1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Akılsız Arapların Yaptığına Bakın Hele
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Akılsız Arapların Yaptığına Bakın Hele

A+A-
Tunus, Mısır, Libya, Ürdün, Suriye, Umman, Bahreyn, Yemen, Cezayir, Fas derken isyan haberleri Kuzey Afrika’dan Orta Doğu’ya, Orta Asya’dan Kafkasya ve Balkanlara kadar her ülke sırasıyla birer birer hareketlenmeye ve başkaldırmaya başladı.
Hareket sırasını bekleyen ülkeler ve bölgeler ise işaret fişeklerini göstermeye başladı.
Tunus’ta 10 günlük bir hareketlenmenin ardından zulüm yönetimi devrilirken Mısır da ise üç hafta devam eden protestolar neticesinde Mısır Ordusu yönetime el koydu ve son firavun görevden ayrılmak zorunda kaldı.
Libya da ise bir diğer zalim halkını katlederek işbaşında kalma hayalleri içine girmiş bulunmaktadır.
Suud da, Ürdün de ve körfez ülkelerinde zalimler zulümleri devam etsin diye halklarından çaldıkları paraları istif ettikleri yerlerden çıkarmaya ve milyon hatta milyar dolarlarla ifade edilen miktarlarda nakit parayı isyanı önleme düşüncesiyle yokluk ve sefalet içinde bıraktıkları halkların bir göz boyama vesilesi olarak dağıtmaya başlamışlardır.
Yıllardır resmi ideolojinin dayatmasıyla okutulan kitaplara göre tarihimizdeki hemen her kötülüğün kaynaklarından biri olarak gösterilen cahil, yobaz, hain ve kaba bedevi Arapların yaptıklarına bir bakın hele.
Tunus’tan başlayıp diğer Arap ülkeleri ile devam eden ve uzun zamandır başlaması beklenen bu çok gecikmiş hareketlenmeler ve gelişmeler şerefli Türk basınının bazı kalemlerine göre sahipleri tarafından planlanmış isyanlar olarak yorumlamıştır.
Maalesef bu tür köşe yazıları ve yorumlar kendilerine giydirdikleri İslami kimliğin üzerlerinde iğreti bir şekilde durduğunu göremeyen Müslüman yazarların köşe yazılarında da görülmüştür.
Efendiler ortada üzerinde çok iyi düşünülmüş ve çalışılmış bir plan olduğunu ve bu hareketlerin ardında ABD’nin olduğunu düşünmek ve bunu yazılarla ifade etmek, en başta adı geçen ülkelerdeki zalim idarecileri devirmek için günlerce meydanları dolduran ve canlarını fedaya hazır olan Müslümanlara hakaret etmektir.
Kaldı ki olayların ardındaki saikleri, yani ABD’yi ve ABD’nin de aralarında bulunduğu sözde ülkeleri yöneten derin çeteyi görecek kadar basiret sahibi idiyseniz, bu ülkelerdeki milyonlarca Müslüman üzerinde bunca yıldır zalimler plan yaparlarken siz nerede ve ne işle meşguldünüz?
Fesada uğramaktan korktuğunuz hangi ticaretiniz, bu ülkelerdeki kardeşlerinize yardım etmenize ve onların bu han planlardan haberdar edilmesine engel oldu?
Elbette zalimler zulümlerinin dünya durdukça devam etmesine yönelik bir takım planlar yapacaklardır. Müslüman’ım diyenlerin kendileri ve planları nerede peki?
Her planın üstünde bir plan olduğuna inananların bir an önce hayata geçiriliverilmesini bekledikleri değişmez ve engellenemez gerçek plan, ancak ve sadece insanlar gerçekten hak ettiklerinde hayata geçecektir.
Hala kabile ve aşiret düzeniyle yaşamakta olduklarını görerek aşağıladığımız ve hor hakir görerek insan sıfatına dahi almadığımız Müslüman Arap ülkelerindeki halk isyanlarına dönersek bu ülkelerdeki zalim diktatörler elbet bir gün gideceklerdi.
Galiba o gün geldi veya o gün, galiba bugündür.
Defalarca askeri darbe mağduru olmuş Türkiye’de vatandaşların yapmaları gereken şey; oturdukları yerden naklen seyrettikleri olaylara yarım yamalak ağızlarla yapılan “bu bir devrim hareketidir, bu bir halk hareketidir, bu demokrasinin bir başarısıdır veya bu bir dış müdahaledir” yorumlarını izlemeyi bırakarak, zalim diktatörlere isyan olarak tanımladığımız bu hareketlere katılanların başkaldırılarına saygıda kusur etmemeleridir.
Eğitim, bilim-kültür, hukukun ve adaletin üstünlüğüne inanmak ve hayata geçirmek, insanca yaşama hakkına sahip bireyler olarak bilgiyi üretmek ve paylaşmak, her şart ve ortamda hesap verilebilir şeffaf idareler oluşturmak, insani değerleri her ortamda sürdürebilmek gibi değerleri ve birikimleri olmayanların ve işbaşına seçimle bile gelmiş olmasına rağmen geldiği günden bu yana Mübarek ya da Kaddafi türevi olmaktan başka bir şey olamayanların yapacağı şeyler değildir bunlar.
Evet diktatörlerin eninde sonunda zamanları dolacak ve gitmeleri gerekecek. Diktatörlerle birlikte peşine takılanlar da gidecek.
İster Afrika’da olsunlar, ister Ortadoğu’da olsunlar ister Konya da.
İster diktatörlerin kabilelerinden olmaları sebebiyle, ister diktatörün idare ettiği yağmalama ve talandan pay kapmak arzusuyla diktatörün yanında yer almış olsunlar.
İsterse kendilerini daha iyi yöneteceğini sandıkları bir lider bulamamış olmalarından dolayı diktatörün peşine takılmış olsunlar.
Eninde sonunda bu halkın sağduyusu galip gelecek ve bu günkü Arap ülkelerinde dağıtılan Petro dolarların bir fayda vermeyeceği gibi, burada dağıtılan reklam payları ve imar rant gelirleri de fayda vermeyecektir.

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.
Allah (cc)dan Hocamıza Rahmet Diliyoruz.
Mekânı Cennet Olsun. Tüm Müslümanların Başı Sağ olsun.

Bu gün 28 Şubat.
Halka rağmen halkı yönetmeye talip zalim düşüncelilerin “1000 yıl sürecek” hezeyanlarıyla topluma ağız dolusu hakaretler yaptıkları post modern darbenin yıldönümü.
Sahi bu gün siyaset yapıyorum diyenler o günlerde neredeydiler, hangi taraftaydılar acaba?
Ölümlerden veya 28 Şubatçılardan da mı ibret almazlar?
Bu yazı toplam 4242 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.