Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Rahmet günleri

Mübarek Ramazan Ayı’nın rahmet günleri olan ilk 10 gününü geride bıraktık.

Şimdi bereket günleri olan ikinci 10 günlerini idrak ediyoruz.

Büyük bir sevinç içinde gelmesini beklediğimiz Ramazan Ayı’nın üçte birlik kısmı bir anda gelip geçiverdi.

Aldatıcı dünyanın haz ve zevkleri içinde geldi geçti günler.

Hâlbuki ne çok ümitlerimiz vardı Ramazan günleri için.

Mübarek ay hürmetine itikat ve ibadetlerimizi gözden geçirecektik.

Arkadaşlarımızla komşularımızla dostlarımızla olan ilişkilerimizdeki eksik ve aksak olan yönleri tamamlayacaktık.

Fakir ve fukarayı gözetme gayreti içinde olacaktık.

Dünyadaki mazlum Müslümanlara kol kanat germe gayreti içinde olacaktık.

Ramazan Ayı’nda sadece midemize değil bütün organlarımız oruç tutturma gayreti içinde olacak bu Ramazan daha  gayretli bir Müslüman olmak için Kur’an ayında Kur’an-ı Kerim ile haşır neşir olacaktık.

Elimizden avucumuzdan adeta kayıp giden şu ilk 10 güne baktığımızda Hicri 1440 Ramazan’ının geçmiş yıllardaki Ramazan aylarından çok da farklı olmadığını gördük.

Her ne kadar hangi sebeple olursa olsun belediyeler eski alışkanlıklarını terk edip gösterişli iftar sofraları kurmasalar da toplumun pek çok kesiminde lüks israfın kol gezdiği sofralar kurulmaya devam ediliyor.

Başında bulundukları kurumların bütçelerinden harcanarak kurulan iftar sofralarındaki gösteriş ve şatafat merakından vazgeçemediğimiz görülüyor.

Bazen bir mahalleyi bazen bir köyü bazen da orta ölçekli bir ilçeyi doyuracak miktarlardaki malzemelerle kurulan iftar sofralarında eş dost akraba ve yakınlar ile dünyevi menfaatlerimizi kesiştiği kimselerden başkasının davet edilmediği sofralar kurmaya devam ediyoruz.

Eski alışkanlıkları terk edemediğimiz için iftar sofralarımızda yakınlarımız bile olsa fakir fukara garip guraba yer bulamıyor.

 Onların ya eski alışkanlıklarımızla asla kendi sofralarımızda bulundurmadığımız malzemelerden oluşan Ramazan gıda kolileri ile iftar etmelerini istiyoruz.

Ya da küçük büyük marketlerin bir kazanç vesilesi ettikleri hediye çekleri ile hatırlıyoruz.

Yakın çevremizdeki veya şehrimiz dışındaki Müslümanlarla yeterince ilgilenemediğimiz için dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki zulüm gören Müslümanlara ya hiç sıra gelmiyor, ya da onları birkaç yardım kuruluşunun insafına terk ediveriyoruz.

Davet ettiğimiz veya davet edildiğimiz iftar sofralarının resimlerini davet edilmeyenlerin gözlerine sokarcasına adına sosyal medya denen ortamlardaki paylaşımlarımız hız kesmeden devam ediyor.

En garip olan davranışımız ise Allah (cc) Teâlâ’nın biz kullarına kazandığınız temiz şeylerden infak edin emri ortada dururken kapımıza gelen fakir fukaraya “Allah (cc) versin” diyerek geri çeviriyor ve sanki Yaratanımıza (cc) geri gönderiyoruz.

İşin maddi boyutu böyle iken manevi tarafını da ihmal etmiyor ve Kur’an ayında Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlamak yerine başka şeylerle uğraşıp duruyoruz.

Kur’an-ı Kerim ayetleri yerine evlerimizin başköşesine kurulmuş televizyonlarda yıllardır insanların iman ve ibadetlerini ifsat etmekten başka bir işe yaramayan kişileri misafir ediyoruz. Hem de iftar ve sahur vakitlerinde.

Hz. Peygamberimizin (sav) ebedi örnekliğinde belki de ömrümüzün son Ramazanı olan bu kıymetli saatlerde cenneti kazanmak yerine bizleri cennetten uzaklaştıracak itham ve iftiralarla İslam’ın kurucu nesli olan Sahabe Efendilerimize (ra) dil uzatmaktan çekinmiyoruz.

Bütün bunların üstüne bir de son mahalli seçimlerde Müslümanlara karşı kullandığımız itham edici ve başkalaştırıcı dilden vazgeçemediğimiz için yaptığımız suçlamalar eklenince rahmet ve mağfiret günlerinden itham ve iftira günlerine çevirdiğimiz Ramazan Ayı’nı diğer zamanlardan hemen hemen hiçbir farkının kalmadığını görüyoruz.

Biz bu Ramazan Ayı’nda geçmiş Ramazanlardan daha farklı olacaktık ya.

Haydi, bu niyetimizi tazeleyelim bir kez daha.

İş işten geçmeden ve Ramazan Ayı’nın kalan diğer günleri de elimizden avucumuzdan kayıp gitmeden kedimize dönelim.

Umulur ki kalan günler Rabbimizin (cc) bizden istediği, Peygamberimizin (sav) örneklendirdiği Ramazan günleri olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.