1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. Fıkıh soru ve cevapları
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Fıkıh soru ve cevapları

A+A-

S.1) Hocam, besiciyim elimde 28 tane sığır var, otuza ulaşmıyor, bunların zekâtlarını verecek miyim? Eve bir tanesini kurbanlık ayırıyorum, bunun da zekâtını verecek miyim? Açıklar mısınız?

C.1) Satın almıyor, evde üretmişseniz otuza varmayınca zekâtı olmaz. Alıp besleyip satıyorsanız ticaretini yapıyorsanız, o malın piyasanın biraz altında bir fiyatla hesap ederek, zekâtını vereceksiniz. Otuz sayısı kendi damızlıktan yetiştirenler için ticaret malları buna girmez. Hanefi ve Şafi mezheplerine göre satmaktan vazgeçip eve ihtiyacı için ayrılan malın zekâtı olmaz, çünkü o mal ticaret malı olmaktan çıkmıştır. (El mebsud2/98)

 

S.2) Hocam, Öşür nedir? Tarladan kalkan her mahsulün öşürü var mıdır? Oranları nedir? Mesela bahçede iki ağaç kaysı var, bunlarında öşürü var mıdır? Açıklar mısınız?

C.2) Türkiye toprakları tapu edilebilir, alınıp satılabilir hale geldi, Bu açıdan çıkan mahsulün zekâtı verilecektir.

Kur’an-ı Kerim’de Allah (c. c) şöyle buyurur “Hasat mevsimi gelince mahsulün zekâtını verin” başka bir ayette “Ey iman edenler yerden çıkardığınız mahsullerin temizinden zekâtını verin” Onları arzdan çıkaran biziz. Öşür Oran; yağmurla sulanıyorsa 1/10(onda bir) Motorla, emekle sulanıyorsa 1/20 (yirmi de bir) öşür verilir. İmamı azam (r.a) hazretlerine göre çıkan mahsulün miktarı ne olursa olsun zekât verir, İmam Muhammed, İmam Yusuf ve İmam Şafiye göre çıkan mahsul 5 vesak, (953 kğ.) olmadıkça onların zekâtı olmaz, yani bir tonun altındaki meyve ve sebzelere zekât düşmez, İmameyinin görüşü budur. Öyleyse çıkan kiraz, kaysı, vişne ne ulursa olsun 957 kğ’dan aşağı ise öşürü olmaz.

 

S.3) Biz Antalyalıyız seralardan yılda birkaç mahsul alıyoruz. Hepsinin ayrı ayrı öşürü var mıdır? Açıklar mısınız?

C.3) Tarladan çıkan mahsullerden öşür verilir, siz tarladan kaç mahsul alıyorsanız ayrı ayrı öşrünü vereceksiniz. Bir mevsim salatalık, domates aldınız, motorla sulandığı için 1/20 (yirmide bir) Öşrü verilecektir. Çıkan mahsul bir tonu bulmuyorsa o mahsulün zekâtı yoktur.

 

S.4) Zekât çek ve senetle ödenebilir mi? açıklar mısınız?

C.4) Zekât olarak verilen çek ve senedin karşılığı varsa, fakir veya hayır kurumaları (Vakıf-dernek vs) bu parayı tahsil ettiği an zekâtı verilmiş olur. Şayet verilen çek ve senedin karşılığı olmazsa tahsil edilemezse, zekât vermemiş olacağından zekat borçlusu olur. Altı ay sonraya verilen çek ve senetten dolayı paranın değerinin korunması açısından biraz fazla zekât vermek lazım gelir.

 

S.5) Hocam; Devlete ödenen vergiler, zekât yerine geçer mi? Yahut vergi miktarı kadar zekâttan düşebilir miyiz?

C.5) Vergi ile zekât aynı değildir, Zekât Allah’ın emri olan İslam’ın beş şartından biridir. Müslümanlara farzdır. Müslümanların varlık vergisidir.

Vergi ise; O ülkeyi o devleti idare edenlerin koyduğu beşeri olarak vatandaşların verdiğidir.

Zekâtın kimlere ve nerelere verileceği Kur’an’da bildirilmiştir, onun dışında verilemez. Zekâtta temlik esası vardır, niyet şarttır. Devlete verilen vergi zekât yerine geçmediği gibi zekâttan da düşülmez.

=5000.-(beşbin) TL. Zekat borcu olan bir Müslüman vergi olarak da 1000.-(bin) TL. verdi ancak bunu zekattan düşemez, borçları var ise borçlarını düşer kalanın zekatını verir.

