Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazanda siyaset

A+A-

Seçim dönemlerinde oy verme günü yaklaştıkça propagandaların ilk günlerde yapılanlardan farklılaşarak biraz daha sertleşmesi beklenirdi.

Ancak bu defa seçimler için propaganda döneminin geçmiş seçimlerden farklı olarak Mübarek Ramazan Ayına denk gelmesi ile bu sertleşmenin hiç olmaması veya en asgari düzeyde olacağı beklenirken tam tersi oldu.

Camiiler başta olmak üzere bütün mekânlarda siyaset konuşulur oldu.

İnsanlarımız öylesine bir şekilde siyasetle haşır neşir olmaya başladılar ki bazı üniversite öğretim üyeleri bile seçim sonrasında insanların birbirleriyle normal ilişki kurmaya devam edeceklerini ve dolayısıyla bu tip davranışların yanlış olduğunu hatırlatma ihtiyacı duydular.

Hatırlatma faydalı oldu mu derseniz piyasaya bakılınca faydalı olmadığı görülüyor.

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere siyasi parti başkanlarının tansiyonu düşürmemelerinin bunda etkili olduğu görülmektedir.

Cumhurbaşkanının her seçimde bir düşman icad ederek propagandayı bu düşmanlık üzerine kurması alışılmış şeydi.

Ancak bu defa rakip çok olunca düşmanda çoklaştırılmış oldu ve muhalefete gereksiz saldırılarla seviye iyiden iyiye düşürüldü.

Mesela Cumhurbaşkanının rakip parti için "onların kilosu belli" demek oyların sayılacağı değil, tartılacağı günü hesap ederek siyaset yapan, tartılma işini mahşere, teraziyi mizana havale edenler için hoş bir ifade olmamıştır.

Onun için insan sormadan edemiyor:

Rakip partinin kilosu, cürmü ve %si devede kulak, kantarda tüy bile değilse neden işi gücü bırakıp bunlarla uğraşıyorsun?

Sen deki bu tavır nedir? Merhamet mi, sevgi mi, korku mu acımak mı? Nedir? Hak mı yoksa bizim bilmediğimiz başka bir duygu mu?

Ya da propaganda döneminde savaş ilan etmesinden sonra Tarım Bakanının kendisine soru soran bir basın mensubuna tokat atması nasıl bir ruh halinin dışa vurumudur?

Konuyu biraz daha genelleyelim.

16 yıllık devri iktidarlarında nerede ise inanca taalluk eden Allah’ın (cc) pek çok haramları ayaklar altına alınır, Hz. Rasulullah’ın (sav) bütün sünnetleri yok sayılarak İslam’a açık bir savaş açıldığını görmezden gelen ve kendilerini dünyaya biz mi nizamat vereceğiz diyerek savunanların, konu seçimler olduğunda önceki bütün sözlerini unutarak millete ve memlekete nizamat vermek istemeleri anlaşılır değildir.

Ramazan programları adı altında televizyonlarda yapılan programlara bakın ne dediğimiz anlayacaksınız.

Yahut gazetelerin köşelerinden insanlara yön tayin edenlere bakın yeter.

Bunlar mı Türkiye’ye nizam getirecekler ve Müslümanların iyiliğini düşünecekler demekten kendini alamıyor insan.

İktidar veya muhalefet partileri adına hiçbir ayırım yapmadan propaganda aracı olarak kullanılan sözlere, davranışlara ve materyale baktığımızda aklımıza şunlar geliyor:

Bunlar mı, "Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa, ‘ben oruçluyum desin’ hadisi şerifine uyanlar?

Bunlar mı, "Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez." Hadisindeki emir ve yasakları hayata geçirenler.

Ya da “Nice oruç tutanlar vardır ki, yanlarına açlık ve susuzluktan başka bir şey kalmaz. İbadetleri, nafile ibadetleri, Allah (cc) için ayakta geçirdikleri geceler de yorgunluktan başka bir şey değildir.” uyarısındaki davranışlardan kaçınanlar bunlar mıdır?

Camileri seçim meydanlarına çevirmediğimiz kalmıştı nihayet bu seçim döneminde bu da oldu.

Teravih Namazı öncesi vaaz eden bir hocaefendinin konuşmasında bilerek denk getirdiği hemen her yerde Tayyip kelimesini kullanması en azından kendi hakkında homurdanmalara sebep olduğunu ve orucuna belki bir halel gelmemiş olsa da toplum nazarındaki yerine hayli zarar verdiğini bilmesi gerekirdi.

Propaganda amaçlı olarak bir soru sorulacaksa, gerçekler söylenilecekse, hakikatler ortaya konulacaksa bunun yolu bu Mübarek günlerde yapıldığı şekilde yalan ithamlar,  töhmetler, iftiralar içeren sözler ile montajlanmış resim ve video kayıtlar olmamalıdır.

Bu yazı toplam 354 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.