1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. Rüzgar ekilmişti ama bora doğuverdi!
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

Rüzgar ekilmişti ama bora doğuverdi!

A+A-

Ramazan nostaljileri derken okuyucunun sorusu ile demokrasinin nostaljisinde bulduk kendimizi.

Yazdıkça okuyucu isteği doğuyor. "Bilmediklerimizi öğrenmiş olalım" diyerek…

***

            Araştırma ile öğrenilir aslında. Fakat kendilerinin de dediği gibi çeşitli anlatım olunca "hangisi doğru " karar vermek zorlaşıyor.

Okuyucuların da isteğini yerine getirmek için, Yaşamım içinde görüp duyduklarımla araştırmalarımın karışımını özetle sunmak isterim.

*** 

Osmanlı devrinde bile başlayıp yakın yıllara kadar kapatılan partilerle çok partililik…  

Cumhuriyet devrinin ilk yirmi yılında da nasibini almış, tek parti hâkimiyeti benimsenmiş görülmekte.

***

Daha önce de belirttiğim gibi. Her ne kadar Kazım Karabekir Paşa ve diğer arkadaşlarının Atatürk ile Musul savaşı üzerinde aralarında ki anlaşamaz lığın oluşumu sonu, ordudan ayrılıp meclise girmeleri ile Karabekir Paşa başkanlığında 17 Kasım 1924 de Terakkiperver Cumhuriyet fıkrası kurulmuş...

***

Buradaki Cumhuriyet kelimesini Atatürk, Halk Fıkrasına da vererek Cumhuriyet ilavesiyle HF'nin CHF olduğu günler, iki parti görünümüne girmiş…

Ama bu partiyi kapattırma eğilimine giren Başbakan İsmet Paşa’nın, "irticacılık" suçlaması ile kapatılma isteği önce rağbet görmeyip istifasına sebebiyet vermiş.

Başbakanlığa A. Fethi Okyar getirilmişse de, Şeyh Sait isyanı olayı tuz biber ekmiş. Böylece parti kapatılmakla kalmayıp yöneticileri İstiklal mahkemelerinde yargılanmış.

Böylece cumhuriyetin ilk yıllarında da parti kapatılmaları eksik olmamış.

***

Atatürk'ün ölümü ile CHP'nin Genel Başkanı ve Cumhurreisi olan aynı zamanda Milli Şef unvanı bulunan İnönü devri, 1944 yılına kadar tek partili demokrasi(!),devam etmiş.

 2. Cihan Harbi sona erince 1944 yılın da Birleşmiş Milletlere ve NATO’ ya girebilme, Marshall yardımından istifade isteğimize…

“Sizde demokrasi yok. Tek parti ile demokrasi olamaz siyasi partileri çoğaltırsanız isteğinize bakarız” sözü neticesi..

Cumhurbaşkanı ve Milli Şef İsmet İnönü dostu Cemal Bayar’la konuşarak bir Parti kurmasını isteme yanında çok partili açılımı için kanun da çıkarılmıştı.

İlk olarak Atatürk’ün de teşviki ile uçak fabrikası ve uçuş alanı olan Nuri Demirağ’a zorluklar çıkartılarak sipariş verilen uçakların alınmaması ve mülkiye müfettişlerince çıkarılan cezalar sonucu fabrikasını kapatma mecburiyetinde kalan Nuri Demirağ…

İlk olarak “Milli Kalkınma Partisi’ni kurmuş akabinde de Celal Bayar, Menderes ve arkadaşları da “Demokrat Partisi’ni kurmuş oldular.

 ***

Böylece çok partili demokrasi başlamıştı ama aksaklıklar da eksik değildi.

Mesela Bu arada yine Parti kapatması olmuş. Mareşal Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir' Paşa, Kenan Öner tarafından kurulan Millet Partisi de kapatıldı.

***

İnönü, çok parti olsa bile seçim kanununun verdiği kolaylık, halka duyurmada tek ve resmi radyonun emrinde olması ile daima partisinin iktidarda kalacağı düşüncesinde olduğu söylentileri vardı.

Hatta. Halk arasında. İnönü ve askeriye başka partiye hükumet teslim etmez ve kurdurmaz. Bunların çabası boşa sohbetleri ile doluydu.

Nitekim DP'lilerle birlikte olmayı onlarla sohbet etmek işleminde!

Memurları haydi haydi de. Esnaf vb. bile taraf görünmekten yanlarında olmaktan çekiniyor, onların yanına bile gitmiyordu. Bu hususta bizzat müşahedelerim olmuştu.

Çünkü hükumet bildikleri iktidar ve onun Belediyesi ile bir problemleri olsun istemiyorlardı. 

Öyleydi ama. Kendileri aralarında bir araya gelip sohbete dalınca, CHP hükumetini yerden yere vurmayı da ihmal etmezlerdi.

İste bu sohbetler, 1946 da yapılan meşhur seçim kanununda "Açık rey verme ve gizli tasnif" maddeli seçim kanunu neticesi olaylar oldu.

Mersine bağlı Aslanköy seçim sandığından Muhtar için tüm CHP oyu çıktığı söylenince köyün kadınları av tüfekleri ile sandıkları koruyarak jandarmalara teslim etmediler ve tutanak tutulmasını istediler.  

Bu hareketlerinin sonucu, Kadınlı erkekli bütün köy halkı "Hükumete karşı isyan çıkardılar" suçu ile elleri kelepçeli olarak Konya mahkemelerine getirildiler.

Konya Hükumet binası önü mahşer kalabalığına döndü ve Halk onlara sevgi gösterisinde bulundu. Mahkemenin üç yılı aşkın sürmesi bardağı taşıranlar arasına girdi.

Evet, meltem rüzgârı düşünülüp ekilmiş çok partili dönem.

Birden "BORA" doğuruvermiş ti.

***

İleri günlerde Allah izin verirse bu oluşumlar sonrası. Çokluk içinde partiyi kuranlar ve kuruluşlar üzerinde dururken 1946–1950 seçimlerine kadar olanları ve sonraki olayları beraber okuruz inşallah…

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…

Bu yazı toplam 5404 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.