Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

YAZ KURAN KURSLARI

İlköğretim okullarının yaz tatiline girmesi münasebetiyle her sene olduğu gibi bu yılda camilerde ve kuran kurslarında yaz kursları açılacak.

Evlerimizin şenliği çocuklarımız camilerimiz ve kurslarımızı belli sürelerle de olsa doldurup şenlendirecekler.

Belki bazı kişiler çocuklarımız için Kuran öğrenimini bu yaşlarda başlatmak çok erken diyecekler olacak yine.

Camilerdeki çocuklarımızın varlığına tahammülsüzlükte Kuranı Kerim öğretilmesine karşı çıkanların yanında birde cami cemaatinden hacı emmilerimiz var.

Bütün bunlara rağmen yaz kurslarının faydalı olduğuna inananlardanız.

İmamlar ve Müezzinler ile kurs hocalarının da ellerinden gelen gayreti göstereceklerine inanıyoruz.

Yaz tatilinin bu kısa süresinde çok şey öğretmeye çalışacaklar ve çocuklarımız verilen emekleri karşılıksız bırakmayacaklar.

Büyükleri gibi onlarda istidatları nispetince öğrenecekler hatta birbirlerine öğretecekler yaz döneminde öğrendiklerini.

Bu arada evlerde anne babalara da cami ve kursta öğrenilenlerin unutulmaması için bir hayli iş düşecek bu kısa sürede.

Yaz kurslarının başlaması nedeniyle çocuklarımız imam ve müezzinlerden öğrendikleri kadar cami cemaatimizden de görerek çok şey öğrenecekler.

Bu nedenle çocuklarımız kadar cami cemaatine de dönük bir takım hatırlatmaların da yapılması gerektiğine inanıyoruz.

Bu hatırlatmaların ilki cami ve cemaat teşkil etme adabı hakkında olmalıdır.

Namaz başta olmak üzere Cami dâhilindeki her bir davranış için temel ölçümüz Hz. Rasulullah’ın(sav) “Namazı Benden gördüğünüz gibi kılın” emri olmalıdır.

Dolayısıyla Camiye nasıl girilir, nasıl çıkılır cinsinden daha çok, ferdi veya cemaat halinde namaz kılınırken özellikle büyüklerin yaptıkları hataları yapmamaları konusunda da Hz. Rasulullah’a(sav) uymamızın önemi konusunda ciddi uyarılar yapılmalıdır.

Kıyamda ve teşehhütte el ve ayakların durumunun nasıl olacağından daha çok, özellikle farz namazlarda safların nasıl teşkil edileceği “Ağaç yaşken eğilir”  gerçeği ile küçük yaşlarda öğretilmelidir.

Hz. Peygamberimizin(sav) fatih olarak adlandırdığı ve imamın hemen tam arkasında yer alan kişiden başlayarak bizzat işaret ederek safların aralıksız ve düzgün olmasına verdiği önem çocuklara dikkatlice anlatılmalıdır.

Özellikle farz namazlarda rükû ve secde öncesinde ve sonrasında imamdan önce eğilip doğrulmanın ve secde halinde iken imamdan önce secdeden kalkmanın yanlışlığı da yine küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza öğreteceğimiz temel hususlar olmalıdır.

Ramazan Ayının sona ermesi ile şimdilerde sadece çekirdek cemaate kalan camilerimizin Cuma namazlarında gördüğümüz yoğunluğu nedeniyle çocuklarımızın özellikle genç yaştaki cemaatlerde gördükleri yanlış davranışlardan etkilenmemeleri adına camide namaz ve tesbihattan başka bir şeyle meşgul olmanın yanlışlığı sıkça hatırlatılmalıdır.

Özellikle Cuma namazı için camiye gelen genç kardeşlerimizin Cuma hutbesi sırasında bile ellerinden düşürmedikleri cep telefonları ile meşgul olmalarının Cumanın önemsenmemesi anlamına geleceği açık bir anlatımla ifade edilmelidir.

Yine çocuklarımıza Cuma günü imam efendinin okuduğu Cuma hutbesinin namaz kadar önemli olduğunu ve hutbenin tabir caiz ise can kulağı ile dinlenilmesini ve hutbe okunması sırasında konuşma yapılmaması ile imamın dua mahiyetinde söylediği sözler için sesli olarak “ÂMİN” bile denilmemesi gerektiği özellikle tembih edilmelidir.

Bu arada 5 vakit namaz için okunan ezanlarda olduğu gibi Cuma günleri okunan dış ve iç ezanı takip ederken ezanın son cümlesi olan “LA İLAHE İLLALLAH” tevhidinin müezzinden önce söylenmemesi gerektiği de sadece çocuklarımızla sınırlı olmayacak şekilde tüm cemaate hatırlatılmalıdır.

Cuma namazı öncesi yapılan vaaz ve sohbetleri fırsat bilerek yaz Kuran kursuna gelen çocuklarımıza küçük yaşlarda öğreteceğimiz cami adabına dair bu ve başkaca hususların ileriki yıllarda yapılacak yanlışların önlenmesi adına faydalı olacağına inanıyoruz.

Bütün bunlar için “Ne gerek var. Çocuklar camiye gelip namaz kılsınlar da, nasıl kılarlarsa kılsınlar, büyüdükçe hatalarını düzeltirler” demenin yanlışlığının sonucu olan bu günkü yanlışlarımızın geçmişte “bırakın nasıl yaparlarsa yapsınlar” kolaycılığında ya da ihanetinde gizli olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

FARKINDA MIYIZ?

Gürültü yapıyorlar ve cemaatin insicamını bozuyorlar gibi mazeretlerle çocuklarımızı Camilerimizden uzaklaştırdığımız günden beridir, iki yakamızın bir araya gelmediğinin farkında mıyız?



 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum