? Özel sektör
de olacak mı? Yakınından bir hamili kart işe yarayacak mı? 
**
Milletvekilleri orada hangi yasalar için el kaldıracak? Cinsel özgürlükler için yürüyüşler falan
yapılacak mı? Düşük faizli kredilerle! Evler alabilecek miyiz? Sene de 10 günlük bir tatil de
yaparız herhalde şöyle 5 yıldızlı bir otelde?
**
Mültecilere orada da kapanacak mı kapılar?  Sefalet fotoğrafları yayınlanacak mı çarşaf
çarşaf!?  Sahi Birleşmiş Milletler sahte toplantılarını yapabilecek mi orada? İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesini kim kime hangi yüzle okuyacak? Ya Nükleer silah anlaşmaları ne
olacak? Nasıl çizilecek haritalar ve sınırlar? Tabi ya bir de petrol meselesi var! Varil fiyatı
acaba dolarla mı belirlenecek?
**
Kardeşlerim isterseniz ödül törenleri meselesini de sonraya bırakalım.
Şimdi tam zamanı ertelemeyelim, lütfen düşünmemiz gerektiği gibi düşünelim ve gerçekleri
görelim. 

Sonsuzdan, bir insanın ortalama ömrünü hatta dünyanın tahmin edilebilecek gelmiş geçmiş
ömrünü çıkaralım. Geriye kalanı da ziyan etmeyelim derim, vesselam..


Önceki ve Sonraki Yazılar