Ebubekir Mücevher

Ebubekir Mücevher

Yazarın Tüm Yazıları >

Hayâ Takvimi

A+A-

Görüntü her zaman için önemlidir.
İnsan kendini şekilcilik, tablosunda bir çizgi olarak renklendirirken, siyahi bir renk alır kalp.
Renkli kalıpların, renksiz kalpleri vardır.
Doğru düzgün hiçbir şey yapacak yetenekte olmamakla birlikte, bilgiçlik satan kimseler vardır.
Ivır zıvırın zıvanasından çıkan gürültülü görünüşler ve inanışlar türer.
Modern çağın, yegane insanı olduğunu söyleyen bir insanlık güruhu. İrtica (gericilik) kabul ettiği geçmişin, olgularını işine geldiği gibi kullanarak benimser.
21 yy. da baş mı örtülür yahu diyen zihinler? Bilmem kaç asır önce yaşamış bir topluluğun yani Maya’ların o kıt, astronomik bile olmayan, sallamasyon bir takvimine endekslendi.
Efendim kıyamet 21 Aralık 2012’de kopacak mı? Kopmayacak mı?
Bu entelektüel geçinen, modernizm ağacında sallanan, maymun kökenli insanların zihinlerindeki skolâstik çağ öncesi karanlık hala çok güzel şekilde insanlığın önünü aydınlatıyor.
Geçtik bunları.
Bir kere Maya’lardan daha çok, astronomi ve gelecekle uğraşan bir kabile vardır.
Haya’lar.
Harflerin şapkasını isteyen koysun isteyen, koymasın.! Ben şapkasız kullanacağım bundan sonra harflerimi, beynim üşüsün biraz. Çünkü sinir ve zifir fokurtuları içerisindeyim.
Hayâ Takvimi Hakkında Bilgiler.
Hayâ takviminin üç çeşidi vardır.
Birincisi.
Haya’l takvimi: Bilgiçlik budalalarının, ve kendi kör kuyularında eşelenen insani varlıkların. Kötülüğe ve yanlışa meyilli zaman dilimlerinde kurduğu kötü kabuslar değil, insan olmanın gerekliliği ve hayır için sürekli bir düşünce ve istişare içerisinde olan, insanların kullandığı bir takvimdir.
Çünkü dünya HAY diyebilen Ellerle inşa edilir.
İkincisi:
Haya’t Takvimi: Bu insani kavramlarla belirlenmiş bir çizelgesel zaman akışın değil, her şeyin yegane sahibi olan O (c.c.) insanları var edişinin takvimidir. Bir diğer deyişle “Ahsen’i Takvim” üzere yaşayan insanların kullandığı bir takvimdir.
Üçüncüsü:
Hayâ Takvimi: Ar ve utanma evrelerini, Kâr ve menfaate endekslemiş, uçkur çukurunda bocalayan insanların, kendi zaman dilimlerinden çıkardıkları ve ismini medeniyet koydukları bir zamana inat, Önce Ahlak ve Maneviyat diyebilen bir çizginin takvimidir.
Gelelim kıyamet senaryolarını, eğlenceye dönüştüren bir toplum yapısına.!
Kıyamet kopuyormuş, bizde kopsak ya..!
Zaten havalarda soğumuştu, cehennemde biraz güneşleniriz..!
Z raporunu alıp öyle gideyim bari.!
Toz almayayım bari yarın her yer toz olacak, duman kıyamet falan..!
Diyenlere.
Sizden İnsanlık Kopmuş, Merak etmeyin Hayvanlara Kıyamet Yokmuş.
diyorum.
Şimdide gelelim kütükte Müslüman ve kütükleşmiş Müslüman odunlara…
Her şey iyi güzel, diyerek mutluluk naraları içerisindeki, kelebeksel algılarınızdan kurtulup, pembe gözlükleriniz varsa çıkarın..!
Dünyanın sonu geliyor.
Hayal kurmayı bırakın, gerçeği görmenizi sağlayan gözlükleri takın.
Yani dışarıya, çevreye, reel ve gerçek denen şeylere değil, içeriye bakın.
Yukardan gelebilecek, bir göktaşı yada tepenize inecek bir “ALLAH Sopa’sı” beklemeyin.
Jung’un dediği gibi “Dışarı bakan düş kurar, içeri bakan uyanır.”
İçimizdeki sır üflendi..!
İçimizdeki iman koptu..! Gözlerimizi demirlediğimiz limanlar, şimdi bir bir tarumar..!
Sıratı düşleyen suratlarımız yok artık..
Sırıtan yüzlerimizde gülümseme modüler bir ek artık.
Kırıtan, kalçalara sahibiz..!
Kabahatlerimiz, kaba etimizden büyük..!
Maksatlarımız makaslanmış?
Talihimiz makus..!
Kıyamet kopmadan ey insan içindeki Kıyameti Kus..!
Kıymetline* sarıl ki Kıyamet sana gül yapraklı kucağını açsın..!
Not: Kıymetlin: (Biricik İnancın ve insanlığındır.)

Bu yazı toplam 4769 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.