Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Uyanıkken Uykuda Olan Ârifler

Bugün de yine, ‘selam duâsı’yla başlamak istiyoruz efendim.

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Geçen yazımızda uykuda beden kafesinden semâ âlemlerine uçan ruhlardan bahsetmiştik. Devam edelim;

“Ârifin hâli uyanıkken de rahattadır. Allâhu Teâlâ Hazretleri Ashâbı Kehf için ‘Onları uyanık zannedersin ki onlar uyumuşlardır, bundan ürkme ve korkma’, buyurdu.”

Uyanıkken dâhi hiçbir şeyden korkmayan ârifi billah olan kullardır. Burada Kurân-ı Kerim’de bahsedilen ‘Ashâbı Kehf’ kıssasında bulunanların halleri konu ediliyor. Daha önceki, beyitlerde bahsedildiği üzere Hıristiyanlığın ilk yayılma sıralarında büyük haksızlık ve zulümlere uğrayan İsevîler, Ashâbı Kehf kıssasında anlatıldığı üzere tıpkı geçmişte Dikyanus isimli ateşe tapan bir kralın zulmünden kaçan üç-beş kişilik imanlı bir topluluk köpekleri ‘kıtmir’ ile birlikte öldürülmemek için bir mağaraya sığınırlar. İşte o kıyıma uğrayan İsevîler, mağaraya sığınan Ashâbı Kehf’e benzetiliyor. Mağarada uyuyanlara baksan sağa-sola çevirsen sanki bir gün uyumuş gibiler, halbuki onlar tam 309 sene uyumuşlar. Bu bir mûcizedir. Bu hâdise Kur’ân’ı Azûmüşşan’da genişçe anlatılır. (Kehf sûresi, 16-24)

Mevlânâ Hz. âriflerin de tıpkı ashâbı Kehf gibi dünyevî kaygıları bulunmadığını, uyanık iken aynı uykudaymışçasına dünya ile ilgili bir alâkâlarının bulunmadığını beyan ediyor.

“Ârif olan dünya işlerinde, gece-gündüz uykudadır. O, Hakk’ın kudret elinde evirip çevirdiği kalem gibidir.”

‘Ârifler, dünyadan ve dünyâlıktan geçmiş yâni gönlünü dünya hırsından ve sevgisinden arındırmış, dünya hâdiselerine olabildiğince kayıtsız, sanki gece gündüz durmadan uyuyan biri gibi dünyâdan el etek çekmiş, gönlünü Allah aşkıyla doldurmuş, irâdesini teslim etmiş, Allah Teâlâ’nın, yedi kudretinde döndüre döndüre yazdığı bir kalem gibi Hakk’ın irâdesini yaşayan ve yansıtan kimseler hâline gelmişlerdir.’ (Mesnevî-i Mânevî Şerhi-İlk 1001 Beyit, Hüseyin TOP, Konya, 2008, s.237)

“Yazı yazarken eli görmeyen (basiretsiz) kimse, kalemin hareket edişini (Yazma işinin) kalemin kendi kendine yaptığını zanneder.”

Cenâbı Hak, dâimâ hayırlı olan işleri yapar. Bu sebeple, âriflerden ne zaman bir güzel iş görülse, o iş mutlak Rabbi Teâlâ’nın hayır gördüğü bir iştir ki, o yapmıştır. Dolayısıyla burada cereyân eden hayırlı iş, görünürde âriftendir ya da, başka bir deyişle kalemdendir ama aslında Hakk’tandır. İnsana yakışmayan her iş ise şeytandandır. Hırsızlık yaparak şeytana uyan kimseye engel olunmuyor, o kendi hür irâdesiyle bu meşru olmayan hırsızlık işini yapıyor. Aslında hırsızın hırsızlığı şahsın kendisine cezâdır ve bu hâli cezâya taalluk eder. Ama bilelim ki, her olumlu iş Hakk’tan, yanlış iş ise şeytan(a uyan) nefistendir. Elbette kişilerin böylesi olumsuz hallere düşmesinde pek çok hikmetler vardır.

“Cenâbı Hak, ârifin bu hâlinden birazcığını göstermiş, Halkı da (onların aklını da) uyku hissi kapmış, kaplamıştır.”

Ârifler, dünyâda sanki uyku hâlinde bulunurlar, bu durumlarından dolayı dünyânın gam ve kederlerinden uzaktırlar. Şeklen uykuda göründüklerinden kendilerine elem ve ezâ veren şeylerden de kurtulurlar. Onlardaki bu hal mânevî olup, devamlıdır. Uykudan uyanan kişi madden kendini gam ve keder içinde bulur. Ama ârifler görünürde uyanıktırlar fakat aslında uykuda olduklarından elemsiz ve rahattırlar. Ancak onlar Rabb’lerinin emir ve yasaklarını yerine getirirken uyanık hallerini muhafaza ederler. Buna karşılık sıradan avamdan insanlar dünyânın elem ve kederleriyle tasalı ve gaflet içindedirler.

Mevlâna Hz. âdeta uyanıkken rüya gören böylesi ârifleri övmektedir. Bu hallerde bulunan kişiler dünyânın albenisine aldanmayan eşi az bulunur kişilerdir ve bu halleri onların her zaman ki tabî halleridir. Allâhu Teâla bu beyitte verilen misalle, uyku hâlinde olan âriflerle sıradan avamın hallerini örnek göstermek istemiştir.

“(Halk uykuya varınca) Canları nedeni-niçini olmayan (akıl, sır ermez) bir sahrâya gitmiştir. Ruhları ve bedenleri de yattıkları yerde istirahat hâlindedir.”

İnsanlar uykudayken, ruhlar Cenâbı Hakk’ın geniş arzından ruhlar âlemine giderler, işte orada ruhlar gamdan-kederden-hırstan-tamâdan arınmış olarak istirahat ederler, rahâta erişirler. Yine insan uyanıkken sorup durduğu; nedenli, niçinli sorulardan uyurken kurtulurlar.

Sevgili okurlar bu haftalık da bu kadar olsun. Haftaya nasip olursa devam edelim inşallah, Efendim sizlere hayırlı Cumâlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Şeytanın Oyunları, Beden Tuzağı

12 Mart 2026 Perşembe 16:20

Namazı Huzûru Kalp ile Kılmak

05 Mart 2026 Perşembe 15:27

Nefis Kalbine Çelme Takmışsa

26 Şubat 2026 Perşembe 14:25

Nefsin Hileleri Şeytanın Tuzakları

12 Şubat 2026 Perşembe 14:04

Vezirin Hîlesine Aldananlar

05 Şubat 2026 Perşembe 16:55

Vezirin Şâha Hile Öğretmesi

29 Ocak 2026 Perşembe 16:18

Yeni Hikâyeye Başlıyoruz

15 Ocak 2026 Perşembe 15:28