M. Emin Karabacak

M. Emin Karabacak

Her Şeyleri Tam Ders Yok!

Her Şeyleri Tam Ders Yok!

Anne babası tarafından her şeyleri düşünülerek el bebek gül bebek olarak büyütülen çocuklar, anne babalarına bağımlı olacaklarından okul ve sosyal hayatta birçok sıkıntılar yaşayacaktır.

Çocuk eğitiminde sorumsuz aile olarak tarif ettiğimiz bu anne babalar, çocuklarının tüm isteklerine “sevgi” diyerek bu boyun eğerler.  Tüm istekleri anında karşılanan çocukların anne babalarıyla ilişkiler okula başlayınca daha farklı bir boyut alacaktır. Bu çocuklar okula okul korkusuyla başlayacağından anne babalarını günlerce sınıfta oturtup, onun gitmesine izin vermeyeceklerdir. Hatta bu çocuklar imkânları olsa okula da anne babalarını göndermek isteyeceklerdir. Gerçi imkân olsa çocuğunun adına okula gidecek anne baba da çoktur.

Tüm istekleri anında karşılanan, her şeyi dört dörtlük yapılan bu çocuklar, ders çalışmaya da istekli olmazlar. Bu çocuklar okul hayatında da, ders çalışmayan, ödevlerini yapmayan ve sorumluluk almaktan korkan, kendine güvensiz, pasif bir öğrencidir. Bu durumu gören aile de; “Hocam bu çocuğun her şeyi tam olduğu halde neden ders çalışmıyor?” diye hayıflanmaya başlarlar.

Yemeyip yedirilen, giymeyip giydirilen, el bebek gül bebek büyütülen çocuklar bırakın ders çalışmayı; biraz daha büyüyünce okul ve sınıf disipline uymada problemler yaşayacak, uygulama konusunda kararlı olunca da ailesini devreye sokacaktır.

Bir gün bir öğretmen arkadaşla sohbet ederken konu disiplin konusu olunca başından geçen şu olayı anlattı:

Geçen gün sınıfımda sürekli arkadaşlarını rahatsız edip sınıfın huzurunu bozan bir çocuk vardı. Ben de bunu kontrol amaçlı olarak tek başına en ön sıraya oturttum. Bir saat sonra annesi çıkıp geldi. Hocam: “Sen benim çocuğuma nasıl ceza verirsin?” diye söylenmeye başladı. Sınıf disiplinden bahsetsem de anlamıyordu. Peki, çocuğunuz arkadaşlarını rahatsız ettiğinde ne yapmamı gerektiğini söylediğimde; “Beni ara ben gelip cezasını veririm!” dedi. Ya dedim senin çocuğun on dakikaya bir yaramazlık yapıyor, ben on dakikaya bir sizi mi arayacağım.  “Evet” dedi. Kusura bakma ben burada öğretmenim, telefon sekreteri değilim sıkıntınız varsa okul idaresine bildirin dedim.

Bu olayda aile tutumları kadar telefon sorunu da ortaya çıkmaktadır. Her şeyleri düşünülerek büyütülen bu çocukların okula da telefonsuz gönderilmeyeceği bir gerçektir. Başka bir gerçek okula telefonsuz gelen ilkokul çocuğu da yok denecek kadar azdır. Hatta her teneffüs “... Sıkıntı var mı?”   diye arayan anne babalar var. Birçoğu da hatırlatma adına çalar saat ya da alarm gibi SMS’le bu işi halletmeye çalışmaktadırlar. “Beslenmeni yedin mi? Meyve suyunu içtin mi?” Bırak da buna çocuk karar versin dediğimizde yok hocam: “Ne olur olmaz hem ben de rahat edemem.” diyorlar. Doğru diyorum okula kadar el bebek gül bebek büyütülüp her şeyleri anne babaları tarafında yapılan bu çocuklar, herhalde kendi ayakları üzerinde durup kendi kararlarını verecekleri halleri yoktur.

Her şeyleri bebekliğinde itibaren bütün ihtiyaçlar leb demeden düşünülüp karşılanan çocuklar herhalde okul derslerini düşünmesi beklenemez. “Çocuğun ödevi var, sınavı var; fakat hiç oralı değil. Ders çalışmıyor. Bu çocuğun işi gücü oyun. Oyundan başka bir şey düşünmüyor ve yapmıyor da. Biz zorlarsak ne ala.”

Sonuç olarak çocuklarımızı yetiştirip eğitirken onlara ne kadar müdahale edersek; büyüdükleri zamanda kendi ayakları üzerinde durmakta o kadar zorluk çekeceklerdir. Her şeyi anne babası tarafından yapılan bu çocuklar, kendilerine güvenemediklerinden okulda olduğu kadar sosyal hayatta da sorumluluk almaktan korkacaklardır. Kendilerine güvenemeyen, kararlarını vermekte zorlanan bu çocuklar, büyüdükleri zaman bağımlı bir kişi olacaklarından hayatta hep birilerinin gölgesinde yaşayarak, yönetmekten çok yönetilmeye müsait kişiler olacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M. Emin Karabacak Arşivi
SON YAZILAR