VEDA RAMAZANI GİBİ

Peygamberimiz (s.a.v)’den Ebu Eyyüb el Ensari (r.a)’nin naklettiği bir hadiste; Bir adam Peygamber (s.a.v)’ın yanına gelerek:  

“Ey Allah'ın elçisi bana( faydalı şeyi) öğret ve özlü söyle dedi. Resulü Ekrem (s.a.v) adama: “Namazına durduğun zaman veda edenin namazı gibi namaz kıl. Özür dilemeni gerektiren bir sözü konuşma ve insanların ellerindeki dünyalık şeylerden ümidini kesmeye azimli ve kararlı ol buyurdu. (İbn Mâce, Zühd: 15) 

1970'li yıllarda bir arkadaşım Ankara DPT'de yaşanmış şahit olduğu bir olayı anlatmıştı. O zamanki İslamcı kanadın (bizim) söz sahibi abilerinden biri ile solcuların önemli isimlerinden biri aynı dairede ve aynı odada görev yapıyorlar. Zaman zaman da siyasi, ilmi, inanç ve inanç sistemleri üzerine tartışıyorlar. Dışarıdan gelen İslamcılar bizim abinin yanına, solcular da o önemli solcunun yanına gelip gidiyorlarmış sürekli... 

Bir gün yine böyle bir ortamda benim arkadaşım da oradayken bizim İslamcı abi öbür solcuya laf atmış:

-Oğlum (falan)senin anlattığın düzen hep dirilere sağlam insanlara hitap ediyor. İşçi, emekçi proletarya vs. Bak yanındaki adam kansermiş; Allah gecinden versin ama senin sisteminin ona söyleyeceği bir şey yok. 

-Hâlbuki bizim ideolojimizin ona söyleyeceği çok şey var. Arkadaşım söylüyor; O ölmek üzere olan kanserli adamın neredeyse gözleri yerinden çıkacaktı, bizim İslamcı abiye bakarken…

Yukarıdaki hadiste de Resûlullah (s.a.v) efendimiz: “Fe salli salate muvaddain” “Son namazın gibi kıl” diyor. Son namaz nasıl kılınırsa öyle… Biraz sonra öleceksin veya kansersin bir hafta ömrün kaldı deniyor. O zamanki namaz nasıl kılınacaksa öyle kılın. Cenabı Allah bunlarla mı geldin? Diyecek.

Ramazan geldi.

Bu ramazanı son ramazanımız gibi idrak edip ona göre geçirelim. Son ramazanımız gibi düşünelim namazlarımızı artırıp, oruçlarımızı bütün azalarımız ve ruhumuzla tutalım. Cihad anlayışımızı gözden geçirip tembelliğimizin, uyuşukluğumuzun ve acizliğimizin sebeplerini düşünelim. Dünya Müslümanlarını düşünelim. Ağlaya bildiğimiz kadar ağlayarak dua edelim. Teheccüd namazlarımızı aksatmayalım. Teravihlerimizi ihmal etmeyip evde cemaat olalım. Cami cemaatini engelleyenlere de yuh olsun diyelim. Ailemize sahip çıkalım. Son Ramazan olarak bol bol Kur'an okuyup dua yapalım.

Bu son ramazanından sorguya çekileceksin!

Yaptıklarından, yapmadıklarından, yapman gerekirken yapmadığından veya yapamadığından ve yapmaman gerekirken de yaptıklarından hesaba çekileceksin. Olmaman gereken yerde olduğun ve olman gereken yerde olmadığın için de hesaba çekileceksin. Susman gereken yerde konuştuğun, konuşman gereken yerde sustuğun için hesaba çekileceksin.

Bu son ramazanından mükâfatlar kazanacaksın!

Namaz kılarak Kur'an okuyup bunların ötesinde cihat ederek yani; nerede bir yanlış varsa elinle dilin le önlemeye çalışarak... Batıldan yana olmayan, büyük günahları (kebâire) işlemeyen, Siyonizm’e düşman olan, kâfirleri dost edinmeyen, BOP projesine karşı çıkan İslamcı kuruluşlara katılıp destek verirsen mükâfat kazanacaksın.

Sen ey Müslüman! Son ramazanını geçiren Mü’min!

Unutma belki gerçekten son ramazanın olabilir 

Yapma!

Çok uyuma, çok yeme ve çok konuşma! Ölmezsin bir şey olmaz. Allah Resulü (s.av) ramazanın son on gününü (itikâfta) konuşmadan geçirirdi. Gezme, eğlenme, seyretme, oynama aklını başına al!.. Dünya bir yere gitmez, biraz seyretme şu meretleri...

Yap!

Durma! İbadet et, hadis ve Kur'an oku, çabuk ol zira zaman akıyor. Sadaka ver, geceleri kalk düşün, ağla ve dua et, korkma yorulmazsın. “Accilû bis-salati kablel fevt, ve accilû bit-tevbeti kablel mevt.” “Acele edin vakit geçmeden namaz kılınız, acele edin ölmeden önce tövbe ediniz.” Ailene sahip çık, neslini koru, fitne kara bulutlar gibi dağları sarmışken gevşek davranma!

Önceki ve Sonraki Yazılar