1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. Bugün Peygamberimize Olan İhtiyaç
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün Peygamberimize Olan İhtiyaç

A+A-

Bütün insânî değer ölçülerin en mükemmellerini şahsında toplayan, affetmenin, hoşgörü ve bağışlamanın eşsiz misallerini hayâtında sergileyen herkese ‘örnek bir hayat modeli’ sunan son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa’yı tüm insanlık mutlaka ama mutlaka tanımalıdır. Bilhassa da gençlerimiz O emsalsiz Nebi’nin hayâtını okuyup, öğrenmeli ve O’nun hayat modelini kendilerine rehber edinmelidir. Gençler hiç olmazsa dijital ekranlarda birçok ünlünün hayatlarını öğrenirken sevgili Peygamberimiz aleyhissalâtu vesselâm’ın hayâtını da çok sevdikleri ve bir türlü vazgeçmedikleri ekrandan doğru yerlerden okuyup, öğrenmeliler. O muhteşem şahsiyeti tanımadan hayatlarına rota çizenler dâima yanılgıların kucağına düşmekten kurtulamayacaklardır.
Hayatta karşılaşılan sıkıntı ve problemler insanları çıkmaz sokaklarda dolaştırabiliyor. Peygamber aleyhisselam üzüntüleri ve çirkinlikleri, iyilik ve sevince dönüştürme gâyesiyle her çeşit çileye katlanarak hayâtı kendisi için sonsuz bir mutluluğu kazanmaya hazır hâle getirmiştir. O aleyhissalâtu vesselam kendisine kötülük edenlere, canına kastedenlere, kendisini çok sevdiği memleketinden çıkaranlara karşı hiçbir şekilde aynıyla mukabele etmemiş, onlara hep dua etmiş asla beddua etmemiştir.
O aleyhissalâtu vesselam kendisine düşmanlık edenleri bile Müslüman olmalarından sonra bağışlamış onları engin bir şefkat ve hoşgörü ile kucaklamıştır. Hiçbir şekilde şahsına yapılanlardan dolayı intikam yolunu seçmemiştir. Peygamber aleyhissalâtu vesselam yüce kitâbımızdaki:“..Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür.(ona denk bir cezâdır.) Ama kim affeder ve haksızlık edenle arasını düzeltirse, onun da mükâfâtı Allâh’a aittir..” (1) prensibine göre hareket etmiştir.
O aleyhissalâtu vesselam Kur’ân’ın hakikatlerine uygun bir hayat yaşadığından kin ve nefret dolu câhili insanların kalplerini sevgiyle kuşatmıştı. O mânen ölü olan yürekleri İslâm’ın güçlü prensipleriyle diriltmiştir. O kendisine kötülük yapanlara ‘din kardeşliği’ çerçevesinde muhabbet dağıtmıştır. O Müslümanlara olmadık eziyetleri yapanları bağışlayarak düşmanlarının kalplerini kazanmayı bilmiştir.
Affıyla, merhametiyle ve kucaklayıcılığıyla birçok gönlü İslâm’a yaklaştırmıştır. Zirâ O Kur’ân-ı Kerim’deki: “ Kolaylık göster, affa sarıl, iyiliği tavsiye et, câhillerden de yüz çevir” (2) ilâhî emirleri hayâtına en güzel tatbik edendi. Affetmeyi, merhametli ve hoşgörülü olmayı, başkalarına düşmanlık beslememeyi herkesi sevmeyi söylemek, tavsiye etmek elbette ki çok kolaydır. İşin zoru bu tavsiye edilenleri pratik hayâta uygulamaktır. Yâni kâlin hâle geçirilmesi zor bir iştir. İşte Peygamber aleyhisselam bütün zorları hayâtına uygulayan ender bir şahsiyetti.
Kızdığında sinirlendiğinde: “..Öfkeyi yutmak, insanları affetmek…” (3) Ne güzeldir! Hep olumsuz tavırlar gördüğü insanlara güzel davranışlar sergilemek, tüm olumsuzluklara rağmen her şeyi ve herkesi Allah için sevmek, yanlış tavırlara karşı merhamet ve şefkat ile muamele etmek Peygamberî tavırlardır, kutsî erdemlerdir. Günümüzde kaldı mı acaba böylesi tavırlar demekten kendimizi alamıyoruz. Bugün hangi ahlâkî erdem azaldıysa önce kendimizden başlayarak onları çoğaltmalıyız. Yoksa bu gidiş gidiş değil.
Güçlü durumdayken bizi yapılan her ne menfi tavır var ise bağışlamak, zelil durumda olan zâlimden intikam almamak ve affedilmek için affetmek büyüklüktür. Bu emsalsiz davranışları ‘Kur’an ahlâkıyla ahlaklanan’ Peygamberimiz hep hayâtı boyunca yerine getirmiştir. Şu hadisi şerifleri bunu ifâde etmeye yeter; ‘Faziletlerin en üstünü, seninle ilişkisini keseni senin arayıp sorman, seni mahrum bırakana senin yardımda bulunman ve sana zulmedeni senin affetmendir.’ (4)
Bugün her zamankinden çok ihtiyâcımız olduğu şu günlerde O aleyhissalâtu vesselam’ın prensiplerini Şaban ayı hürmetine Rabbim hayâtımıza en güzel biçimde koymayı nasip etsin inşaALLAH.
-----------------------------------
1) Şûra, 40
2) Âraf, 199
3) Âli İmran, 134
4) Hanbel, Müsned, III, 438

Bu yazı toplam 4829 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.