1. YAZARLAR

  2. Mehmet Ali Uz

  3. GAZNET'in İşleri
Mehmet Ali Uz

Mehmet Ali Uz

SOHBET
Yazarın Tüm Yazıları >

GAZNET'in İşleri

A+A-

Geçen yıl, kış aylarına doğru Yaka Başkalaycılar Sokağı’ndan doğalgaz geçirdiler. Bahsettiğim o sokak, baştan sona kadar pırıl pırıl parke kilit taşı döşeli. Meram Belediyesi bu yolu beş altı yıl önce yapmıştı. Ve yol gerçekten çok güzeldi.
GAZNET boru döşerken yolun bir kısmını dikkatlice açıp örtmüş, Bir bölümünü ise bütün pisliğiyle olduğu gibi bırakmış. Kırılan taşlar sebebiyle Fincancılar Sokağı’nın başlangıcında 1,5-2 metre kadar bir yerine de taş döşeme yerine, iri çakıl döküp gitmişler. Son derece çirkin bir manzara oluşturuyor. Sokak bir yıla yakın bir zamandan beri bu vaziyette duruyor.
Çalışanların yaptıkları bu kadarla da kalmıyor. İşçiler benim bahçenin tam ortalarına doğru bir yerde, harç karıp kullanmışlar. Anlaşıldığına göre harcın bir kısmı artmış. Bunu da duvarın üzerinden benim bahçenin içerisine atmışlar. Benim bundan baharın haberim oldu. Bir kısmını ameleye toplattım, bir kısım kalıntıları hâlâ duruyor. Hangi vicdan ve insaf bunu hoş görebilir? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle ciddi bir müessese bunu nasıl yapar? Veya nasıl yaptırır? Yapılanları hiç kontrol etmezler mi?
Bizim nazarımızda GAZNET ciddi bir müessese. Bu işleri ister kendisi yapsın, ister birilerine yaptırsın, yaptığı işi düzgün yapması, yaptırması, çevreyi kirletmemesi ve kimseyi rahatsız etmemesi gerekmez mi?
Bir belediye yetkilisi ile karşılaştığımda, yapılanları anlattım ve durumdan şikâyetçi oldum. O zat bana: “Öyle yapıyorlar” cevabını verdi. Demek ki şirket veya iş yaptırdığı taşeron firmalar, bu durumu alışkanlık haline getirmiş. Her geçtiği yeri bozup, dağıtıp gidiyor. Vatandaş da bunu sineye çekip, şikâyetçi olmuyor. Her şeyi belediyelerden beklememek gerektiği gibi vatandaşın da belediyeler tarafından mahallesine veya sokağına getirilen hizmetlere sahip çıkması gerekir.
Özellikle son günlerde GAZNET’te karşılaştığım olaylarla inanın benim şirkete karşı güvenim sarsıldı. Müessese ile ilişki kurmamdan bin pişman oldum.
Araboğlu Makası’nda kiralık bir evim vardı. Aynı apartmandan bir aile daireye kombi koyarsam, benim daireyi kiralayabileceğini, oturduğu ev sahibiyle anlaşamadığını söyledi. Bir şirketle anlaşıp kalorifer tesisatını döşettik. Baca bağlantısını da diğer dairelerdeki gibi yaptılar. Bir gün şirketten GAZNET’e abone olmam için telefon ettiler. Önce belediye yanındaki adres tespit yerinden gerekenleri yaptırdım. Burada bana GAZNET’in Özkaymak Oteli’nin yanında olduğunu söylediler. Arabayı Kule Site’nin önünde bir yere park ettim. Sıcak bir gündü. GAZNET daha ileride imiş. Yorgun argın daireyi bulduk. Bir görevliye abone olmak istediğimi söyledim adres tespit evrakını verdim. Görevliye abone bedelini ödedim. Görevli elime bir sürü evrak verip bunların fotokopilerini yandaki süpermarketin arkasındaki çay ocağından yaptırıp getirmeme söyledi. Adres tespit yerinde hüviyet ve tapu fotokopilerini almışlardı. Tekrar bunların fotokopilerini isteyip vatandaşa eziyet etmenin ne anlamı var. Eğer mutlaka bunların fotokopisi çıkacaksa oraya bir fotokopi makinesi koyup parasını alın. Halka kolaylık olsun. Süpermarketi dolaştırıp, vatandaşa eziyet edilmesin. Her ne ise zar zor bunların fotokopisini çektirip getirdim. Para verdiğim görevli yerinde yoktu. İki-üç kişinin bulunduğu yere varıp, meseleyi anlattım. Burada bir soru yağmuru başladı. Parayı nerede kime verdiğimi, soruyorlardı. Tepem attı. Elimle işaret edip: “Şurada oturan bir görevliye verdim. Bu adamın kim olduğunu nereden bileyim. Sonra bu görevlinin kestiği makbuzdan onun kim olduğu belli değil mi?” dedim. Tavırları hiç de kibarca değildi. Evrakları elimden aldılar. Bir kısmı kendilerinde kaldı, bir kısmını da bana verdiler.
Bir Çarşamba günüydü. Kiracınız acele GAZNET’e depozitsini yatırsın diye telefon ettiler. Kiracıyı aradım. Bu işi yapacak olan kiracım, haftada üç gün diyalize giriyormuş. O sıralarda da diyalizde imiş. Diyalizden saat 18.00’de çıkarmış. Neticede o gün depozite yatırılamadı.
Bir zamanlar tek parti döneminde “Bu gün, git yarın gel” zihniyeti hâkimdi. O zamanlar âdeta vatandaşa eziyet edilmekten zevk alınırdı. Millet bu zihniyeti bir daha hortlamamak üzere tarihe gömdü.
GAZNET’te öyle bir uygulama var ki, o gün o işin yapılamamasında dolayı gazın açılması bir hafta sonraya tehir ediliyor yani “Bugün gidin bir hafta sonra gelin” diyorlar.
Bir problem daha çıktı. Efendim, yönetmelik değişmiş arka bahçe beş yüz metreden az olduğu için kombi diğer dairelerdeki gibi bağlanamazmış.
Gelen görevli kombiyi salona bağlarsanız gazı ancak o zaman açarım diye tutturmuş. Bu olay bana yirmi beş yıllık bir olayı hatırlattı.
Bizim çocuklar o zamanlar Yaka’da bir kooperatife üye olmuşlardı. İnşaat bitmek üzere bir bakalım dediler. Daireyi gezerken balkon kapılarının 55-60 santim kadar çok küçük yapıldığını gördük. İnsan yan dönmeden balkona geçemiyordu. Bu sırada kooperatifi kurup inşaatı yapan delikanlı geldi yanımıza. Delikanlı bizim inşaat Fakültesi’nden mezun olan bir talebemiz. “Sen haydi, 55-60 santim balkon kapısı olmayacağını bilmiyorsun, hiç görgünde mi yok” deyince, genç özürler dileyip “Hocam ilk işimdi acemiliğime geldi” dedi. Kombinin salona kurulması balkon kapısının darlığından daha beter bir iş değil mi” Allah aşkına salona kombi kurulur mu?
Herhangi bir aksaklıkta gazın açılması bir hafta ileriye atılıyor ve bugün gidin bir hafta sonra gelin diyorlar. Bu çağda bu zihniyet biraz çağ dışı değil mi? Bu zihniyeti kim hortlattı? Kiracım zavallı kadıncağız haftada üç gün diyalize giriyor. Eşyanın yarısı taşındı gaz açılmadığı için tamamen taşınamadılar ve perişan oldular. Şimdi, kombi dahil pek çok şey değişecek. Bu ne biçim yönetmelik, şehrin merkezinde beş yüz metrekare bahçeyi nerede bulacaksınız.
Konuyu kime açarsam, GAZNET’in tekelden kaynaklanan ve devamlı zorluk çıkaran bir davranış içerisinde olduğunu söylüyor.
Şehir evine ve bahçeye ocak ve şofben için tesisat döşetecektim, GAZNET’in çıkaracağı zorluklardan korktum. Şimdi ayda 60-70 lira tüp gaz parası vermeyi tercih ediyorum.
Kimseyle bir alıp veremediği yok. Maksadım vatandaşa eziyet edilmesin ve yapılan işler insanlara sıkıntı vermesin.
Zaman, hizmet zamanı… Artık eski anlayışlardan eser kalmamak üzere… Bakın devlet son zamanlarda kamu binalarında engelliler için büyük değişikliklere gitti. Muayyen yaşın üzerindeki emeklilerinden isteyenlere maaşlarını bile evlerine götürüyor.

Bu yazı toplam 6874 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.