Osmanlı döneminde idari yapı İslam’dı, devlet zekât toplar, öşür toplardı, toplanan paralar İslam’a göre harcanırdı. Şimdi devlet idaresi öyle değildir.

 

S.6) Ulusal bir televizyon proğramında  dinledim, Zekat veren verirken bu benim zekatımdır diyecek, niyet edilip söylenecek, alanda ne için aldığını bilecek deniyor, siz ne dersiniz.?

C.6) Zekât verirken niyet şarttır, verirken dille söylemek yoktur. Fakiri incitmek doğru değildir. Söyleyen yanlış söylemiş olabileceği gibi sizde yanlış anlamış olabilirsiniz. Kalben zekât verilecek şeye niyet etmek yeterlidir.

 

S.7) Damadım hasta olunca, işinden oldu, ciddi sıkıntısı var, kayınbabası olarak zekât verebilir miyim? Açıklar mısınız?

C.7) Hanefi ve Şafi mezhebine göre damat öz evlat sayılmadığı için gerçekten muhtaçsa ona zekât verilir. Bu konu istismara açık, torunlarına veremeyeceği için dolaylı yoldan damadına verirse, damadın sıkıntılı bir durumu yoksa o da doğru değil, ancak zekât yerine geçmez, sadaka olur.

 

S.8) Sayın hocam; İki gün sonra Hacca gidiyoruz, önce Medine’ye gideceğiz, ne yapmalıyız? Açıklar mısınız?

C.8) Allah (c.c) Haccınızı mebrur sayinizi meşkür, ziyaretinizi kabül etsin. Siz Medine’ye gidiyorsunuz, sizi kim karşılayacağını düşünün Allah Resulü (s.a.v) karşılayacak, ona göre elinize, dilinize, gözünüze, kulağınıza, kalbinize sahip olacaksınız. Beş vakit namazı Ravza’da kılacaksınız, namaza yetişemezseniz bile geçen namazı orada kılın. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur “Men salla fi mesidi heza erbaine salatan lete fühü kütibet le hu beratun minnar ve beraatun minel azab ve berie minannifak”  “Kim benim mescidimde hiç ara vermeden kırk vakit namazını kılarsa Allah onu cehennemin ateşinden, şikak ve nifaktan korur”  buyurur. (Buhari,Termizi) Bu hadise göre Medine’de kaldığınız sürece namazları Ravza’da kılın  aksatmayın inşallah.

 

S.9) Hocam; Ticari vize ile Hacca gideceğiz, biz hacı olabilir miyiz? Hangi hacca niyet edeceğiz, nerede niyet yapacağız? Açıklar mısınız?

C.9) Siz hac niyeti ile gidiyorsunuz, uçakta ihram giyilmesi çok zor, bir de mikat sınırını bilemezsiniz, havaalanında niyet edin, Hacca bir hafta kala giderseniz kıran haccına niyet etmenizi tavsiye ederim. Haccın kabul olması için üç şart vardır. 1-Arafat’ta belli günde, belli saatte bulunmak. 2-Kabe’yi tavaf etmek, kurban kesmek, şeytan taşlamak vacibdir. Şayet Mekke’de saydan sonra tıraş olmakta vacibdir. Siz Taife inerseniz normal yoldan gelirseniz yolda kontrol var, ticari vize olduğu için geçirmezler, Ancak Arafat’tan yol var biraz masraflı ve uzak olur, orada teftiş yok, o yoldan gitmeye çalışın Haccınız olur Allah (c.c) kabul etsin.

 

S.10) Hocam; İhram yasaklarından bahseder misiniz?

C.10) Havaalanında niyet edip ihrama giriyorsunuz, o andan itibaren yasaklar devam eder.

1-Erkekler içlerine külot, atlet, çorap, takke giyemez, başlarını örtemezler.

2-Kadınlar dahil koku süremezler, özellikle uçakta mentollü mendil, lavabolarda deterjan kokulu mendil, kokulu sabun kullanamazlar.

3-Tırnak kesemezler.

4-Traş olamazlar.

5-Canlı bir şey öldüremezler, harem bölgesinde ağaç yaprağı koparamazlar.

Not: Hacı ölü gibidir, eline, beline, diline sahip olacak, dikişli elbise erkekler kapalı terlik giyemezler. Allah kabul buyursun, bizi de duanız arasına katıverin.   

 

Selam ve dualar. 04 Ağustos 2016

 

Ali Galip DOĞAN/İrşad Vakfı Başkanı

Bu yazı toplam 530 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.