Hadim, Aladağ Yolları ve Şelale

Karayollarına bağlanan yollar hakkında rapor hazırlama için Konya’nın Hadim İlçesi ve Aladağ Nahiyesi yoluna yönlendim.

Konya Karaman Yolu’nda ki Çumra’yı çıkışta evvelce YSE’ye ait stabilize dar inişli çıkışlı yoldan Nahiye Belören’e vardık.
Biraz ilerde Bozkır Yolu da buradan ayrılıyordu.
Devamla. Yeniköy’den sonra yamaca dayanmış aşağısı uçurumlu dar yoldan yavaş yavaş ilerleyince Aladağ vadisine girdik.
Her iki büyük vadi ve yamacının altında Eğiste Deresi akmakta idi.
Bu dereye laselerle stabilize dar yoldan inecek, köprüden geçip yine stabilize dar yoldan karşı dağın üstüne çıkacaktık demek ki.
Laselerin çok sık olması hızımızı yer yer on km’ye indiriyordu.
***
Aslında ben burayı küçüklüğümde her yıl iki kere geçtiğimiz için biliyordum.
Malum babamın muallimlik yaptığı Gaziler Köyü’ne gidebilmek için yolumuzun bir kısmı da burasıydı. Belleğim o günleri hatırlattı.
Köprüye indik çağlayarak akan Eğiste Deresi köprüsünü geçip yukarıya çıktık ve devam ettik.
Yüzüncü km de Aladağ levhalı yol ayrımı vardı.
Oraya sonra girecektik. Devam ettik.
***
125 km’lik yolu üç saatte alabilmiştik. Belediye başkanını ziyaretle anket sorularımıza aldığımız cevapta.
Ödeneğimiz memurlara ve temizliğe ancak yetiyor bir şey yapamıyoruz diyordu.
O zamanlar rahmetli Özal’ın emlak vergisi yoktu ki. Devlet ödenek verecekti.
Kaymakamı ziyaretle bilgiler aldım.
Ebe ve hükümet tabibi vardı. Manyetolu telefonla köylerle irtibat kuruyormuş.
Ekonomi kuru ve yaş kara üzüm,  kuru bakliyat olarak Konya’ya götürüp satmakla geçiniyorlardı.
Büyük tarlaları yoktu dağlık arazide. Kendilerine yetecek kadar ekim yapıyorlardı.
Kaymakama da Belediye Başkanı’na da sorduğum, “buradan devamla Ermenek İlçesi’ne gidebilir miyim?” soruma “yol yok gidemezsiniz” demişlerdi.
***
Hadimden Taşkent’e gidişimi, resimlerde olunca sayfaya sığmayacağı için gelecek yazıya bırakıyorum.
***
Hadimden dönerek Aladağ kavşağına gelip girdik yola
Kaplanlı Köyü’ne kadar düz giderken dağ üstünü aşıp Aladağ Vadisi’ne çıktık.
% 80 eğimli yamaçta köylülerin kazma kürekle yaptığı daracık toprak yola girdik.
Burası benim küçükken yıllarca merkep, katır üstünde geçtiğim yerdi. Yabancısı değildim.
 Göksu Deresi’ne indik dağın o bir tarafına geçip gelen Eğiste Deresi’ndeki su değirmeninde bir kahve içip iki derenin birleştiğini görüp, yağcı köyüne doğru yol aldık.
Aynı minvaldeki yoldan Yağcı Köyü’ne ulaştık.
***
Köyde yılların baba dostu Ali efendiyi ziyaretle sohbet ettik.
Buradan vadinin karşı yamacının böğrüne oturmuş…
2 yaşımdan 12 yaşıma kadar yaşadığım. Gaziler Köyü’nü seyrettim hatıralarımla…
Buradan Göksu Deresi’ne indik.
Derenin yer altına girip kaybolduğu, adına Yerköprü denilen yerden geçerek Aladağ vadisinin karşı yamacındaki köy ismi Bademli, nahiye olarak Aladağ denilen yere geldik.
Nahiye müdürü ve jandarma komutanı ile sohbet ettik.
Her ne kadar sorsam da o havalide yaşadığım için bildiğim ekonomi olarak üzüm ve bakliyat ticaret…
Olduğu idi.
***
Dönüşte iki buçuk yaşımda gördüğüm kaya altından çıkan Karasu’yu ve onun Şelale yaparak Göksu ile birleştiği yeri bir daha temaşa ettim.
Daha ilerde Konya Belediyesi’ne ait elektrik santralı vardı.  Bunun için Konya santral arası yolu stabilize olarak düzenlemişti.
Bu yoldan Konya’ya geldim.
***
Kayda değer diğer yer ve yolları da gelecek yazıda izleriz inşallah…
***
Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğiyle…
***

eğiste-deresi-yolu.jpg

Eğiste Deresi Yolu

 yerkopru-konya2.jpg
Yerköprü Şelalesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.