Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Cennetin Etrâfı Zorluklarla, Cehennemin Etrâfı ise Günahlarla Çevrilmiştir

Bugünkü yazımıza da ‘selam duâsı’yla başlayalım efendim misâdenizle;

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Yine kaldığımız yerden devam edelim isterseniz sevgili okurlar:

“İtaat, boyun eğme zevki, tabiatında olmayan kimse sonunda hiçbir şey elde edemez. Onun adı sonunda ‘müyesser’ (işi kolaylaştırılmış)’ değil ‘muasser’ (işi zor) ve fakir olur.

‘Yahudi vezir, bir tomarında diyordu ki; ‘Tâat ve ibâdetin müyesseri ve muasseri vardır. Müyesser, yâni insana kolay gelen hal ve hareketler, tabiata şevk ve şetâfet verir. Kalbe hayat, rûha gıda olur. Bundan dolayı, o gibi şeyler zevk ile neşve ile yapılır. Zorla ve isteksizlikle tâat ve ibâdette bulunmak, çorak ve taşlık bir yere tohum saçmak gibidir. Çorak bir yerde ot bitmeyeceği gibi, isteksiz ibâdetten hayır gelmez. Böyle bir ibâdetin yorgunluktan başka faydası olmaz. Binâenaleyh böyle zorla ve istemeyerek yapılan ibâdetler ve onları icra edenler, müyessser değildir, muasserdir.’ Mesnevi Şerhi, Tâhir’ul Mevlevî, İst, 1971, s.309)

“Sen güç ve kolay olanı yine bil ve nihâyetinde bunun ve onun hangisinin güzel olduğunu gör.”

Cenâbı Hakk’ın emrettiği ibâdetleri kolaylıkla canla-başla, isteyerek ifâ edenlere yaptıkları asla zor gelmez. Onlar isteyerek, gönül hoşnutluğu içinde tâatlerini zevkle yerine getirirler. Ama bunun tam tersi de mümkündür. Kimi de Rabbî’nin emrettiklerini istemeyerek, gönülsüz olarak yaparsa işte bunların yaptıklarından bir netice çıkmaz, öyleleri hayatta zelil ve başarısız olurlar. Tâatlerini kolaylıkla yapanlara ise yaptıkları kolaylaştırılır.

Cenâbı Peygamber Efendimiz aleyhisselam; ‘Herkes ne için yaratıldıysa onun amelini işlemeye muvaffak kılınır.’ (Buhârî, Kader 2/ Ebû Dâvûd , Sünen 17) Bu hadisi şerife göre, günahkarlara günah işlemek kolay, sâlih kullara ise sâlih amelleri icra etmek zor gelmez. Zorla yapılanda hayır olmaz, zâten istemeyerek yapılan işler insanı rûhen yorar, neticesinde sağlıklı sonuçlar çıkmaz hatta o iş kolay bile olsa o kişiye zorlaşır yâni muasser olur. Bu kişilere hayır yapma işi de, ağır gelir.

Şerefli Kur’an’da: “Ey insanlar! Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşit çeşittir. Elinde bulunandan verenin, Allah’tan sakınanın en güzel söz ile Allâh’ın birliğini tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız. Amma cimrilik eden ve kendinin Allâh’a ihtiyâcı olmadığını sanan, en güzel sözü (Kur’ân’ı, imânı) yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.” (Leyl, 4-7/8-9) Cenâbı Hak, Rûhu karanlık olan kimselerin işlerini karanlığa gömer. Bilinen bir hadisi şerifte; ‘Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış, cennet ise nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.’ (Buhârî, Rikak 28) Yâni günahkar insanlara günahlar süslü, güzel ve câzip görünür dolayısıyla onları kolayca işler. Sabredenler ise ahiretleri yâni ebedi saadetleri adına kazançlı çıkarlar.

Hatırlanacağı üzere, insanları cehennem vardıran büyük günahlar vardır. Açıkçası cehenneme giden yollar nefse hoş gelen günahlarla bezelidir. Cennete varan yollar ise zorluklarla bezelidir. Kim bu zorluklara sabreder, dayanırsa sonu güzel olur. Zâten zor işler ona kolaylaştırılır. En güzel âkıbet cennete giden yollarda sorumluluklarını kaybetmeden, nefsine uymadan selâmetle ilerlemektir.

“Bir tomarda (kendine) bir üstat ara. Âkibeti görmeyi (ona vâkıf olmayı) soyda-sopda bulamazsın.”

Kişilerin sâhip oldukları soy-sop, nesep, unvan gibi mertebeler insanı aziz, şerefli ve irfan sâhibi yapmaz. Yaşananların sonuçlarını derhal görebilme, idrak edebilme ferâsetini kişiye vermez. O sebeple sen kendini nasihat ve yardımları ve ilâhî destekleriyle ihya edecek bir mürşidi kâmili ara, bul.

“Hangi millet bir peygambere uymayarak, âkıbet ve geleceği biz görüyoruz zannettiler, iddia ettilerse mutlaka esir ve aşağılık olmuşlardır.”

Târih şâhittir ki, pek çok millet Allah Teâlâ Hazretlerinin seçkin kullar olan Peygamberlere uymak yerine kendilerini öne çıkartarak; ‘bizim de aklımız var, neden benim gibi bir insanın söylediklerini yapayım?’, deme bedbahtlığına düştüler. Bu davranışlarının sonucunda böyleleri aşağılık durumlara düçâr olmuşlardır.

Efendim haftaya devam etmek duâsıyla hayırlı Cumâlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Herkese Kolay Gelen Farklı Yollar Vardır

23 Temmuz 2026 Perşembe 13:42

Rabbim Rahmetini Taksim Eder

16 Temmuz 2026 Perşembe 13:48

Âlemlerde Hakk’ı Gösteren Deliller

09 Temmuz 2026 Perşembe 13:14

İcâzetnâmelerdeki Farklı Fikirler

02 Temmuz 2026 Perşembe 12:45

Padişahın Vezire Gizlice Haber Göndermesi

25 Haziran 2026 Perşembe 14:11

Şerbete Zehir Döken Yalancı Vezir

18 Haziran 2026 Perşembe 15:31

Helvaya Sarımsak Katmak

11 Haziran 2026 Perşembe 14:42

Hakk’ın Kokusunu Duyanlar

04 Haziran 2026 Perşembe 15:42

Haset Üzerine Mütâlâlar

28 Mayıs 2026 Perşembe 10:34

Hakk’ın Gölgesi Olan Evliyâlar

21 Mayıs 2026 Perşembe 16:13