Konyaspor’u neler bekliyor?

100. yılında Konyaspor, yepyeni bir sürece girdi. Anadolu Çınarı’nda geçtiğimiz hafta yapılan seçimle Hilmi Kulluk’tan boşalan başkanlık koltuğuna Fatih Özgökçen oturdu. Güzel de bir liste hazırlamış. Beklediğimiz birkaç isim yoktu ama genel anlamda bulunduğu yeri dolduracak nitelikte insanlar seçilmiş. Başarılar diliyoruz yeni yönetime.

Yeni başkan Fatih Özgökçen, oldukça sevilen, ilişkileri kuvvetli biri. Ancak Konyaspor Başkanlığı stres, denge, ilişki gibi önemli birçok konuyu bünyesinde barındıran bir makam. Bugüne kadar ön planda olmayan bir portre Başkan Özgökçen.

Peki yeni yönetim 100. Yılda nelere dikkat etmeli? Sezon planlaması yaparken hangi yöntemlere başvurmalı? Futbol öyle bir şey ki, dün ve yarın yok. Sadece bugün var. Başarılıysanız takdir edilirsiniz, değilseniz yuhalanırsınız. Hatır, vefa gibi kavramlara yer olmayan bir alan burası. O yüzden atılacak adımlar dikkatle seçilmeli.

Yeni yönetime söyleyebileceğim en önemli husus “İletişim” konusunda önceki yönetimin düştüğü hatalara düşmemesi. Hilmi Kulluk başkanlığındaki Konyaspor yönetiminin en büyük probleminin iletişim olduğunu önceki yazımda ısrarla yazmıştım. Ve Kulluk da, son toplantısında en büyük hatayı iletişim konusunda yaptığını kabul etti.

Neler yapılabilir? Öncelikle Hilmi Kulluk’un iletişim problemini yaşatan “İletişim” ekibi mutlaka gözden geçirilmeli. Yeni bir yol haritası çıkarılmalı. Ve bu haritanın başına mutlaka Yerel Medya ile iyi ilişkiler konmalı. Niye yerel medya diyorum? Çünkü yerel medya Konyaspor ile 100 yıldır birlikte. Konyaspor’un tüm zamanlarına yerel medya şahitlik etmiş, kulüp arşivlerini yerel medya sayfaları oluşturmuştur.

Yani “Ulusal Medya”ya iyi görünmek için yerel medyayı dışlamak, ikinci plana atmak yapılabilecek en büyük hata olur. Ki geçtiğimiz dönemde bunu yaşadık. Bakın birçok şehri inceleyin, takımlar önce yerel medyalarıyla güzel bir ritim yakalıyorlar. Çünkü siz şehrinizde Galatasaray’ı ya da Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı farklı yenseniz de, ulusal gazetelerin atacağı başlık “Galatasaray kaybetti, Fenerbahçe yenildi, Beşiktaş’tan hakem isyanı” gibi başlıklar olacak. “Konyaspor ezip geçti” olmayacak.

Geçmiş dönemde sıkça dillendirilen, eleştiri yapan medya çalışanlarını tehdit etme, patronu üzerinden baskı kurma gibi iddialar yeni dönemde kesinlikle gündeme bile gelmemeli. Hatta yerel medyayı güçlendirecek, özgür olmasını sağlayacak bir anlayış sergilenmeli. Yoksa kötü giderken bile alkış tutan bir medyanın kimseye faydası olmaz. Testi kırılmadan uyarıları yapan bir medya, kazançtır. Spor medyası güçlü olmalı. Eskiden her gazetenin spor servisinde üç-dört muhabir görev alırken, zor zamanlar yaşayan gazeteler bir-iki kişiyle spor servisini ayakta tutmaya çalışıyor.

Merhaba Gazetesi olarak bu konuda içimiz rahat. Çünkü önceki yönetimin yaptığı hataları da başarıları da eğmeden bükmeden yazabildik. Bugün Trabzon örneğini gözümüzün önüne getirelim. Yerel medyası ne kadar güçlü. Yeri geliyor şehrin hakkını müthiş bir şekilde savunuyor, yeri geliyor yönetime destek veriyor yeri geliyor en ağır eleştirileri de yapabiliyor. Buna rağmen Trabzonspor, yerel medyayı ikinci plana atıp İstanbul medyasıyla iyi ilişkiler kurmaya çalışmıyor. Önceliğini yerel medyaya veriyor. Hatta yıllık giderler içerisinde yerel medyayı destekleyen kaynaklar bile ayırıyor. Kendi medyasını güçlü tutmaya özen gösteriyor.

İletişim başlığından devam edersek, sosyal medya ilişkileri de belirli bir düzeyde ve samimiyet havasında yapılmalı. Açıklama yapılacaksa izlenecek tek yol kulübün sitesinden olmamalı. Gerek başkan tarafından gerekse basın sözcüsü tarafından yeri geldiğinde birebir yapılmalı, sorulacak sorulara imkân verilmeli. Aksi takdirde yine kısır döngü içerisinde sinir katsayısının yüksek olduğu bir süreç kaçınılmaz olacak.

Eski yönetimi çok rencide etmeden geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması, kulüple ilgili dile getirilen “gereksiz ve fazla personel” iddialarının da sonuçlandırılması kaçınılmaz. Bulunduğu görevle ilgili vasfı olmayan, ama sırf yönetimden birilerini tanıyor ya da yakın ilişkisi var diye görev verilen kişiler var ise muhakkak bu yüklerden kurtarılmalı takım.

Sonuç olarak Konyaspor’un 100. Yılını kutlayacağız bu yıl. Biz olayın iletişim ayağıyla ilgili fikirlerimizi belirttik. Türkiye Spor Yazarları Derneği Konya Şubesi’nin de aktif rol alacağı güçlü bir iletişim döneminin bizleri bekleyeceğini umut ediyoruz. Tüm şehre 100. Yıl havasını aşılamak için elimizden geleni yapmalı, birlik ve beraberlik içerisinde yol almalıyız. Doğrular ve yanlışlar dile getirilerek, sağlıklı, hakkaniyetli iletişim kanallarını aktif olarak kullanmalıyız. Transferler konusunda zaten yönetimin kendine göre bir plan ve programı vardır. İstişare ve tüm yöneticilerin katılımıyla alınacak kararlarda yeni sezonda fırtına gibi esen, şehrin tüm dinamiklerini kucaklayan ve destekleyen bir Konyaspor olacağına dair umutlarımız yüksek. Yeni başkan Fatih beye ve yönetimdeki arkadaşlarına başarılar diliyorum. İyisiyle kötüsüyle eski yönetime de hizmetlerinden dolayı teşekkürler. Bir yerel medya çalışanı olarak eski yönetimin bizim için “iletişim” konusunda eksi hanemizde yer aldığını belirtmeden de geçmeyelim ve burada sonlandıralım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum