1. YAZARLAR

  2. Kerem İşkan

  3. Yol ve keklikler!
Kerem İşkan

Kerem İşkan

DENGE
Yazarın Tüm Yazıları >

Yol ve keklikler!

A+A-

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet yapmış, Kuşçular Çarşısı'nı geziyor...

***

Avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar, yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar...
***
Bir ara gözü
kekliklere ilişir Padişah'ın...

***
Bir grup kekliğin üzerindeki varakta, "
Tane işi satış fiyatı 1 altın" yazıyor...

***

Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik daha var ki, fiyatı; 300 altın...
***

Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır...

***

"Hayırdır" der satıcıya, "Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın, bu 300 altın?"
***

Satıcı, "Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, ötmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor" der...

***

"Tabii, bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar" diye ekliyor...

***
"
Satın alıyorum" der Padişah... "Al sana 500 altın..."

***

Parayı verir ve hemen oracıkta kekliğin kafasını kesiverir...

***
Adam şaşırıp, "Ne yaptınız, en maharetli
kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi" diye dövünmeye başlar...

***

Padişah, Kuşçular Çarşısı'nda, bir arslanı andırır gibi gürler:

***

"Bre, bu kendi soyuna ihanet eden bir kekliktir... Soyuna ihanet edenin akıbeti er veya geç ancak budur..." der...

***

Başımıza ne geldiyse, belagat ve hitabeti iyi kullananlardan geldi...

***

O tılsımlı sözcüklerle, aklımızı başımızdan aldılar...

***

Dilleriyle çeldikleri gönlümüzü, elleriyle İslam düşmanlarının tabaklarına sunuverdiler...

***

Yalancı güzel ötüşlü sakalar, HACIEMMİLERİMİZİ her dönem başka bir melodi ile YOL'dan çevirdi...

***

Hele bazılarını “YOL bu yoldur” diyerek...

***

Şimdi yine birleri çıkıp güzel belağat ile etrafına binlerce KEKLİK indiriyor...

***

Üç-beş HASBİ HACIEMMİ'nin gözü ise kapıda; “Bir Yavuz daha gelir mi ?” diye...

***

Güzel ötüşlü sakalar, gittiğimiz yerin çayırlar olduğunu haykırsa da, çantadaki keklikler gibi hızla mutfağın yolunu tutmuş gidiyoruz...

***

Yolda vakit geçsin diye; “AVCILARIMIZI” överek...

 

Bu yazı toplam 4810 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar