Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Adam Ol, İnsanların Maskarası Olma

Bugünkü yazımıza da ‘selam duâsı’yla başlayalım efendim müsâdenizle;

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Muhterem okurlar, geçen hafta kaldığımız yerden başlamak istiyoruz yine

“İşin sonunu görmek el çırpmak kadar kolay değildir. Yoksa dinler ve mezhepler ve bunca insanlar arasında nasıl bu kadar ihtilaf olur?”

Dinde ve dînî ilimlerde ilim-irfan, ferâset ve basiret sâhibi olmak, aynı zamanda ilâhî hakikatlerin sırlarına erişmek öyle kısa zamanda elde edilecek bir durum değildir. Bu zorlu iş, emek ve sabır gerektirir, gayret ve fedakârlık ister. Öyle hemen kolayca kazanılamaz. Yine bu değerli iş, önceki beyitte bahsedildiği üzere; soy-sopla elde edilecek bir hal değildir. Hatta derviş mürşidine; ‘Efendim himmet’ demiş. O da cevâben; ‘Evlâdım hizmet’ demiş. Yâni emek etmeden hakikate erişilemez. Hele de zorlu işlerde illa emek şarttır.

Zâten bu işler öyle kolaylıkla elde edilseydi herkes bu zorlu işlerde hakikate ulaşabilir, huzura kavuşabilirdi. Ancak bu iş hakikaten zorlu olduğundan hatâlara düşenler bulunmuş, bâzılarının emekleri de hebâ olmuştur. Bilineceği üzere din Hak yoluna mensup olanları birleştirir. Dinin rehber kitâbı, rehber kılavuz peygamberi, âlimleri, erenleri vardır, Yine dinde ibâdet ve emek birikimi bulunur. Bunlara itibar etmeden olmaz. Herkes kendi kafasına göre bir yol tutarsa yâni her kafadan bir ses çıkarsa o zaman dinde bütünlük sağlanamaz, Hak gerçekleşemez, o zaman din ve mezhepler arası ihtilaflar çıkar. Emekler boşa gider.

“Birine de şöyle demişti; ‘Üstâdı tanıyabildiğine göre üstat sendin.”

‘Mürşidini tanıyabilecek zeka ve iktidar sende vâr olduğuna göre, sen kendin mürşitsin, irşat edilmişsin, demektir. Ârif ve kâmil insanda güzel görülen ve takdir edilen ahlâkı kendin yaparsın, böylece güvenin daha sağlam, kandırılmaktan uzak, hâli her yönüyle yücelerden olursun.’ (Abidin Paşa, Mesnevî Şerhi, Sadeleştiren Mehmet Said KARAÇORLU, İst, 2007, s.161)

“Adam ol, insanların maskarası olma. Yürü git kendi başının çaresine bak, sersem sersem dolaşma.”

Yalancı vezir, bir önceki bildirimde mürşide gerekli derken, bu beyitte gerek olmadığını belirterek insanları yanıltıyor. Bu beyitte; ‘sen de mürşit sayılırsın. Ona buna bir şey sormak için mürşit arayıp durma, el-âlemin ağzına düşme, kendi başının çâresine kendin bak, kendinin muallimi kendin ol’ diyor âdeta. Bu hâliyle ‘Üveysîlik’ denilen vâsıtasız peygamberlerden ve yüce insanlardan mânen istifâde etme durumunu ortaya atıyor.

‘Üveysi Kârânî (r.a) Rasûli Ekrem aleyhisselam’dan vasıtasız feyz almasına binâen, zâtı Risâlet’ten Yâhut evliyâullah’tan birinin rûhâniyetinden istifâde etmiş olanlara ‘Üveysî’ denir. Şeyh Attar, Hallâcı Mansûrun / Ebül Hasen el-Harakânî, Beyâzıd-ı Bestâmî’nin /Muhyiddîni Arabî, Abdul Kâdir Geylânî’nin mâneviyâtından istifâde etmişlerdir. Maamâfih, üveysîler de ya evvelce, yâhud daha sonra bir yaşayan mürşide intisap ederler. Nitekim Hazret-i Üveys, Sıffîn muharebesinde, Hz. Ali’ (r.a)’nin mâiyetinde bulunmuş ve şehid düşmüştür. Zâten (fenafişşeyh) mertebesinin ilerisi (fenafirrasul) dür ki, Üveysilik demektir. Maamafih bu inâyeti ilâhîyye, öyle herkese nasip olmaz. Üveysi olacak zâtın oldukça kemâl kesbetmiş, mânevî yüceliklere istidâd peyda etmiş olması lâzımdır.’ (Mesnevi şerhi, Tâhir’ul Mevlevî, 1971, İst, s.315)

“Diğer icâzetnâmede emirin birine demiş ki: ‘Bu konuşulan bütün ihtilaflar gerçekte birdir. İki gören şaşı bir adamcağızdır.”

Vezir bu beyitte tek tevhid hakikatini açıklamak istiyor. Anlamayan teki iki gören şaşı gibidir, diyor.

“İcâzetnâmenin birinde ‘Yüz sayısı nasıl bir olabilir, bunu deliden başka kim düşünür ve aklına getirir’, diyor.”

‘Meşhur müellif Montesguieu; Lettres Persanes adlı eserinde, ikinci mısrada geçen ibâreyle ‘teslis’ (=baba-oğul-kutsal ruh üçlemesi) inanıcı aleyhinde bir dil kullanır ve der ki, ‘Roma’da bulunan reis o kadar mahirdir ki, biri üç ve üçü bir yapar.’ Hileci vezir de bu ifâdesinde mutlak vahdâniyeti (mutlak birliği, tevhidi) söyleyerek, teslise inanan Hıristiyanlarla alay ediyor.’ (Abidin Paşa, Mesnevî Şerhi, Sadeleştiren Mehmet Said KARAÇORLU, İst, 2007, s.162)

Efendim sizlere hayırlı Cumâlar diliyorum. Hayırla kalınız. Haftaya nasipse görüşmek üzere…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Herkese Kolay Gelen Farklı Yollar Vardır

23 Temmuz 2026 Perşembe 13:42

Rabbim Rahmetini Taksim Eder

16 Temmuz 2026 Perşembe 13:48

Âlemlerde Hakk’ı Gösteren Deliller

09 Temmuz 2026 Perşembe 13:14

İcâzetnâmelerdeki Farklı Fikirler

02 Temmuz 2026 Perşembe 12:45

Padişahın Vezire Gizlice Haber Göndermesi

25 Haziran 2026 Perşembe 14:11

Şerbete Zehir Döken Yalancı Vezir

18 Haziran 2026 Perşembe 15:31

Helvaya Sarımsak Katmak

11 Haziran 2026 Perşembe 14:42

Hakk’ın Kokusunu Duyanlar

04 Haziran 2026 Perşembe 15:42

Haset Üzerine Mütâlâlar

28 Mayıs 2026 Perşembe 10:34