1. YAZARLAR

  2. Recep Çınar

  3. Atalay Filiz, Muhammet Ali ve FT
Recep Çınar

Recep Çınar

ORTAM
Yazarın Tüm Yazıları >

Atalay Filiz, Muhammet Ali ve FT

A+A-

Atalay Filiz!

Seri katil mi,  yoksa “İzmir Emniyet Müdürü”nün söylediği gibi zeki biri mi?

Türkiye haftalardır Atalay ile yatıyor, Filiz ile kalkıyor...

Şehitleri bile unutturdu neredeyse bu 3 kişinin katili...

“Katil”i diyorum, çünkü 3 cinayeteni de itiraf etti

Yakalanması için Türkiye seferber oldu...

Ulusal televizyonların birinci haberi, gazetelerin manşeti, bazı sabah programlarının ise esas oğlanıydı Atalay Filiz...

Namıdiğer seri katil!

Sadece ulusal gazetelerde 791 kez haberi yapılmış...

Yakalanmasaydı bu rakam ikiye hatta üçe bile katlanabilirdi...

Neyseki yakalandı da, işleyebileceği potansiyel cinayetlerin de böylece önüne geçilmiş oldu...

Dahası Türk milleti rahat bir nefes aldı...

Yakalanmasına elbette sevindim...

Yakalandıktan sonra, etkili ve yetkili ağızların kurduğu cümlelere ise hiç sevinmedim...

Açıkçası ben İzmir Emniyet Müdürünün konuşmasına takıldım...

İzmir'de yakalandığı için doğal olarakta İzmirli yetkililer çıkacaklar mikrofon karşısına tabi ki...

Piyango onlara vurdu!

Uzun uzun açıklamalarda bulundu Sayın Emniyet Müdürü...

Atalay Filiz'in seri katil olmadığını, dahası onun ne kadar akıllı, zeki ve çevik olduğunu söylemeye getirdi kurduğu cümlelerle...

Anlayacağınız Atalay Filiz'in seri değil, sıradan bir katil olduğuna hükmetti sevgili Emniyet Müdürü...

Emniyet müdürü böyle konuşur da, polislerimiz boş durur mu?

Onlar da  paylarına düşenden nasiplenmişler...

Atalay Filiz ile resim çekinmişler...

Emniyet Müdürü, insan kasabına sıradan bir katil apoleti takarsa, mahiyetindeki memurların da, bu katille selfi çekmesi yadırganmamalı!

Ve sadece selfi çekmezler, hatta takdir ve tebrik bile  ederler...

Niye mi tebrik ederler...

Kendilerinden 3 sene kaçtığı için...

Pes doğrusu...

Ne yaparsın imam-cemaat meselesi!

xxx

MUHAMMET ALİ

Çocukluk ile gençlik yıllarımızın efsanesi...

70'li ve 80'li yıllarda dünya'ya kendini kabul ettiren, dahası dünya'yı peşinden koşturan adam...

İnsan haklarının en ateşli savunucusu...

Foreman ile Frazier'in belalısı...

Siyah derili insanların umudu...

Dünya müslümanlarının gururu...

74 yaşında hayata veda etti...

Muhammet Ali'den bahsediyorum...

O yıllarda sadece duvar dibi komşumuz marangoz Ali amca da vardı siyah beyaz televizyon...

Sütçü sokağının ilk televizyonunu ve ilk telefonunu evine bağlattıran Ali Nalçacı...

Benim de birlikte ve el ele büyüdüğüm arkadaşım Yaşar Nalçacı'nın babası...

Muhammet Ali'nin Frazier'e ringi dar ettiği bir maçı heyecanla izlemiş ve kazanması için dualar etmiştik...

Ali'nin zorda kaldığı rauntlarda, babamın mahallemizin imamına “Hoca susma dua et  oğlan yıkılıyor” diye bas bas bağırdığı, Üselek (Hüseyin) emminin gözlerini ekrandan kaçırdığı, Hayrullah amcanın nefesinin darlandığı, o heyecanı asla unutmuyorum...

Muhammet Ali, Frazier'i kum torbasına çevirdiği anlarda, mahallelinin birbirlerine sarılması bugün bile gözlerimin önünde...

Evet, O bir efsaneydi...

Dünya müslümanlarının gururuydu...

Ne Foreman'a, ne Frazier'e, ne Liston'a, hatta ne Amerikan Başkanlarına yıkılmadı da, nalet Parkinson'a  pes etti...

Dünya uğurladı onu...

Çünkü o öyle böyle değil,unutulmayacak bir efsaneydi...

Hem boksör olarak hem de insan olarak...

Kim ne derse desin,  bizden biriydi...

Canımız kanımız gibiydi...

Dedim ya, o sadece bir sporcu değil, bir dava adamıydı...

Beyaza kafa tutarak, Vietnam savaşına katılmayan adamdı o...

“Vietnamlılar bana bir şey yapmadılar ki, ben onlarla neden savaşayım” diyerek, Amerika'ya direnen adamdı o...

Irkçılığa en sert yumruğu vuran adamdı o...

Müslümanlığı savunmasıyla Amerika'da  taşları yerinden oynatan adamdı o...

Hiç tereddütsüz bir kahramandı o...

Allah mekanını cennet eylesin.

xxx

FATİH TERİM

Hırvatistan maçı oynanmamıştı...

Terim ve aslanları giymişler boydan kısa pantolanları, çorapsız ayakkabıları...

Bir azamet, bir kibir, bir bakışları var ki, sanırsınız futbolun kitabını yazmışlar...

Öyle laflar ettiler, öyle cümleler kurdular ki, “Allah Hırvatlara acısın” demekten alamadım kendimi...

Bu bakışları, bu lafları, bu duruşları biz yedik tabi ki...

Esas yemesi gereken Hırvatların umurunda bile olmadı bu bakışlar, bu tavırlar...

Maymun'a döndü bizimkiler...

Bakışlarla...

Mimiklerle...

Duruşlarla...

“Ben bilirim” tavırlarıyla...

Hele de boydan kısa pantolanlarla...

Aldığın milyon avrolarla...

İmparator Fatih gazlarıyla...

Hırvatlar karşısında süngüsü düşmüş askerleriyle olmuyor işte...

Olmuyor, “Biz bitti demeden bitmez!” yaygarasıyla...

Kibirden kirlenmiş bakışlarıyla, yalakalığın tavan yaptığı methiyelerle olmuyor işte...

Neymiş...

Etten önce kazana girilmeyecek, 1-0'dan sonra ağız değiştirilmeyecek imparator abi!

Bugün saat 10.00'da İspanya maçı var...

Ne olur, varsa bir atımlık barutunuz, bu zehir zemberek yazılanları, konuşulanları yalattırın bizlere...

Haydi top sizde.

 

 

 

Bu yazı toplam 5417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar