1. YAZARLAR

  2. Kerem İşkan

  3. Tetikçiler geldi mi…?
Kerem İşkan

Kerem İşkan

DENGE
Yazarın Tüm Yazıları >

Tetikçiler geldi mi…?

A+A-

Bugün yazımızı birazcık uzun bir yazı gibi göreceksiniz… İstirham ediyorum lütfen sabırla okuyun… Kafanızda enteresan bir şekilde tuhaf ampullerin yandığını hissedeceksiniz…

***

Dünyamızı kimler yönetiyor? Kirli aileler, kirli şirketler… Kalkındırma yalanı altında-milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri 'bilimsel' gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler…

***

ABD'de tam 24 yayınevinin yayınlamaya korktuğu, John Perkins adlı yazarın 5 kez yazmaya karar verip, her seferinde rüşvet ve tehditlerle vazgeçirildiği, yayınlandığı ülkelerde gündemi sarsan, tüyler ürperten gerçekler “Bir ekonomik tetikçinin itirafları” adlı kitap gerçekten oldukça sarsıcı…

***

Ekonomik Tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir…

***

Dünya Bankası, ABD Uluslar arası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar…

***

Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır... Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaştı…

***

Yazar John Perkins kitabında bunlarla, ilgili çokça yaşanmış örnekler koymuş… Ve kitabında “Biliyorum çünkü ben de bir ‘Ekonomik Tetikçiydim’ (ET) ” diyor…

***

Sene 2005 Türkiye ile bir alâkası olmayan John Perkins kitabında anlatıyor…

***

"Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız…  Sonra onlara arabalarımızı satarız…

***

Sonra bankalarını satın alırız… O bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız...

***

Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle

***

O ülkeye Dünya Bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız… Ayarlanan kredi "ASLA" o ülkenin hazinesine gitmez... O ülkede ‘proje‘ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer… Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havaalanları yapılır...

***

Aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton… Bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır...

***

Toplum bu düzenekten hiçbir şey kazanmazAma ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur… Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır…  Plan böyle işler…” diyor Ekonomik Tetikçi Perkins kitabında…

***

Ve devamını anlatıyor John Perkins; “Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki; ‘Bize büyük borcunuz var ödeyemiyorsunuz… O zaman petrolünüzü satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Milletler de bizim için oy verin! Elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın...’

***

Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz... Bu, ikili, üçlü, dörtlü bir darbeler serisidir."  (Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları - John Perkins)

***

Tanıdık geldi mi Hacıemmim… Bugün olmazsa yarın illa öpecekler, kaşını gözünü oynatıp durma…

Bu yazı toplam 11399 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar