Süleyman Küçük
Düşman Kavramı Neyi İfade Eder
İnsanların ve toplumların hayatında kullanılan kavramlar önemlidir. Kişilerin ve toplumların bir konu hakkında neyi ifade ettikleri veya düşüncelerini nelerin etkilediğini anlatır.
Kelimeler ve kavramları oluşturan sözcükler kullanılan kavramları anlamlarını ortaya koyduğu gibi kişi ve toplumların o konudaki ortaya koyacakları tavırlarını oluşturur.
Bu sebeple kavramları ve sözcükleri kullanırken hem kendinizin neyi kastettiğini ve karşınızdakinin o kavramdan ne anlayacağına özellikle dikkat etmeniz gerekir.
Bu konuda söylenmiş en güzel sözlerden birisi Hz. Mevlana Celaleddin-i Rûmî’nin (ks) “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” sözüdür.
Eski dönemler diyeceğimiz geçmiş zamanda bu nedenle büyüklerimiz; " Söz söylemek irfan ister, anlamak insan..!" demişlerdir.
Sözü kullandığımız düşman kavramının sizin için, bizim için ne ifade ettiğine getirmek istiyoruz.
Geçen hafta büyük bir coşku ile 9 Eylül de İzmir başta olmak üzere tüm Türkiye Yunan işgalinden kurtuluşu kutladı.
Her yıl 12 Mart ta “Erzurum’un, düşman işgalinden kurtuluşunu”, 6 Ekim de “İstanbul’un İngiliz işgalinden kurtuluşunu” 25 Aralık ta ise "Antep'in Fransız işgalinden kurtuluşunu" kutlarız.
Yine 5 Temmuz da, "Antalya'nın İtalya işgalinden kurtuluşu", ve yukarıda ifade ettiğimiz gibi nihayet 9 Eylül de "İzmir'in ABD ve İngiltere destekli Yunan işgalinden kurtuluşu” kutlanır.
Anadolu’nun neresi için “düşman işgalinden kurtuluşu" ifadesini kullanırsanız kullanın kavram olarak kullanılan "düşman" tanımını, belirsiz genel bir tanım olarak kullanılır ve maksadı tam olarak ifade etmez.
Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse salt olarak kullanılan düşman ifadesi ile İngiltere'nin, Fransa'nın, İtalya'nın, ABD'nin ve Yunan'ın bir dönem canımızı alan düşmanlar olduğunu ve tekrar canımız olan vatanımıza saldırabilecek durumda olabileceklerini saklamış olursunuz.
Ve tabi aynısı Rusya için de, Çin için de hatta İran için bile geçerlidir.
Ama bildiğiniz bilmediğiniz tüm politikacılar geçmişte Anadolu’yu işgal eden ve bu gün de aynı duyguları taşıdıkları için yine potansiyel olarak işgal gücü olan bu devletlerin insanımızın tabiriyle ezeli ve ebedi düşman olduklarını söylemezler.
Demezler, çünkü bugün onları düşman görmüyorlar, hatta dost olduklarını ifadeden kaçınmıyorlar.
Düşman olmak bir yana onlara yani bizim tabirimizle düşmanımıza benzemeyi marifet sayıyorlar.
Çok sık ifade edilir, tekrarında fayda var.
Okullarda okutulan tarih kitaplarında dostlarımız(!) olan ezeli düşmanlarımızı kırmamak veya küstürmemek için onlara yedi düvel denildiğini görürüz.
İngiliz en son 100 yıl önceki düşmanımız idi.
Fransa’nın ise Kanuni Sultan Süleyman döneminden kırım savaşına ve sonrasına kadar Avrupa'daki en büyük müttefikimiz olarak tanıtıldığını da unutmadık elbette.
Tarih kitaplarımıza göre eğer inanırsanız en son 100 yıl önce Anadolu’da katliam uygulayan Yunanlılarla 500 yıl ayni topraklarda yan yana kardeşçe(!) yaşadık.
Bütün bunları neden sayıp döküyorsun diyebilenler olacağı gibi bunları es geçin artık, bu zamanda düşmana ve savaşa odaklanmak gerçekçi değil diyenler de olacaktır.
Dostları tanımladığımıza göre sıra düşmanın kim olduğuna gelince tek bir cevap kalıyor geriye.
Çünkü dünyanın çoğunluğunda gördüğümüz gibi memleketimizde de çoğunlukla sadece Müslümanlar düşman olarak kodlanıyor.
Çünkü “düşmana benzediysen yenildin demektir” sözü onlar için bir şey ifade etmiyor.
Politikada her şey değişir, bu ülkelerle geçmişte düşmandık şimdi ise artık düşman değil gibiyiz, çünkü aynı askeri ve siyasi bloktayız uzun yıllardır.
Aynı blokta olmamıza rağmen özellikle son yollardır askeri alanda yapılan bunca hazırlık nedendir diye sorduğunuzda, verecekleri bir cevaplarının yok olduğunu göreceksiniz.
Tıpkı bu dost(!) ülkelere git bak, tarih derslerinde Türkleri nasıl anlatıyorlar gör dediğinizde verecekleri cevapları olmadığı gibi.
Çünkü bizimkiler batı emperyalizmi denilen zulmü yok sayıyorlar ki asıl büyük düşmanımızın ülkeler değil dine dayalı siyasi sistemleri olduğunu unutturdular.
FARKINDA MIYIZ?
Yazımızın başında kavramların önemli olduğunu ve düşünceleri etkilediğini ifade ettik.
Bize dış düşman olarak tanıtılanlara biz kısaca 7 düvel desek de, asıl düşmanımızın dış düşmanlar artı içimizdeki vatan hainleri olduğunu yeniden hatırlamalıyız.
Düşmanlarımızı detaylı öğrenmek isteyen yeniden okulda okuduğu tarih kitapların açar okur ve kavramların ve tanımların bilerek eksik bırakılmış olduğunu görür.
Çünkü gerçek devrim, dil ile yapılmıştır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.