1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. Yeşil Meram ve sakinleri ile tanışıyoruz
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeşil Meram ve sakinleri ile tanışıyoruz

A+A-

Not:11.05.2017 Perşembe günü yayınlanacak Müşahede köşe yazısı

Yaşamımdan incilere devam…

Önceki yazımda Alâeddin, Bedesten vb.’yi tanımış akşama doğru Lalebahçesi’ne yollandığımızı anlatmıştım.

Güzel bir hava içinde sabah kalkıp Karpuzoğlu ailesi ile gözlemeler yiyerek kahvaltıyı yaptık.

***

Bir miktar dinlenme sonrası rahmetli dede Abdürrahim Karpuzoğlu, “Haydin çile tarlasına gidiyoruz” deyip tek atlı yaylıyı hazırlattırdı.

Annem ve evin hanımları küfelerde dolu kayısıları yarıp damlara sermek için kaldılar.

Biz ise, rahmetlilerden Babam, Avni ve Ahmet Karpuzoğlu ile çocukları Necati, Melahat ve Makbule yaylıya bindik.

Bağ evlerinin sokak üzeri kerpiçten yapılıp kamıştan çeleni olan duvarların dar bıraktığı toz içindeki yoldan geçerken kenarda da hâli arazide akan su akıntısını temaşa ederek çile tarlasına vardık.

Duvardaki çift kanatlı kapıdan girince çok büyük bir bahçe görmüş olduk.

Bir kenarında büyük kavaklar diğer kenarında ekseriyeti Kayısı olan Erik, Armut, ayva vb. meyve ağaçları, orta yerde mandallar içinde zerzevat ve üzüm bağı ve tarla ekimi vardı.

***

Bir miktar oturmayı müteakip Abdürrahim Dede “Çocuklar, babalar burada kalsın ben sizi Meram’a götüreyim” deyip tekrar yaylıya bindirdi.

Yine dar tozlu yollardan geçmeye başladık. Sokaklar bitince geniş bir yol ve kenarda dere akmakta olduğunu gördük.

***

Abdürrahim Dede “Bu gördüğünüz dere ye Meram Çayı derler şimdi uslu aktığına bakmayın bahar günleri bir sel yapar ki kenarlarına verdiği zarar ta Konya’yı bulur. Bu derenin suyundan istifade ile bahçelerimizi tarlalarımızı sulamaktayız bilgisini verirken…

Bakın şu gördüğünüz sağdaki bina Vali Konağıdır.” Dediği binanın kenarlarında duvar bile yoktu.

***

Biraz sonra köprü gördük. Dedemiz aldı sazı eline anlattı. Bu taş köprüye de Meram Köprüsü denilir. Derken daracık ve bakımsız köprü üzerinden geçtik.

Orada yaylıdan indik. Meramlıları görmeye başladık.

Meramlıların giyimi Konya’da ki giyimlerden değişikti.

Şalvar gibi geniş bir pantolonun aşağıya doğru daralması ve topuğa varmadan bitişi Belde kuşak, gövdede kolsuz cepken dedikleri işlemeli yelek gibi bir giysi başlarında takke gibi bir şeyin etrafı renkli bir şal ile çevrilmişti. Ayrıca yakasız boğaza karar kapalı ve düğmeli gömlek bulunmakta ayaklarında ise arkası basılmış yemeni dedikleri ayakkabı vardı.

***

Merakla baktığım bu kimseler için Dede’ye sordum. “Buradaki insanlar neden siz ve Konya’da olanlar gibi giyimli değil?” diye.

Verdiği cevapta “Bura sakinleri bağ havalilerinde kış yaz oturan sakinler böyle giyer.

Hatta daha işlemeli giyenleri olur onlara Meram’ın Efeleri derler.

Şöyle ağaç altlarına gidelim inşallah bir barana gurubunu görmüş oluruz. Deyip çay boyunca içeriye doğru gittik.

Giderken müzik ve şarkı sesleri geliyordu. Yaklaştıkça sesler kuvvetlendi ve bir topluluk gördük.

Meramlıların giysisi içinde on kadar kişiler bir çevre yapmış her birinde değişik müzik aleti Yeşil olur şu Konya’nın Meramı aman aman” şarkısını söylüyorlardı.

***

Bizi görünce sustular. Hemen ayağa kalkıp, demek ki evvelden tanıdıkları Abdürrahim dedeyi “Buyur otur ağa” diye davet ettiler

“Siz keyfinizi bozmayın çalgıya devam. Biraz mola verip güzel sesinizi dinleyelim” Diyen dede çayırlı yeşilliğe oturdu. Bizlerde oturduk tabii.

Bize dönüp “Bakın çocuklar bunlara barana derler. Birkaç arkadaş birleşip eğlenirler. Bakın gramofonda var ondanda şarkı dinlerler” diye anlattı.

Ortadaki masadakileri, biz anlamazdık ama bize söylediler çeşitli meze ve rakı bulunmakta imiş.

***

Buradan ayrılıp şöyle bir yemyeşillikler içindeki Meram’ı gezdikten sonra yaylıya binip Çile tarlasına gittik.

Oradan amcaları alıp Lalebahçesi’ne yollandık.

Gündüzleri babam amcalarla Konya’ya gitti geldi. Biz de annemle bağda kayısı yarıp bir hafta misafirlik sonrası Konya’nın yolunu tuttuk.

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…

konya-meramda-(açiklikta)vali-konaği.jpgmeram_koprusü-eski-durumu.jpgyillar-evveli-yeşillikler-içinde-meram.-nerede-o-meram.jpg

Bu yazı toplam 1563 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.