Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

RECEP AYINDA GÜZEL KULLUK

Bize verilen ömrün aslı, esâsı; ‘Yüce Rabb’imize güzel kulluk’tan ibârettir. Önceki yazımızda, Cenâbı Hakk’a âit olan Recep ayında Allah Teâlâ’ya, ‘Nasıl güzel kul olabiliriz?’ demiştik. Oradan devam etmek istiyoruz bugünkü yazımızda. Şimdi de; Rabb’i Teâlâ’ya ‘güzel bir kulluk’ takdim edebilmek için hayâtı nasıl yaşamalı? Diyelim ve bu sorunun cevâbı olsun yazımız.

Bir Müslüman olarak hayâtımızın her aşamasında, dinimizin emirleri yaşantımızın ana merkezinde olmalıdır. Çocukken ebeveynlerimiz tarafından yetiştirilirken, İslâmî edeb ve terbiyeye göre gelişim süreci izlenmeli. Genç olunca İslâm’ın esaslarına uygun yaşayan, gençlik hevesâtına dalmayan, zihin savrulmasına düşmeyen genç modeli hedeflenmeli. Evlenirken İslâm’ın esaslarına uygun eş seçimleriyle, düzgün bir âile yapısına sâhip olmak gerekir. Mümin olarak inandığımızı yaşamadan, her şeyin birbirine karıştığı içinde bulunduğumuz şu karman-çorman dünyâda dağılır gideriz. Bizi ancak İslam prensipleri toplar. Zamânın tüm yanlışların çözümü ancak İslam’dadır.

Müslüman kişiler hayâtı yaşarlarken, İslâm’ın kâidelerine göre hayatlarını tanzim etmek durumundadırlar. Meselâ kişi esnafsa, ticâretini İslâmî ölçüler çerçevesinde yapmalı yoksa devrin geçerli –af buyurun- alavere, dalaveresi ile iş olmaz. Olursa kazancın bereketi kalmaz. Kazanca haram karışır, o haramlar âileye ve çocuklara ulaşır. Âile, âile reisine âsi olur, Hakk’ın emirlerine nankörlik eder. Bu şekilde yanlışlar zincirlemesi birbirini tâkip eder. O yüzden, ‘güzel kulluk’ta ‘helal lokma’ çok ehemmiyetlidir. Bu konu diğer mesleklerde de aynıdır. Kim hangi konumdaysa helal-haram hudutlarına riâyet etmelidir. Aynı zamanda dînimizde ‘işinde ehil olmak’, Rabbi Teâlâ’ya hesap verilebilirlik bir sorumluluktur.

Bir Müslüman ‘güzel kul’ olurken insânî ilişkilerde, hak-hukuk gözetmelidir. Meselâ; ana-babaya saygı, hürmet ve güzel muamele şarttır. (İsra, 23) Küçüklere şefkat ile davranmalı, eşler birbirlerinin haklarını ihlal etmemeli. Akrâbalık, komşuluk, arkadaşlıklarda hep güzel iletişimler esastır. Âyeti kerimede: “Akrâbaya, yoksula, yolcuya hakkını ver.” Deniyor. (İsra, 26) Müslümanlar hem kendinden hem de kendi dışındakilerden mesuldür. İhtiyaç sâhibi insanlara omuz silkemez. Müslüman onu koruyup kollamakla görevlidir. İslam’da her işte, ‘hüsnü muamele’ esastır. Bunu en iyi örneğini, en güzel ahlak timsâli Peygamber aleyhisselam başarmıştır. O ne güzel bir kuldu! Biz de O’nu model alalım.

Aynı zamanda Müslüman kişi, ‘güzel bir kul’ olurken sâhip olduklarını ‘israf’ etmeden kullanma bilincinde olmalıdır. Yine İsra sûresi 26’da: “Gereksiz yere saçıp savurma.” Deniyor. Bilindiği üzere, insanların sâhip oldukları neleri varsa sağlık ve sıhhatine kadar, bunların hepsinin kendisine emâneten verilmiş olduğu gerçeği unutulmasın. Kimsenin kaçamayacağı o dehşetengiz günde, sâhip olduklarımızdan ‘a’dan ‘z’ye sorgulanacağız. İnsanlar parasını, malını-mülkünü, sağlığını, zamânını, nerelere sarf etti? Hepsinin ama hepsinin hesâbı verilecek dolayısıyla hayatlar bu disipline göre yaşanmalıdır. Bugünkü gibi lüks hayat ile israf denizinde yüzmek hesapsız yaşamak demektir. Unutmayalım ki, esas hayat ahret hayâtıdır.

Dünyâda sâhip olduğumuz her şey bizim için imtihan sebebidir. Karşılaştığımız problem ve sıkıntılar da ha keza. Meselâ, bollukta-darlıkta imtihan sebebidir, öyle buyruluyor. “Rabb’in; dilediğine bol verir, dilediğini daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır. Onları çok iyi görür.” (İsra, 30) İnsanların hayattaki imtihanları birbirine benzemez. Her birinin imtihanı farklıdır. Kimisi çoluk-çocuğuyla, eşiyle, yakınlarıyla imtihan olurken kimisi sağlığıyla imtihan olur. Hangi durumdaysak, bilhassa içinde bulunduğumuz şu mübârek ayda hep zihnimizde; ‘Rabb’e güzel kul olarak bu imtihanı O’nun istediği ölçülerde savuşturmak’ fikri olmalı. İmtihandayken nefsi düşünürsek imtihandaki hikmeti kavrayamayız.

Şu mübârek Cumâ gününde yazdıklarımızı hayâtımıza koysun Rabb’imiz diye dua dua yalvarıyoruz. Cumâ’ül hayr.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.