Ayasofya Camii ve 15 Temmuz birlik ruhu

İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”(Hadis-i Şerif- Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 335)

Elli dört gün süren İstanbul muharebesi nihayet Allah’ın izniyle zaferle neticelenmiş ve ceddimiz Fatih Sultan Mehmet Han Peygamber (s) Efendimizin de muştuladığı büyük şerefe nail olmuştu. İstanbul’a Fatih ünvanlıyla birlikte giren Sultan Mehmet Ayasofya’ya doğru atını sürmüş ve ilk olarak şükür secdesini burada gerçekleştirip böyle şanlı bir zaferi kendisine nasip eyleyen Rabbine hamd etmişti. Ayasofya içerisinde savaştan korkup kaçan ve oraya sığınan halka seslenen Fatih, bundan sonra emin ellerde olduklarını; yaşamlarında, ticaretlerinde ve en önemlisi ibadetlerinde hür olduklarını kendilerine haber verdi. Bu tarihten sonra Ayasofya Kilisesi ebediyete kadar Cami olmak üzere ibadethaneye dönüştürüldü ve Fatih Sultan Mehmet Han Ayasofya Camii'nin ve vakfının korunmasına ilişkin vakfiye yayınladı.

***

Ve nihayet Rabbimize hamd olsun ki Ayasofya zincirlerini kırdı. 10 Temmuz 2020 Cuma günü tekrar Cami olarak hizmet vermeye başladı.

Şu bir gerçek ki Fatih’le birlikte omuz omuza verip İstanbul’un kapılarını açan bu necip milletimiz 15 Temmuz’da da aynı fedakârlığı göstermiş, şehitler ve gaziler vermiş ama yılmadan yıkılmadan birlik ruhunu muhafaza ederek vatanı iç ve dış düşmanlara karşı canıyla, kanıyla muhafaza etmiştir.

***

Kıymetli dostlar, tarih boyunca insanlık yaratıldığından beri Habil ve Kabil ile başlayan bu mücadele yani hak ile batılın, iyi ile kötünün mücadelesi devam etmiş- devam etmektedir. Önemli olan bizlerin Âl-i İmrân Suresi - 103. Ayeti Kerime de buyrulduğu üzere “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın.” Ayetini kendimize şiar edinip çeşitli mecraları ve mekânları kullanarak bizi oyuna getirmek isteyenlere, bizi bölüp parçalamak isteyenlere asla geçit vermemektir.

***

Emin olun ki biz bir olursak, birlik olursak Müslümanlar olarak Ümmet şuuruyla hareket edersek Yüce Rabbimiz dün nasıl Selahaddin Eyyubi yi vesile kılmışsa bu günde bir yiğit gönderir ve Mescid-i Aksayı zalim İsrail Oğullarının elinden alıp tekrar gerçek sahiplerine teslim edecektir.

***

Ayasofya’nın tekrar Cami olma mutluluğu üzerimizde iken;

Rabbimden niyazım şudur ki: Bizlerin birliğini ve beraberliğini daim eylesin. Vatanımızın semalarından ezanlarımız dinmesin, al bayrağımız inmesin, vatanımıza göz diken hainlere Rabbim geçit vermesin ve hepimize Ayasofya’da Rabbim secdeye kapanmayı nasip eylesin diyor hamt ediyorum.

Selam, dua ve muhabbetlerimle.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar