1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. İhalelere giriş, asfaltçı reis ve ihaleler de oyun
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

İhalelere giriş, asfaltçı reis ve ihaleler de oyun

A+A-

Ufak iş yerimde mobilya üzerine iş yaparken ihale işlerine el atmaya cesaret ettim.

Ettim ama bu işlemde büyük sermaye olması lazımdı.

O da bende bulunmuyor kıt kanaat geçiniyordum.

İlk olarak yapabileceğim az keşifli okul sıra yapımı ihalesi oldu. İştirak ettim ve ihalelerde neler döndüğünü öğrenmeye başladım.

İhaleden evvel ihaleye girecek olanlar bir araya gelmekte ihaleyi kimin alacağı kararlaştırılmakta idi.

Ancak ihaleyi alacak kişi diğerlerine o zamanın büyük parası 250 lira veya duruma göre ödeme gerekiyordu.

Bu yapıldıktan, herkesin parası verildikten sonra ihaleye giriliyor ve sözde en fazla indirim yapana veriliyordu!.

Hayret etmiştim hiçte iyi olmayan bu tüccarlığa! Nitekim ben girmedim bu anlaşmaya ve ihale de bende kalmamıştı zaten.

***

1953 yıllarında yeni modern bir oto garajı yapılması kararlaşmıştı. Bu kararı veren Belediye Başkanı rahmetli Rüştü Özal ile tanışıklığımız vardı hasbihal bile yapardık ara sıra.

Belediye hizmetleri işlemlerinde fikir teatimiz olurdu.

Bunlardan birini hiç unutmam.

Rahmetli Özal ile konuşurken “Ahmet ben caddelerden, öncelikle Alâeddin Bulvarı’ndan başlayıp diğerlerini de parke taş döşeme üzerini asfalt ile kaplayacağım…” derken sözünü kesip.

Ağabey şehrin Çayırbağı Suyu pik boruları çürümüş yer altında boşa akışlar varken bunu telafi için yeri kazmak yerine üstünü kapatıyorsun” sözüme.

“Haklısın ama o işleme girip toprağı kazarken caddeler şantiyeye döner halk yürüme zorlukları dolayısıyla şikâyetçi olurla. Birden bitecek değil uzun zaman işidir. Hoş karşılanmaz.

Siyasette buna gitmek oyunu kaybetmek demektir.”

Nitekim asfalt işlemleri yapınca Başkan için halk “Asfaltçı Reis” lakabını takmıştı.

***

Yeni yapılacak Otogar (Eski Garaj yeri) için marangozluk işleri ihaleye çıkmıştı.

Yüklü bir sermaye işi idi ve ben girmeyi düşünmezken…

İhale işleri yapan sermayesi olan arkadaş teklifte bulundu.

“İhalede marangoz işleri yapanların girmesi şartı var. Bu bakımdan ben giremiyorum.

Senin ticaret odasında kaydın var sen gir. Sermaye benden beraber yapalım” teklifine olur deyip müracaat ettim.

Ettim ama fen işleri müdürü de birlik iş yapan müteahhitlerin adamı imiş ki benim için…

“Senin yaptığın bir iş belgen yok giremezsin” deyiverdi.

Başkan rahmetli Özal’a gittim ve durumu söyledim.

“Sen girersen hayli indirim olur. Hem biz, hem sen kazanırsın” deyip fen işleri müdürünü çağırdı.

“Ahmet Güldağ’ın marangozluk üzerine ticaret odası kaydı var ihaleye girebilir kaydedin” emrini verdi.

***

İhale günü yine ihaleye girecek olanlar meclis kurmuş! Konuşuyorlar pazarlık yapıyorlardı.

Beni görünce hayret edip “İhaleye mi gireceksin? Seni almazlar” demelerine

Belgeyi gösteriverdim.

“İyi öyleyse sende katıl aramıza ve pazarlığımıza” deyince “Ben pazarlığa falan girmem doğrudan kendim gireceğim” dememe

“Sen bu işi kaldıramazsın büyük iş. Vazgeç zarar edebilirsin bu işin son indirimi ancak %3 olur” diye konuştular.

İşin tuhafı beraber çalışacağım arkadaş gelmedi. Bende tereddüt hâsıl oldu ama “gecikmiştir” deyip ihaleye girdim.

İhaleyi bizzat rahmetli Başkan Özal yapıyordu.

Tekliflere de ben % 1’er fazlalaşırken onlar yarımşar yapıyorlardı.

Arkadaşın gelmemesi tedirginliği içinde yükseldikçe yükseldim

% altı indirime varmıştım.

Diğerleri ara teklifi yaptılar ve ara verildi.

Dışarıda yine bana yüklendiler. “Sana 500 TL verelim çekil. Çekilmezsen iş yapımında bize müracaatın olacak. O zamanda yardım etmeyiz…” teklif ve tehdidinde bulundular.  

“Kusura bakmayın çekilmek istemem nasip kiminse o alır” deyip tekrar başlayan ihaleye girdim.

İş en çok % 10 düşürme teklifinden sonrası zarara gidebilirdi. Bunun hesabını da yapmıştım.

Nihayet % 10 kadar eksiltme teklifinde bulundum. Diğerleri illa alacağız düşünce içindelerdi ki…

Eksiltmeyi % 11 teklifinde bulununca

“Ben çekiliyorum” deyiverdim. İhale zararına onlarda kaldı.

Beraber iş yapacağımız arkadaş değil o gün, bir hafta sonra gelince.

Hayli çıkıştım.  “Batıracaktın beni” deyip kovaladım.

***

Rahmetli Başkan Özal daha sonra. “Hayli masraf düşüşüyle Oto garı yapacağız. İyi ki sen girmiştin ihaleye” demiş teşekkürler etmişti.

***

İşte böyle dostlarım ihalelerde neler dönüyordu neler? daha sonraki anlatımlarımda yine de göreceğiz inşallah…

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…

Bu yazı toplam 958 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.