Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Tek Renkliliğin ya da Renksizliğin Hakikati

Her zamanki gibi, ‘selam duâsı’yla başlamak âdetimizdir, yine öyle yapalım inşallah;
‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’
Sevgili okurlar, yine kaldığımız yerden devam edelim istiyoruz;
“Vezir Hz. isâ aleyhisselâm’In tek renkliliğinden koku alamadı, onun mizaç küpünden huy edinemedi.”
Beyitteki ‘tek renklilik’ten maksat, Allah Teâlâ’nın tekliği, birliği yâni vahdaniyetidir. ‘İsa’nın küpü’nden gâye ise Hıristiyanlığın bâtinî yönü işâret edilmek isteniyor. Hıristiyanlar bu vakte değin hangi farklı görüşten olursa olsun onların hepsi ayni Rabb’e iman edip, O’na sığınıyorlardı. Ancak Yahudi vezir bu hakikatlerden bi haberdi ama tabi zâten onlara zarar veren bir hilekârdı.
’33 senelik hayâtı süresince, Yahudilerin zulmünden canını kurtarmak için bir kaçak hayâtı yaşayan mübârek peygamber Hz. İsâ, peygamberlik görevini tamamladıktan sonra Allah katına yükseltildi.
Bâkireler bâkiresi olduğu halde, anneler annesi sayılan ve oğlu İsâ’yı mu’cize eseri olarak, babasız dünyâya getiren Hz. Meryem, Yahudiler tarafından recm edilmek (taşlanarak öldürülmek) istenince amcasının oğlu marangoz Yusuf ile Mısır’a giderler.
On üç sene Mısır’da kalır, sonra da Akka’nın Nasıra köyüne gelirler. Hıristiyanlara ‘Nasrânî’ denmesi de İsâ’nın Nâsıra’da ikâmet etmiş olması sebebiyledir. İsâ gelişir, serpilir. Annesi onu bir boyacının yanına çırak verir. Boyacı ustası boyanacak kumaşların, hangi renkte boyanacaksa o renkten, işâretli bez paçaları tutuşturur. Her renk boyanın küpleri de İsâ’ya ayrı ayrı göstererek, ondan, kumaşları renklerine göre ayrı ayrı küplere atması tâlimâtını verir ve başka bir iş için dükkandan ayrılır. Bir süre sonra dükkana döndüğünde İsâ’nın bütün kumaşları tek bir küpün yâni tek renk olan boyanın içine attığını görünce hiddetlenir. İsâ’da bir tek renk küpüne attığı kumaşları, ustasının istediği renklere ayrı ayrı boyanmış oldukları halde tek tek çıkarıp ustasına sunar. Bu bir mu’cizedir. Hz. İsâ’nın bu küp mu’cizesi, dilden dile yayılır.
Bir tek boya küpünden çeşitli renklere boyanmış kumaşlar çıkması, Allâh’ın vahdet (birlik) küpünden bin bir renge boyanmış zuhur âleminin çıkması demektir. O mel’un vezir, böyle Hakk’ın boyasıyla boyanan Hz. İsâ’nın bu tek renklilikten, Hakk’ın tevhid boyasından bir boya, bir şemme (koku) kırıntısı elde edememişti.
Kur’ân-ı Kerim’de: “Allâh’ın boyasına boyanın! Rengi Allâh’ınkinden daha güzel kim vardır?”(Bakara, 138) Buyurulur. Hz. İsâ’nın tek rengi tevhid küpünde Allâh’ın tevhîd boyasından başka bir şey bulunmuyordu. Tevhîd dîninin yüce peygamberi Hz. İsâ’yı Allah yerine koyanlar, bununla yetinmeyip tek Allâh’ı üçe bölenler, dileriz tevhîd akidesine dönsünler.’ (Mesnevî-i Mânevî Şerhi-İlk 1001 Beyit, Hüseyin TOP, Konya, 2008, s.286-287)
“Yüz renkli elbise o tertemizlik ve sâfîlik küpünde, sabah aydınlığı gibi arınmış hâle gelir ve tek renge boyanırdı.”
Yüz çeşit fikir yüz değişik ihtilaf içinde olanlar dâhi Hz. İsâ’nın peygamberliği eşliğinde ‘vahdâniyet’ hakikatini kavrar ve oma imân ederlerdi. Bilindiği üzere insanın bir hâli bir hâlini tutmaz, duruma göre değişkenlik gösterir. Aslında insan hep aynı tek renge bakmaktan bıkar. Ancak ‘vahdâniyet âlemindeki tek renklilik daha doğrusu renksizlik insanı bıktırmaz, usandırmaz. Meselâ, Suyu düşünürsek, su renksizdir. Fakat içindeki balıklar ondan bıkıp, usanmazlar, çünkü onların hayâtı suda geçer. Hava ve karada yaşayan diğer hayvanlar da aynı misaldeki gibidir.
Aynı beyit için, yüzlerce renkte olan elbiseler özde insanın nefsi hevâ ve hevesleridir. Bu istek ve arzular kimi zaman birbirileriyle çatışırlar. Nasıl ki İsâ peygamberin gönül havuzunda yüzlerce renkten tek renk çıkıyorsa mürşidlerin gönül dergahlarında, müridlerin yüzlerce heves ve arzuları tevhid hakikatinin saf-berrak-arı-duru rengine boyanır da Hakk’ın ruhları okşayan mânâ rüzgarı hâline gelir.
“O tek renlilikten, o birlikten can sıkıntısı meydana çıkmazdı, belki o balık ve tatlı su gibiydi.”
İnsan hayâtında tek düzelikten çok renklilik, canlılık hâkimdir. Tek renklilik insanı sıkar, bunaltır. Renklilik hayâta canlılık getirir. Fakat ‘vahdâniyet’teki ve ‘tevhid’deki tek renklilik insanı bunaltmaz tam tersine rahatlatır, aynı balık gibi. Balığın hâyatiyeti ancak o tek renkli hayat ile kâimdir. İman ve aşk birliği ancak ve ancak tek renklilikle sağlanabilir. Sudan ayrı düşen balık nasıl yaşayamazsa tek renklilikten yâni tevhid hakikatinden ayrı düşen de gafletten kurtulamaz, mutlu olamaz, yaşadığı hayatta huzur bulamaz.
Efendim bu haftalık yazımıza son vermek durumundayız. Sizlere hayırlı bir Cuma günü diliyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Adam Ol, İnsanların Maskarası Olma

06 Ağustos 2026 Perşembe 14:30

Herkese Kolay Gelen Farklı Yollar Vardır

23 Temmuz 2026 Perşembe 13:42

Rabbim Rahmetini Taksim Eder

16 Temmuz 2026 Perşembe 13:48

Âlemlerde Hakk’ı Gösteren Deliller

09 Temmuz 2026 Perşembe 13:14

İcâzetnâmelerdeki Farklı Fikirler

02 Temmuz 2026 Perşembe 12:45

Padişahın Vezire Gizlice Haber Göndermesi

25 Haziran 2026 Perşembe 14:11

Şerbete Zehir Döken Yalancı Vezir

18 Haziran 2026 Perşembe 15:31

Helvaya Sarımsak Katmak

11 Haziran 2026 Perşembe 14:42