Ali İsmail Taşçı

Ali İsmail Taşçı

Pir-i Türkistan

Orta Asya Türkleri arasında neredeyse kutsal mekan olarak saygı gören, bilimi önceleyen din anlayışının temsili, Orta Asya ve daha sonra Anadolu’nun siyasi ve sosyal yapısını bütünleştiren, Orta Asya ve Anadolu inanç haritasında kurulan yeni bir akım, derin bir manevi hoş gürünün esas alındığı, maddeden manaya, dıştan içe, Şeriatten tarikate, iç-içe geçen düşünsel ilhamlarla, İslamiyet’in insani, ahlaki ve hoşgörü ilkelerini şiirlere, ilahilere, deyiş, nefeslere yansıyan ve gönüllerdeki birlik filizini uyandıran, Türk kökenli toplulukların günümüze kadar varlıklarını sürdürdükleri, Kültürel ve felsefi mirası aktif bir şekilde uygulanmasında, Türk halklarını her yönden bir birine yakınlaştıran, İki dünyanın kapısı, Orta Asya, Anadolu’nun ve Türk ulusunun mavi incisi, Türk’ün beşiği ve ata ocağı, PİR-İ TÜRKİSTAN….

‘’Türkistan, Türk’ün doğup büyüdüğü yerdir. Atalarının at koşturduğu, büyük devletler kurduğu, nesillerin gelip geçtiği, en önemlisi de Yaratıcı’dan gelen bir kısmettir, Türkistan, iki dünya eşiğidir, Türkistan, yiğit Türkün beşiğidir, Türkistan gibi güzel yerde doğmuş, Türk’e Yaratıcı’nın verdiği nasibidir.’’ der, Bekenoğlu Mağcan Cumabay.

Bugünkü Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan‘ın tamamı ile Kazakistan’ın büyük bir bölümünü ve Afganistan’ın bir kısmını kapsayan bölge 1933 öncesi Batı Türkistan olarak anılırdı. Karahanlılar’ın hüküm sürdüğü çağlarda Orta Asya’nın iktisadî, sosyal, siyasi ve medeni hayatında önemli bir yer tutan, Türkistan şehri yakınlarında Sayram kentinde doğan Ahmed Yesevi, Yesi’de Arslan Baba’ya intisap eder. Hoca Ahmet Yesevî ,Türklerin medeniyet ve uygarlık seviyesine ulaşmasında en fazla rolü olan abide şahsiyetlerdendir. İlim, din anlayışını, alimliği, irşat metodu ve eseri Divan-ı Hikmet sayesinde İslam’ın yayılmasında çok etkili olmuştur. Hoca Ahmet Yesevî, Türk-İslam inancı ve tasavvuf yaşamında önemli bir yeri olan, on ikinci yüzyıldan itibaren Orta Asya’da olduğu kadar Anadolu’da İslamiyet’in yayılıp benimsenmesine önemli katkı sağlamıştır.

Hoca Ahmet Yesevî’nin, Orta Asya’da ki milletlerde ki, izleri, tarihsel bilinç ve kültürel yapının oluşmasında önemli etkileri olmuştur. İlim, müzik, sanat, edebiyat, kısa öykü, bilgelik, maneviyat, hayat, ahlak, değer verme, din, kültür, Türk İslam bilinci, vs. gibi konularda, medeniyet ve uygarlık seviyesine ulaşmalarında önemli tesiri olmuştur. Bu günkü Türkî devletlerin dillerinde ki, dini bilgiyi tanımlayan kavramlar, hem nicelik hem de niteliksel olarak doğrudan ‘’Yesevî’lik öğretisi’’ ile bağlantılıdır. İmamı Azam Ebû Hanife’nin fıkıh görüşü ve Mâtürîdî inancına götüren öğretiler’’Hoca Ahmet Yesevî’nin açtığı yol’’dur yani ‘’Sufilik’’ adı altında bağdaştırılmaktadır.

İslamiyeti henüz kabul etmemiş olan Türk boylarına Türkçe olarak hitap etmesi onun bu alanda daha çok tanınmasına ve İslamiyet’in daha iyi anlaşılmasına vesile olmuştur.10.ve 11.ci yüzyıllarda Anadolu’nun içinde bulunduğu siyasi yapı, Orta Asya’dan gelen Türk boyları, yerleşik halkın yaşam olanaklarını güçleştirmekteydi. Tam da bu bağlamda Hoca Ahmet Yesevî,geniş halk topluluklarına ,Horasan Erenleri veya Alperen olarak adlandırılan dervişler, Yesevî’nin etkisiyle dini-tasavvufi bir gelenek oluşturmuş, aynı zamanda Anadolu da tekke-tasavvuf geleneği içinde ,şiir ve ilahilerle, insanlar ve halk arasında birleştirici kaynaştırıcı bir rol oynamıştır. Sade ve anlaşılır bir biçimde yazdığı Hikmet’leri bir yandan Orta Asya kültürünü İslamiyet’le harmanlarken diğer yandan Anadolu’ya hatta Balkanlar ve Rumeli’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkilerini göstermekteydi. Yesevî öğretisi dört bir yanda kurulan tekkeler ile Anadolu da tasavvufi düşüncenin temellerini atmış ve yaygınlaşmıştı. Anadolu’ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu’da tanınan ve sevilen ’’Hoca Ahmet Yesevî’’,yaygın olan kanaate göre, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Hacı Bektaş Veli gibi Anadolu ekolleriyle Anadolu’daki tasavvufi akımlar üzerinde tesirler meydana getirmiştir. İnandıklarını ve öğrendiklerini yerli halka ve göçebe köylülerine onların kendi anlayabilecekleri bir lisan ve alıştıkları yöntemlerle anlatmaya çalışmıştır. Günümüz nesillerine örnek olacak gayret ve çalışmalarıyla, asırlar süren bir nefes hala sağlam kökleriyle etkilerini göstermektedir. Mekanları cennet, ruhları şad olsun.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum