1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Eğitimde 4+4+4 Formülü
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitimde 4+4+4 Formülü

A+A-
27.02.2012 tarihli 28 Şubat isimli yazım hakkında okuyucularımdan Alihan Bey şöyle der: “Kesintili ama zorunlu olmamalı. Sayın yazar; "4+4+4 zorunlu eğitime mutlaka geçilmeli" diyorsunuz. Yeni eğitim sisteminin, kesintisiz ucubesinden kurtarılarak kesintili hale getirilmesi bir gerekliliktir. 4+4+4 olarak uygulanması çok olumlu bir gelişme olacaktır. Ancak zorunlu olması konusu tekrar düşünülmelidir. İstidadı okumaya değil meslek öğrenmeye yatkın olan çocuklarımız 19 yaşından sonra çıraklığa nasıl başlayacaktır? Selamlar.
Sayın okuyucum, 12 yıllık eğitim kesintili olacaktır. Siz zorunlu olmasın, diyorsunuz. Saygı duyarız. Beş yıllık ilkokul zorunluydu,  sekiz yıla çıkartılması sizin de dediğiniz gibi bir ucubedir. Kesintili 4+4 zorunlu olsun. Çünkü ilk dört yıldan sonra birçok aile çocuklarını okutmayabilir. Cehaletin ne anlama geldiğini siz de biliyorsunuz. Kesintili olunca çocuklarımız istedikleri okullara gidecekler. Kimisi meslek liselerin, kimisi imam hatip liselerin orta kısmına kaydını yaptıracaktır. Orta kısmı bitirdikten sonra okuma kabiliyeti olan çocuklarımız liseye devam edecektir. 4+4+4 zorunlu eğitime bir an önce geçilmeli, sözümü, 8 yıllık zorunlu eğitim ucubesinden bir an önce kurtulmak için söylemiştim.
4+4+4 zorunlu eğitim konusunu ayrıca ele alıp bu konudaki düşüncelerimi söyleyecektim. Kesintili 4+4 zorunlu eğitime önümüzdeki yıl geçilmeli. İlgililer, kesintili 4+4+4 zorunlu eğitime geçilmesi için üzerinde çalışma yapmaktadır. Sizin dediğiniz gibi 12 yıl zorunlu eğitim kesintisiz değil, bunun başta bilinmesi gerekir. Bir yanlış anlama var.
4+4+4 kesintili zorunlu eğitime alt yapı oluşturulduktan sonra geçilmeli. Yani fiziki şartlar hazırlanmalı. 50’şer 60’şar sınıflarda ders işlenmez. Öğretmen açığı giderilmeli, müfredat programı yeniden hazırlanmalı. Bugünkü lise müfredat programını bütün öğrencilerimizin kaldırması mümkün değil. İmam hatip liselerine öğrenciler imtihanla alınmalı, aksi halde bu okulların eğitim kalitesi düşer. Meslek Liseleri’nin bir Anadolu kısmı olmalı, bir de düz kısmı olmalı, her ikisinin müfredat programı ayrı olmalı.  Çünkü öğrenciliğimden beri biliyorum ki birçok öğrenci ortaokulu,  imam hatip liselerinin ve meslek liselerinin orta kısmını bitirememiş ve orta kısmından ayrılmıştır. Kimi de lise kısmını bitiremeden ayrılmıştır. Bu durum dikkate alınmadan 4+4+4 kesintili zorunlu eğitime geçilmemeli. Şunu demek istiyorum: Bütün öğrenciler hâlihazırdaki lise müfredat programını yürütemez. İstidadı okumaya değil, meslek öğrenmeye yatkın olan öğrencilerimizim lise müfredat programı hafifletilmeli. 
Sekiz yıllık kesintisiz eğitimin çıkartılmasının sebebi, öğrencilerin eğitim seviyesini yükseltmek değil, imam hatip liselerin, Kur’an kursların önünü kesmek yani on iki yaşına kadar Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okuma, hafızlık ve din eğitimini yasaklamaktır. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmakla da 18 yaşına kadar Kur’an ve din eğitimini yasaklamaktır. Nitekim dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç ve Prof. Dr. Nemci Yüzbaşıoğlu 18’ini doldurmayan öğrencinin din eğitimi hakkı olamaz, diye rapor vermişlerdir. (Zaman Gazetesi 26 Şubat 2012)
İttihat ve Terakki yani Ergenekon iktidarda kalmış olsaydı, şimdi zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmak suretiyle söz konusu rapor uygulanmış olacaktı. Onlar için alt yapının hazır olması önemli değil, yeter ki öğrenciler söz konusu yaşa kadar Kur’an ve din eğitimi almasın, kendileri gibi materyalist, laik- Kemalist, sol- sosyalist, milliyetçi- faşist, Şamanist ve mideci olsun.  “Onların bir planı varsa Allah’ın da bir planı vardır. Onlar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.”
İslam dinine göre buluğ çağına giren bir genç mükelleftir. Ülkemizde kızlarda ortalama buluğ çağı 10–13 yaşları arası, erkeklerde 12–15 yaşları arasıdır. Bir çocuk 15 yaşına girdiği halde buluğ çağına girmemiş olsa bile mükelleftir. Dolayısıyla her Müslüman öğrencinin buluğ çağına girmeden ilmihal bilgileri dediğimiz dini bilgileri öğrenmeleri üzerlerine farzdır. Yani ibadetle ilgili bilgiler, ahlak, ticaret, evlenme- boşanma gibi muamelat ile ilgili bilgileri bilmesi gerekir. Kısacası haram ve helalleri bilmesi gerekir. Dolayısıyla yukarıda ifade ettiğim raporun hiç bir dayanağı yoktur, indi bir mütalaadır, bu rapor,  akla, iz’ana, din ve vicdan hürriyetine ve insanlık onuruna aykırıdır. Bu şekildeki bir raporu ne bir Yahudi, ne bir Hıristiyan ve ne de şeytan hazırlatabilir ve yazabilir….
Bakın,  Eğitim Sen,  dönemin YÖK raporunu uygulayamama ezikliğini nasıl formüle etmiş: “4+4+4 = 4 Karanlığa teslim olmayacağız.” İşte bu zihniyet böyledir. Karanlığın, aydınlığın ne demek olduğunu bilemeyecek kadar basiretsizdir. İçinde bulunduğu, yuvalandığı karanlığı aydınlık, aydınlığı karanlık zannedecek kadar zavallıdır.
Karanlık, din ve vicdan hürriyetini kısıtlamak demektir. İnsanın inanma ve inancını yerine getirme ve tebliğ etme hürriyetini ellinden almaktır.  Vahye gözleri kapatmak ve kulakları tıkamaktır, Rabbe kafa tutmaktır. Yani Kur’an ve din eğitimini kısıtlamak için sekiz yıllık kesintisiz ucubesini çıkartmak; günü gelince kesintisiz 12 yıllık zorunlu eğitimi çıkartmak için böyle anlamsız, akla, iz’ana aykırı rapor hazırlatmak ve yazmaktır.
Sonuç olarak diyoruz ki: Kesintili 4+4+4=  12 yıllık zorunlu eğitimin alt yapısı kısa zamanda hırlanmalı ve yürürlüğe konmalı. Milli Eğitim Bakanlığı’na başarılar, dilerim. 
Bu yazı toplam 6366 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.