1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. İbâdet  kazanımları -2-
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

İbâdet  kazanımları -2-

A+A-

İnsan olarak dünyâya gönderiliş amacımıza baktığımızda, bu âleme gönderilmiş her insan cennete aday olarak gönderiliyor. Pek tabi cennet adayı insan, geldiği dünya âleminde türlü türlü problem ve sıkıntılarla imtihana çekiliyor, bu imtihanda göstereceği sabır ve tahammülle adayı olduğu cennetin faturasını şimdiden ödemiş oluyor.

Ancak imtihânı kazandıran sabır ve tahammül olgunluğu elbette ki insanda öyle kendiliğinden oluşmaz. Bu zorlu iş kuvvetli bir imanla kazanılır. Kuvvetli iman neyle mümkün olur? Pek tabî ki ibâdetlerle yoksa ibâdetsiz iman ayakta kalamaz. İmânı kuvvetli insanlarda zorluk ve musibetlerin moral bozucu etkisi azalır, tahammül ve sabır duyguları gelişir, imânı kuvvetli insanlar üzüntü ve belâlar karşısında yıkılmazlar, zorluklar onları daha bir kamçılar, onlar dimdik ayakta durarak hayatlarını sürdürürler.     

İnanç olarak zayıf kişiler genellikle ibâdeti taati eksik kişilerdir. Bunlar küçük problem ve sıkıntılar karşısında dünya başlarına yıkılmışçasına ahu vah ederek devamlı şikâyetlenirler. ‘Bu da geçer yâ hu!’ deyip imtihanı kazanma duygusu onlarda bulunmaz. 

Bundan dolayı aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz yaptığı duâsında şöyle niyazda bulunmuştur;Yâ Rab, Senden dünyâdaki musibet imtihanlarını kazandıracak iman kuvveti diliyorum. Sıkıntı ve zorlukları kolayca karşılayacak iman kuvveti ihsan eyle bizlere!

Bilinsin ki, ibâdetler yalnızca şeklen yapılan kuru bir inanç manzûmesi değildir. Bâzı insanlar ibâdetin amacını kavrayamadıklarından ibâdetlerini gâyet şuursuzca yaparlar. İbâdetlerinde titiz davranmayanlar onu sâdece şeklen ifâ edenler onun faydasını göremezler. İnsan rûhu ve bedeni, ibâdetlerle ölçülü ve disiplinli bir hâle gelir. Yüce Yaratıcıyla aradaki kopmaz ilişkiyi ancak ibâdetler temin eder. Cenâb-ı Hak ile aralarındaki bağı kuvvetli olanlar güzel ahlak sâhibi insanlardır. Onlar Allah (c.c)’tan korkarlar, yanlış bir davranış işlemekten çekinirler. Devamlı güzel hal ve hareket icra eden insanların iç âlemleri ibâdetlerle huzurludur. İbâdetlerle iç huzûru rahat olan insanların bu halleri dışa mutluluk olarak yansır.

İbâdet fıtrattır. İnsanoğlu her şeye hükmettiğini zannetse de hayâtında çok çâresiz kaldığı durumlar olabiliyor. Böylesi hallerde kişiler mutlaka kendisinden üst kuvvetlere yönelme ihtiyâcı hissederler. İbâdet işte tam bu ihtiyâcın giderilmesine bir cevaptır. Yüce Allah Teâlâ’yı ‘Rab’ bilerek O’na kulluk etmenin göstergesi olan ibâdetler, insanı rûhen besleyerek güçlendirir. Kişiye istenmeyen hâdiseler karşısında dayanıklılık ve huzur hâli temin eder. İbâdetle insana cennet kapıları açılır bu sebeple ibâdet inanan kişi için âdeta bir kimliktir. İbâdet her sahada yapılır. İbâdet dünya hayâtını ıslah eder, işleri düzene koyar, hâle ölçü getirir. Bu ölçü ve ahval insanı cennete taşır.

Namaz, oruç, hac, zekat ibâdettir. İman, ihlas, niyet, tevekkül, tefekkür, sabır, mârifet ibâdettir. Zikir, tesbihat, tevhid, tekbir, tahmid, duâ ibâdettir. İbâdetlerin kimisi mal ile kimisi bedenen, kimisi de hem mal hem bedenen yapılır. İbâdetsiz hayâtın lezzeti idrak edilemez. İbâdetsiz güzel bir ahlâka kavuşulamaz. İbâdetsiz haramlardan kaçınılamaz. İbâdetsiz doğru çizgide yürünemez. İlla ibâdet, illa ibâdet. İbâdet müminin olmazsa olmazıdır.

İnsanı yaşadığı hayatta erdemli davranışlar geliştirmeye sevk eden,  karşılaşabileceği her türlü menfilikle mücâdele edebilecek azmi temin eden yegâne güç ibâdetlerdir. Âdeta insana yaşam enerjisi sunan ibâdetlerin ifâsına değer vermek her akıllı kişinin şaşmaz davranışı olmalıdır. Bugün gencine yaşlısına, olgununa, tecrübesizine kadar ibâdet şarttır. Aslında bu bilinç küçük yaştan kazanılmalıdır. Günümüz çocuklarının ellerine tablet yerine tespihler tutuşturulmalı belli vakitlerde küçükler de yüce Yaratıcıyı zikretmeyi öğrenmelidir. Yoksa biz sittin sene bu kafayla devam edersek güzel bir münin olmayız. Zira bugün dünyâya gelme amacımız sâdece güzel yaşamaya ayni zamanda eğlenceli vakitler geçirmeye endekslendi. Nerede kaldı kulluk??? Halbuki dünyâya gelme amacımız Cenâbı Hakk’a kulluktur. 

Rabb’im amaca uygun bir hayat yaşamayı bizlere nasip etsin inşaALLAH. Hayırlı Cumâlar.

Bu yazı toplam 356 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.