Dijital yaşam

Türkiye’de internet kullanımı ilk kez 90’lı yıllarda başlamıştır. İnternetin geçmişi daha eskiye dayansa da dünyada yavaş, yavaş ilerlemiştir.  Türkiye'nin ilk internet ağı projesi 1991 yılında  ODTÜ ve TÜBİTAK  tarafından işbirliği içerinde başlatıldı.  İlk internet bağlantısı ise 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ bilgi işlem daire Başkanlığı ve PTT ile işbirliği içerisinde gerçekleşmiştir.

**

İnternetin hayatımıza girmesiyle çok kısa zamanda kullanıcı kitlesini artırdı ve her alanda hayatın içinde. İletişim alanında telefonlar ve televizyon hayatımıza girdi. Daha sonra ticaret alanında üretim ve tüketin alanda erişim alanı olarak internetten yararlanılmaya başlandı. Son 30 yılda internet çağı çok aşırı gelişti ve artık internet yaşamımızın her alanında olmasa olmazı. Akıl almaz derece de bir bilgi çağı yaşıyoruz. Gelecekte her alanda yapay zekayı hayatımıza katmaya çalışıyorlar.

**

İş dünyasına gelecek olursak bütün iş gücünün sanal dünya üzerinden gerçekleşmesiyle zamanla iş yeri veya ofis kavramının kalmayacağını, insanların dünyanın dört bir yanından aynı işte çalışabileceğini, hatta zamanla insan iş gücü gerektiren birçok işin yapay zekalar ve otomatik data girebilen, veri toplayabilen bilgisayarlar tarafından yapılabileceği öngörülüyor.

**

Dijital dünyanın hayatımıza kattığı kolaylıkların yanı sıra beraberinde getirdiği sosyal sorunlar da birtakım psikolojik etkilere neden olabiliyor. Özellikle oyunlar, interaktif sohbetler veya sosyal medya kullanımı psikolojik olarak genç kuşakları fazlasıyla etkileyebiliyor.

**

Yani sanal kişilikler oluşmaya başlıyor ve kişiler gerçek kişilikleri ile sanal kişilikleri arasında bir mücadeleye başlıyorlar. Sosyal medya üzerinden tanışan, evlenen, tacize maruz kalan, aldatılan, dolandırıcılar tarafından tüm birikimini kaybeden, hatta daha ileri gidecek olursak cinayet işleyen ya da cinayete kurban giden insanlar gibi birçok örneğe tanıklık ediyoruz. Aslında internetin iyi ve kötü yanlarını sıralayacak olursak bi hayli içinden çıkamayız. Biz daima internetin iyi yanını kullanıp, kötü yanından gelecek olan tehlikelere karşı tedbirli olmalıyız.

**

8 aydır içinde bulunduğumuz korona günlerinde dijital çağı daha fazla gereksinim duyuyoruz. Tüm dünyayı etkisi altına alan bu virüs Türkiye ve birçok ülkede Home Office çalışma sistemini benimsedi.

 İnsanlık dijital dünyanın esiri olmuştur. Dijital çağı en iyi şekilde kullanmaya çalışmakta esir altında kalmayıp, gelenek ve göreneklerimizden ve tabi ki hiçbir zaman insanlığımızdan taviz vermeyelim.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.