Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Haset Üzerine Mütâlâlar

Bugünkü yazımızda yine; ‘selam duâsı’yla başlasın efendim müsâdenizle;

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Son yazımızda; ‘Hakk’ın dostu olan evliyâlar âdeta O’nun gölgeleridir’ görüşü üzerinde fikirler serdetmiştik. Bugün de kaldığımız yerden devam edelim;

“Eğer yolda haset boğazını tutarsa, şeytan, hasette çok aşırı gidendir.”

Ey irfan yolunun yolcusu, eğer mâneviyat yoluna girme isteğinde isen hasetten mutlaka sakın ve bu hususta teyakkuzda ol. Zira haset insanı mahveder. Peygamber aleyhisselâmın hadisi şerifi var; ‘Hasetten sakının! Çünkü ateşin odunu yediği gibi haset de iyi amelleri yer bitirir.’ (Ebû Dâvud, Edeb, 44) buyuruyor. Şeytan, Hz. Âdem aleysselâm’ı haset ettiği için lânetlenmiş ve cennetten kovulmuştur. Dünyâda bilinen ve bilinmeyen tüm kötü işlerin merkezinde haset konusu vardır. Haset kötü bir hastalıktır. Bu beyitten anlaşıldığı üzere Hüsâmettin Çelebi devrinde yaşayanlar içinde, bu zâtın mükemmelliğinden dolayı onu kıskanarak haset edenler vardı.

‘Haset, insanın ilâhî nûru görmesini, Hakk aşkına ermesini engelleyen en kalın perdedir. Şâyet bir mürşide bende olma isteğiyle ona giderken bir takım şeytânî düşüncelere, özellikle de, o mürşidi kıskanma gibi duygulara kapılırsan, bil ki, gırtlağına sarılan bu mütecâviz duygu şeytanın, üzerine saldığı haset duygusudur. Haset, Hakk’a giden yolda en büyük mâniâdır.’((Mesnevî-i Mânevî Şerhi-İlk 1001 Beyit, Hüseyin TOP, Konya, 2008, s.254)

“Şeytan hasedinden Hazreti Âdem eleyhisselam’dan önce utandı, sonra onunla girdiği savaştan mutluluk duymaya başladı.”

Kurânı Azûmüşşan’da bahsedildiği üzere, şeytan Hz. Âdem aleyhisselâm’a secde etmedi, çok yanıldı, kibirlendi. Halbuki insana Allah Teâlâ tarafından ebedi saadetin ilim ve irfan bilgisi bahşedilmişti. Bu, ‘sonsuz huzur ve mutluluk’ demekti. İşte şeytan bu yönüyle mutluluk ve huzurun düşmanı oldu, aldandı, hüsrana duçâr oldu. Devamlı isyan hâlinde olan şeytan, Cenâbı Hakk’ın emirlerini yerine getirmeye çalışan müminlerle, sürekli mücâdele ederek onları yollarından alıkoymaya çalışmakta, dolayısıyla o kovulmuş şeytan, kıyâmete kadar mutluluk ve huzurla savaşmaktadır.

“Allâhu Teâlâ yolunda hasetten daha güç ve zahmetli geçit yoktur. Haset kendisine yoldaş ve arkadaş olmayan kimseye ne mutlu!”

Haset duygusu insanı yaşarken çirkin hallere düşüren, zillete duçar kılan bir duygudur. İnsanoğlu için zararlı, zem edilmiş kötü bir huydur. Haset etmek, Yüce Rabb’in rızâsına uygun düşmez. Hasetçilerin kalpleri devamlı sıkıntıdadır. Yine bu yerilen duygu insanlar arasında kin ve düşmanlık oluşturur. Bu çirkin duyguya sâhip olan kişi kendini düzeltmeye çalışmalı, Rabb’ine yönelmeli, O’ndan yardım istemeli, eğer bu kötü huyunu düzeltmezse başkalarının kendisine zarar vereceğini bilmeli ve böyle kişileri kendine arkadaş olarak seçmemelidir.

“İnsanın beden evine haset gelince, o gelen hasetten bütün evi kirlenmiş olur.”

İnsanın ruh dünyâsına, beden evine zem edilen haset duygusu girdiyse, işte o duygu kişinin bütün bir şahsı mânevîsini kirletir. Yine bu çirkin duygu hem kişinin kendisine hem de çevresine pek çok zararlar verir, yuvaları harap eder, güzellikleri yıkar hatta bir sülâleyi perişan eder.

