1. YAZARLAR

  2. Yasin Köseoğlu

  3. Konyaspor 1981-2004
Yasin Köseoğlu

Yasin Köseoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Konyaspor 1981-2004

A+A-

Konyaspor deyince akla ilk başta, bir zamanlar ismiyle özdeşleşmiş Kombassan ve o dönemin şaşalı kadrosu akla gelecektir. Fakat geçmişi daha eskilere dayanan bu kulüp 1981 yılında iki şehir kulübünün birleşmesiyle ortaya çıkmıştır. Yeşil-Beyaz renklere sahip olan Konya İdmanyurdu ile Siyah-Beyaz renkleri kullanan Konyaspor 1981 yılında birinin ismi diğerinin renklerini alarak tek çatı altında toplanmıştır.

Bu birleşmenin ardından 1987-1988 sezonunun sonunda Konyaspor tarihinde ilk defa 1.Lige çıkma başarısı göstermiştir. Belediye başkanı ve Kulüp Başkanı olan Ahmet Öksüz ve Teknik Direktör Özkan Sümer bu başarıda büyük pay sahibi olmuştur. 1.ligde oynarken kadrosunda Mücahit Yalçıntaş, Fuat Yaman, Sinan Bayraktar, Bahattin Güneş, Suat Kaya gibi futbolcuları da bir dönem barındıran Konyaspor 92-93 sezonunun sonunda bir alt kümeye düşmek durumunda kalmıştır. 98 sezonunun başında ise, dönemin büyük holdinglerinden olan Kombassan Holding futbol ve basketbol takımına sponsor olmuştur. Futbolda istenilen başarı gelmese de basketbolda ilk sene 1.lige çıkan takım 2000 senesine kadar 1.ligde kalma başarısı göstermiştir.(Basketbolda destek 96 senesinde başlamış ve şampiyonluk gelmiştir) Hatta bu dönem içerisinde basketbol takımı Koraç Kupası'nda mücadele etme başarısını da göstermiştir. 2000 senesinden sonra ise ekonomik kriz ve futbola verilen ağırlık yüzünden basketbol takımı kapatılma kararı alınmıştır. 

Futbolda ise istenilen başarı Kombassan devrinin hemen ardından gelen Mehmet Köseoğlu ve ekibi tarafından elde edilmiştir. Zor günlerden geçen Konyaspor için o dönem ''düşmesin yeter'' söylemleri dillendirilmiş olsada; takım herkesi şaşırtarak 65 puanla Akçaabat Sebatspor'un önünde şampiyon olarak ligi tamamlamış ve Süper Lig'e tekrardan dönmüştür.

Zor günler demiştik. Evet takım kayyumdan son anda kurtarılmış, Vali Ahmet Kayhan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özkafa'nın taşın altına elini sokması ile Mehmet Köseoğlu başkanlığında yönetim oluşturulmuştu. Fakat Konyaspor'un dönemin parası ile yaklaşık olarak 6.5 trilyon lira borcu bulunmakta ve herhangi bir geliri yoktu. Esnafından iş adamına, öğrencisinden işçisine herkes taşın altına elini attı.3 günde 23 tane futbolcu transfer edildi.Takımın başına Hüsnü Özkara getirildi.

Şampiyonluğun yanında ise en büyük başarı takımın borçlarının büyük bir kısmının kapatılmış olmasıydı. Planlı çalışma ve toplanan yardımlarla vergi borçları kapatılmış, Kombassan Holding'e olan borçlarında büyük bir kısmı ödenmişti.

Şimdi takım Süper Lig'e çıkarken başı daha dik, hedefi üst sıralar olan bir takım olmalıydı. İlk senesinde sansasyonel transferler yapan Konyaspor, Ogün Temizkanoğlu kaptanlığında başarılı olmayı hedefliyordu. İlk maçında bunun sinyallerini veren Konyaspor Trabzonspor karşısında maçın büyük bir kısmında 10 kişi oynamasına rağmen Zafer Biryol'un golüyle 3-3 berabere kalıyor ve taraftarları memnun ediyordu.

15.Hafta sonunda Hüsnü Özkara istediği sonuçları elde edemeyince görevinden istifa etti. Yerine geçici olarak antrenör Mehmet Yıldırım getirildi.

2.yarı öncesi kısa süreli Ziya Doğan dönemi yaşansa da daha sonrasında Konya için efsane olacak bir isim göreve geldi. Kendisini Denizlispor ve Ankaragücü’nde kanıtlamış bir isim Mehmet Tevfik Lav ve ekibi artık Konyaspor'un başarısı için çalışacaklardı. İlk maçında Trabzonspor deplasmanında 3-0 lık net bir galibiyet alan takım o sene içerisinde sadece şampiyon Fenerbahçe'den puan alamamış, Beşiktaş ile 2 kere berabere kalmış, Galatasaray ile 1 galibiyet 1 mağlubiyet Trabzonspor önünde ise 1 galibiyet 1 beraberlik ile önemli bir başarı elde ederek ligi 11.sırada tamamladı.(7.sıradaki takım ile arasında 2 puan fark var)

Bir diğer başarı ise ''bermuda şeytan üçgeni'' tanımlamasının meyvesini verip Zafer Biryol'un Altan Aksoy ve Cenk İşler'in yardımları ile sezonu 25 golle gol kralı olarak kapatmasıydı. Bu üçlü Süper Lig'in en etkili forvet hatlarının içinde geçiyordu.

Sezonun üzücü anı ise 4 Nisan günü haberini televizyonlarda son dakika olarak aldığım Tevfik Hoca'nın vefatıydı. Memleketi Manisa'ya giderken, eşine ve oğluna erken kavuşmak için maç çıkışı yola çıkan Tevfik Lav trafik kazasında elim bir şekilde hayatını kaybederken tüm spor camiasını yasa boğmuştu. Cenazesine takım rengi ayırtetmeksizin her çevreden insan katılmış, duygu yüklü bir tören yaşanmıştı. Daha sonrasında ise Konyaspor'un Tatlıcak tesislerinin ismi

Günümüzün en çok kullanılan sosyal platformlarından birisi olan blog sayfalarından bende mahrum kalmak istemedim. İlkyazımı da sizlere kendimi tanıtarak başlayarak yazıyorum. 27 kasım 1989 tarihinde Konya'da doğmuş olan şu an ise Yıldız Teknik Üniversitesi sıralarında dirsek çürütmekte olan birisiyim. İsmimYasin Köseoğlu. İlköğretim ve Liseyi Konya'da okuduktan sonra 2008 yılında YTÜ inşaat mühendisliğine kayıt oldum. En büyük ilgi alanım spor. Ki büyük ihtimalle bu blogger da bayağı bir spor yazısı göreceksiniz.

Şimdilik bu kadar.

İyi okumak iyi anlamak dileğiyle.

Bu yazı toplam 6343 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.