Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İHLAS VE NİYET

 

Kıymetli okurlar, son aylarda karşılaştığımız pek çok hâdiseden hareketle, bizce ehemmiyetli olan ‘ihlas ve samimiyet’ husûsuna değinmek arzu ediyoruz. Müsâdenizle efendim;

İhlas, sözlükte ‘arınmak, saflaştırmak, kurtulmak’ anlamlarında kullanılır. Neden kurtulmak desek, peki? ‘Hz. Allah Teâlâ’dan gayrisinden kurtulmak’, deriz bizde. Terim olarak ise, yapılan iyilik ve ibâdetlerin herhangi bir çıkar kaygısından uzak yalnızca ‘Hz. Allah’ için olma hakikatidir. Kur’ân-u Azûmuşşân’ın 112. sûresi sırf bu husûsa tahsislidir. (İhlas sûresi) İhlasla yapılanlar; gösterişten uzak, ‘desinler’ diye şöhret amacıyla icra edilmeyen, gâyet içten, samimi sâdece Hak rızâsı için olan amellerdir. Bilhassa ibâdetlerde riyâdan kaçınma, müminin ihlaslı olmasını sağlar. İhlas, kalbi saflaştıran, gönlü güzelleştiren, rûhu latifleştiren bir güzel haslettir.

İhlas, bir yürek hareketlenmesidir, kalp temizliğinin dışa yansımış hâlidir. Müslüman’ın bütün varlığı ve bedeniyle, başkaca farklı duyguların etkisinde olmadan, yüce Yaratıcıya yönelerek, güzel fiiller icra etmesiyle ihlas hâsıl olur. İhlas, kalbi şüphe ve eğriliklerden beri kılar. İhlasta gösteriş, menfaat, başkasına şirin görünmek gibi menfîlikler bulunmaz onda sâdece Rabb’in rızâsı vardır. Böyle olunca kalp saflaşır, temizlenir, berraklaşır. Kişi bu hâle gelince, her işini bu hal üzere ve bu niyetle yapar. Yâni ihlas, niyetle başlar. Esâsen her işteki niyet hâlis olmalıdır. Ameli temizleyen ve sâlih hâle getiren niyetteki ihlastır. Niyet ihlaslı olunca, ondan yanlış davranışlar sâdır olmaz. Bu durum, kalp sağlamlığının delîlidir. Niyetinde ihlaslı olanların yaptıklarında, dünyevî bir karşılık bekleme hâli bulunmaz. Bilinsin ki Allah Teâlâ’nın rızâsı, ancak ihlas ile elde edilir.

Kur’ân-ı Kerim’de: “… Bizim yaptıklarımızın mükâfatı bize, sizin yaptıklarınız da size âittir. Biz O’na muhlis kullarız, ihlasla (gönülden) bağlananlarız.” (Bakara, 139) Buyuruluyor. Demek ki, müminin ihlâsı, ibâdet ve amelde Cenâbı Hakk’a özden bağlanıştır. Nefis hoşlanmasa da, ihlaslı kullar amellerinde devamlıdırlar. “(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allâh'a has kılarak (ihlas ile) kulluk et.” (Zümer, 2) Buyrulur.

Diğer bir âyette: “İşte Biz ondan (Yusuf’tan) fenâlığı ve fuhşu gidermek için (böyle yaptık, delilleri gösterdik). Çünkü o, Bizim ihlâslı kullarımızdandı.” (Yûsuf, 24) Anlaşılacağı üzere Rabb’imiz ihlaslı insanlardan fenâlığı ve kötülüğü gideriyor. Dolayısıyla, ihlas her Müslüman için en gerekli haslettir. Yine, şeytan çirkin ve fenâ işleri insanlara güzel gösterme yolunda, onları azdıracağı ve saptıracağını belirtiliyor ancak ihlaslı olanlara şeytanın sözü geçmeyecek. Kur’ânû Azûmuşşân bu hakikati şu şekilde anlatır: “(İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de, yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak onlardan ihlaslı kulların müstesna.” (Hicr, 39-40)

İnsanlığın en kâmil misalleri olan peygamberler ihlaslı kimselerdi. “(Resûlüm!) Kitap'ta Musâ'yı da an. Gerçekten o ihlâs sâhibi idi ve hem resûl, hem de nebî idi.” (Meryem, 51) Onlar tebliğlerini bütün samimiyet ve gayretle, sâdece Rabb’in emirlerini insanlara duyurmak için ihlasla, peygamberlik görevlerini yerine getirdiler.

Rabb’imiz iman ve ibâdetlerde müminlere dâimâ ihlâsı emretmiştir. “De ki: ‘Bana dini Allâh’a hâlis kılarak O’na kulluk etmem emir olundu.” (Zümer, 11) Yine: “Kim Rabbine kavuşmayı isterse sâlih amel işlesin ve Rabb’ine ibâdetinde (muhlis olsun) hiçbir şeyi şirk/ortak koşmasın.” (Kehf, 110) Buyruluyor. Kur’ân-ı Kerim’de pek çok âyette; ‘Dîni yalnız Allâh’a hâlis kılarak O’na yalvarın’ hitâbı var. Bu ne demektir? El cevap: kul hem imânî hem ameli açıdan tertemiz, arı, duru olarak her türlü rûhu ve zihnî ifsâd edicilerden beri bir şekilde amel işlemeli, gösteriş ve riyâdan uzak bulunmalıdır. Zira kurtuluş ancak ihlas iledir. “(Bu azaptan) ancak Allâh’ın hâlis kulları istisnâ edilecek.”(Sâffât, 40) İhlaslı kullar sıkıntılı durumlarda zâten herkes gibi dua ederler ama onlar normal zamanlarda da, bütün samimiyetleriyle Rabb’lerine yönelerek ihlasla duâya yönelirler.

Cenâbı Hak ibâdet, davranış ve niyetlerimizde ihlaslı olabilmeyi nasip etsin inşaALLAH. Şimdilik hayırla kalınız, bu konuya devam edeceğiz Rabb’imizin izniyle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.