“Gerçi insanın bedeni haset hânesi olsa da, Hak Teâlâ Hazretleri bu bedenlerin bâzısını temizler.”

İnsan kötü ahlak özelliklerinden haset ehli olsa da, Yüce Yaratıcı bâzı güzelliklerinden dolayı kendi merhametinden ötürü, insanlardan kimilerini kötülüklerden ve kötü huylardan arındırır, tertemiz kılar. O insanı mutluluğa lâyık kılar.

“Allâhu Teâlâ, Hazret İbrâhim ve İsmâil Aleyhisselâm’a; “Evimi temizleyin.” buyurmuştur. İnsanın bedeni, her ne kadar aslı topraktan da olsa nûrun hazinesidir.”

“Biz, Beyt'i (Kâbe'yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrâhim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrâhim ve İsmâil'e: Tavaf edenler, ibâdete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik.” (Bakara, 125) Cenâbı Hak bu emriyle, hakiki nûrun kaynağını, ibâdet edilecek mekânı, orada bulunanalar için temiz tutulmasını istemiştir. Ancak burada vurgulanmak istenen, o nur membaını ziyârete gelen hacılara sanki hitâben, zihin ve gönülleri haset-kibir-gurur gibi bozuk fikirlerden, kötü ahlâkî vasıflardan, nefsânî emellerden, şeytânî vesveselerden temizlenmesini emretmiştir ki, o kutsi makamlardaki meleklere, hayırlı düşüncelere, ilhamlara uygun hâle gelsin. Kâbe’nin aslı taş ve topraktan yapılmış bir yapıdır ama aslında o mekan bir nur kaynağıdır.

“Hasedi olmayana hile ve haset eylersen, o yaptığından, hasetten gönlün siyahlaşır, kararır.”

Haset, gönlü karartan kötü bir huydur. Haset gibi kötü bir duyguya sâhip olmayan arı-duru insanların hasedi, o hasetçi kişinin kendisine döner geri gelir, hasetçinin gönlünü harap kılar, onu perişan eder.

“Allah adamlarının ayağının altında toprak ol. Hasetçinin başına bizim gibi toprak dök.”

‘Ne kadar bilgin olsan da: “Her ilim sâhibinin üstünde bir bilen bulunur.” (Yusuf, 76) Âyeti uyarınca ilminle böbürlenme. ‘Yeryüzünün en yüce âlimi benim.’ Edâsına bürünme. İlim, Allah Teâlâ’nın en yüce sıfatındandır. Cenâbı Hakk’ın kendisi gibi ilmi de sonsuzdur. Sen o sonsuzluk ummanında bir damla bile değilsin; öyleyse enâniyete, kibru hasede kapılma.

İlmin iliği irfandır, ne kadar âlim olursan ol, bir irfan sâhibini buldun mu önünde eğil. Kendi ilmini onun irfânının önüne ser, kilim eyle. İçinde, iblisin Âdem için dediği gibi; ‘Ben ondan daha üstünüm, daha iyi bilirim.’ Gibi bir şeytâni ses yükselirse, o haset fiilinin hortumunu kes, kıskançlık homurtusunun başına toprak saç, şeytan taşlar gibi taşla ve o sesi doğmadan boğ.’ (Mesnevî-i Mânevî Şerhi-İlk 1001 Beyit, Hüseyin TOP, Konya, 2008, s.257)

Efendim böylelikle bu hikâyemizi de bitirdik. Haftaya yeni hikâyeyle huzurunuzda olmak duasıyla, hayırlı bayramlar ve hayırlı cumâlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Hakk’ın Gölgesi Olan Evliyâlar

21 Mayıs 2026 Perşembe 16:13

Ebedi Saadet Kazandıran İşler

07 Mayıs 2026 Perşembe 15:17

Bugün Yeni Hikâyeye Başlıyoruz

23 Nisan 2026 Perşembe 15:01

Aklı Aşka Kurban Etmeli

16 Nisan 2026 Perşembe 15:11

Uyku Ölümün Kardeşidir

09 Nisan 2026 Perşembe 15:48

Uyanıkken Uykuda Olan Ârifler

02 Nisan 2026 Perşembe 14:17

Şeytanın Oyunları, Beden Tuzağı

12 Mart 2026 Perşembe 16:20