1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Soğuk Havada Isınan Siyaset
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Soğuk Havada Isınan Siyaset

A+A-

2014 Mart ayında yapılacak yerel seçimleri kendileri için bir fırsata dönüştürmek isteyenler için adaylık sürecinden önceki son dönemeç de Kurban Bayramında dönülmüş oldu.

Dolayısıyla alışılmış tabirle siyaset artık iyiden iyiye ısınmaya başladı, yani siyasi literatürdeki anlamıyla seçim bazıları için iyiden iyiye yaklaştı artık.

Bundan kısa bir süre öncesine kadar belediye seçimlerini çantada keklik görenler, Büyükşehir sınırlarının il sınırı olarak belirlenmesi ve il genel meclisinin kaldırılması ile, başkanlık ve meclis üyeliklerinin aslanın ağzında olduğunu gördüklerinde uğradıkları hayal kırıklığını seçimlerde bir kez daha yaşamaya namzet görünüyorlar.

Yerel seçimler öncesi yapılan anketlerde işbaşındaki partinin ilk sırada yer aldığı ifade edildiğine göre, en büyük hayal kırıklıkları da bu partide yaşanacaktır.

Çünkü büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarından ziyade esas yarış ilçelerde belediye meclis üyeliklerinde yaşanacaktır.

Partilerde belediye başkanlıkları seçimine yönelik çok belirgin bir hareketlilik görünmüyor ve sessizlik korunuyor gibi gözükse de, karşılıklı temasların varlığı birçok kimsenin seçimi her zamankinden fazla ciddiye aldıklarını, dolayısıyla da zemin yoklama çalışmalarının yavaş yavaş dost meclislerinden dışarı taşmaya başladığını görmekteyiz.

Partilerin aday belirleme hususundaki sessizliklerinin temelinde ise, meclis üyeliklerine oranla seçimin lokomotifi olacak olan belediye başkanlıkları adaylıklarının parti genel merkezlerince belirlenecek olması yatmaktadır.

İl ve ilçe teşkilatlarının tavrı, genel merkezlerince belirlenecek adayların kendi adayları olmaması durumunda dahi, parti tabanının gazı almaya yönelik ufak tefek bazı homurtulardan ileri de gidemeyecektir.

Diğer taraftan şu ana kadar isimleri piyasaya çıkan bazı aday adaylarının isimlerinin seçilecek adaylarmış gibi telaffuz edilmesi ise, aday adaylığı sürecinde ve seçimlerde havayı daha da bulanık hale getirmekten ileri gitmeyecektir.

Bu kişilerin gerçekten adaylığa mı niyetlendikleri, yoksa aday adayı olmalarının altında parti veya belediyelerdeki koltuklarını sağlamlaştırmak, ya da  daha üst bir göreve gelebilmek niyetinde mi oldukları da henüz belli değildir.

Çünkü geçmiş yerel seçimlerde görüldüğü üzere, belediye başkanlığına aday adayı olanlardan bazılarının daha üst makamlar beklerlerken Ankara soğuklarında üşüdükleri, belediyede kalanların ise bazılarının az bir huzur hakkı karşılığı sesleri kesilerek yaklaşık 5 yıldır Büyükşehir Belediyesinde hiçbir iş verilmeden bankamatik memurlar haline getirildiği bilinmektedir.

Bu günlerde çevrenize şöyle bir bakın.

Kerameti kendinden menkul adayların yanında ekmediğin yerde biten basın danışmanlarından, kraldan fazla kralcı kesilenleri, çevrelerinde etkili olduklarını ve önemli ölçüde oy potansiyeline sahip olduklarını iddia eden menfaatçi destekçiler ile seçim dönemlerini kollayan çok önemli adam pozuna bürünmüş siyasi konularda ahkâm kesen politik stratejistlere kadar kimleri göreceksiniz.

Ehil ve emin olmadıkları son 4,5 yıllık icraatları ile ortaya çıkmış bulunan ve yeniden aday adayı olan Belediye başkanları ve adamlarına gelince;

Geçen seçimden bu yana seçim sırasında hemşerilerinin huzurunda vermiş olduğu vaatlerini tutmadıkları hatta unuttukları halde, bu seçimde yine utanıp sıkılmadan tutamayacağı uçuk kaçık vaatleri sıralayan adayları göreceksiniz.

Bu günlerde 10. Ölüm yıldönümünde rahmet ve minnetle hatırladığımız Bosna-Hersek’in Bilge Kralı Aliya İzzet BEGOVİÇ’in, seçimi sorumluluğu çok ağır bir emaneti yüklenme olarak görmeyenleri uyarmak amacıyla söylediği sözlerle tamamlayalım.

Aliya İzzet BEGOVİÇ diyor ki:

 

“Halkı yönetme makamına gelirseniz (iktidar olursanız): Hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın. Kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın. Güçsüzlere yardım edin. Ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir. Herkes er veya geç önce milletin önünde, sonra Allah’ın önünde hesap verecektir.”

Bu yazı toplam 6464 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.