1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. "Bedava Konuş" ve "Neyin Numunesi Olacak?"
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

"Bedava Konuş" ve "Neyin Numunesi Olacak?"

A+A-
Güzelim yurdumuzun harika tabiat olayı vurguladığı Çamlık ve havalisindeki oluşumlara devam yazımı yazarken çalan telefonda…
“Dostum nerelerdesin. Geçen hafta yazıların yoktu ayrıca Milletvekili Atilla Kart’ın basın toplantısına da gelmedin. Hayırdır…” diyordu gazeteci dost.
Geçen hafta yazılarım çıkmayınca sağ olsunlar arayan olmuş durumu anlatmıştım onlara. Tabii dostumuza da açıkladım
 “Antalya’dayım. Dolayısıyla E-Posta gönderiminde hatalar oluşmuş. Sonradan anlaşıldı ve giderildi. Konya’da olmayınca Sayın Kart’ın davetine de icabet edemedim ama gönderdikleri bilgilerden malumatım olmuş oldu. Doğrusu hayret ettim oluşumlara ve düşüncelere ama burası Türkiye. Bu yaşa (80) gelincek neler gördük neler…”
Sözümü kesen dost “Cep ile değil de yediden yediye bedava konuşulduğu belirtilen sabit telefonla bolca konuşalım diyeceklerim uzun biraz” deyince bendeniz kinayeli gülümseme içinde sabit telefona geçtim.
“Bak dostum. Telekom’un bedava dediği yalan değil de eksik bilgi vermesi var. Sanma ki konuşma kaydedilmiyor. Aksine, tam konuşma ücreti ile kayıda alıp konuşma ücretine vergileri de yükleyip borçlandırıyor.
Sonra yediden yediye de ki konuşma dakikalarını toplayıp, sadece net konuşma ücreti üzerinden çarpıp düşüyor. Böylece sen vergi matrahlarını ödüyorsun. Bunu neden açıklamıyorlar bilemem ama anlayacağın kontörde ki yedi kuruş dört kuruş oluyor. İnanamazsan gelen faturayı tetkik et…” derken yine sözümü kesen dost;
“Hayret doğrusu ama yinede Telekom değil de devlet alıyor demek ki. Tabii ödeme yapılmakta ise?” diyerek devam etti.
***
“Geçenlerde Milletvekili Sayın Sami Güçlü’nün açıklamalarından memnun olduğunu yazdığın ve yıllar öncesi nelerle karşılandığını anlattığın Devlet, pardon Konya Numune Hastahanesi ile ilgili hayli şeyler konuşulmakta.
Bunları söylemek isterim ama es geçmeyip herhalde yazarsın diye de düşünürüm…”
Bu sefer ben kestim sözünü. “Ayıp olmuyor mu? Yıllarca tanıyamadın mı beni. Siyaset tezgâhı ile ilişiğim yok. İyiye iyi kötüyü kim yaparsa yapsın kötü diyerek yazmaktan çekinmem…” sitayişinde bulunurken kesti sözümü.
“Tamam, tamam haklısın ama konuşulanların biraz da önem ve gizli bir çağrışım içine girmesi olanağı da olunca, ilgilenmezsin demek istedim.”
“Hayret. Meraklandırdın doğrusu şunu genişçe açıklasana” diyerek kestim sözünü.
***
“Yazdığın gibi yıllar evveli bir evvelki Başhekim zamanında tarihî kısım kalıp diğerlerini kürüyerek yepyeni bir hastahane projesi yapımı oluşuyor.
Oluşuyor ama buna bazı iktidar Milletvekilleri karşı çıkıyor. Bakan Konya’ya geldiğinde bu durum ters yönden anlatılıp yeni hastahanenin, hastahanesi olmayan Karatay Belediyesi kısmında yapılması salık veriliyor.
Bakan da bunu doğru bulunca proje tatbikata geçirilmemiş oluyor…”
“Doğru hatta Belediye Başkanı ile konuşmamda böyle istediklerini ifade etmişlerdi. Haklıda olabilirlerdi. Olabilirlerdi ama nede ise beş yıla varacak. Bir adım atıldığını göremedik halende yok.” diyerek kestim sözünü.
“ Bam teli burada oluşuyor. Aslında Numune hastanesini eski binası ile Poliklinik haline getirmek, kalan diğer müştemilat binaları kürüyüp buraya ticari merkez yaptırırken, rant istifadesi sağlanmak istenmesi var denilmekte idi.
Ne Karatay’a Hastahane, ne de burayı Ticaret merkezi yapma olanağı hayata geçirilemedi. Bunun herhalde bir sebepleri vardır bilmiyorum. Ama geçenlerde Sayın Sami Güçlü’nün açıklamaları ile beş yıldızlı otel gibi donanmış bir hastahane yapılma projesinin kabul edildiğini müjdelemişti…”
Sözünü keserek “Evet evvelce de ‘Neler yapacaksınız Hocam’ soruma, düşünülen işlemin daha ileri projelerle yapılması düşüncesini bendenize anlatmıştı heyecan içinde, Başhekim Sayın Prof. Dr. Osman Yılmaz.
Anlatırken hakikaten çok heyecanlı idi ve kendini bu yola kaptırmış görünüyordu …”
Sözümü kesen dost “Evet öyledir zaten siyasilerden önce o idarenin alt üst bürokratları düşünür. Sonra da siyasiler alır üzerine sanki ilk düşünenlermiş gibi. Aslında siyasiler bu düşünüş ve projelerin tahakkuku için bakanlık, başbakanlık üzerinde çalışmaları yapmalılar ama bu bazen oluyor bazen olmuyor.
Nitekim burada da siyasiler üstlenseler de aslında onaylattırmaları bir başarı olmuştur.
Olmuştur ama yine istemezuk ve rant odaklaması temayüllülerince ilgilenilip, tatbikat ve ödenek mafiş oluvermiş ki.
Milletvekili Sayın Atilla Kart’ın da belirttiği gibi ticari saha rant odaklılığı meydana gelmiş gibi görünmekte…”
“Nereden biliyor ve düşünüyorsun? Bak daha sonra Sayın Güçlü, anlatımın doğru olmadığı beyanını verdi. Hep kötü düşünmeyin Allah aşkına…” sözümü kesen dost birde kahkaha atarak.
“Sen öyle san. Madem öyle Sayın Yılmaz başhekimlikten bu olay dolayısıyla neden kahırla istifa etti? Dikkati çekmez mi?”
Sözünü keserek “Geçen değerli yazarımız Sayın Çetin Oranlı da durdu bunun üzerinde…” derken yine sözümü keserek;
“Evet, derler ki Proje sanki çok modern gelişmiş bir Hastahane yapımı ismi içinde kalıp yarın tamamlanıncaaaa.
‘Burada hastahane sağlıklı olmaz’ deyip beş yıldızlı otel ve ticari merkeze çevrilip rant sağlayıcıların başarısı olacak.
Sözün kısası bakalım Numunenin yeri “Neyin Numunesi olacak” bekle gör”
Deyiverdi.
***
Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…
Bu yazı toplam 3443 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.