1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. Nine ve okul ile tanışıyoruz
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

Nine ve okul ile tanışıyoruz

A+A-

Yaşantımdan inciler anlatımına devamdayız.

Önceki anlatımımda Gaziler Köyü’nde yapılan görkemli cumhuriyet bayramı töreni ve köy evlerinden bir kısım görünüşleri anlatmıştım.

Bu günde belleğimin üç yaş dolayındakileri hatırlattıklarını anlatmak isterim.

***

İlk yaşlarımda önce Gazileri hatırladığım için Konya’da oluşlarımızı bahis edemedim.

Aslında babam gibi bütün Hadim köylerindeki muallimler …

Her yıl Mayıs ayının ikinci haftasında…

Daha evvel anlattığım gibi hayvanla Kaplanlı Köyü Muallimi Nuri Bey’e misafir olurlar.

Burada aynı gün veya bir gün sonrasına kadar Konya’dan Hadim’e gelecek, Hadim’den de Konya’ya gidecek taka otobüsü bekleyerek Konya’ya gidiş oluyordu.

Bu bakımdan bellek doğrudan Konya’yı daha anlamadan Konya’dan Güvenç Köyü’ne gidişimizi hatırlatıyor.

***

Ova köylerinin kullandığı demir şınalı dört tekerli, üstünde sandık dedikleri iki yanında meyilli yükseklikte tahta dayanak olan, çift atla yürütülen arabada…

Zamanın tozlu yolunda, atların ayakları ve tekerlerden çıkan toz bulutunu nefesliye nefesliye yol alıyoruz.

Arabada, arabanın sahibi ve sürücüsü annemin amcası, babam, annem ve ben çuvalların üstünde oturuyoruz.

Hayli dik Bozdağ yokuşunu yavaş yavaş çıkıp inişli yoldan Güvenç Köyü’ne vardık.

Köyde girdiğimiz evde bizi ihtiyar bir hanımefendi karşıladı.

Beni görünce “Aman ne şeker şeymiş” diyerek kucağına bastı. Ben şaşırmıştım önce ama annem dedi ki “bu senin Ninen” (şimdileri annanne deniliyor.)

Birde 15 yaşlarında falan adı Mevlit olan Karaoğlan vardı ki bu da Dayım oluyordu.

ayiş-nenem-sağda-yegem-kadriye-hanim-solda-annem-ortadaki-bebek-seydişehirdeki-eczaci-mekmet-bey.jpg

Ayış nine. Sağdaki yengem Kadriye hanım solda Annem. Ortada torunu (Seydişehir de eczacı) Mehmet'i susturmaya çalışmakta

***

Onunla hemen anlaştık. Oyunlar oynadık. Beni duvar üstünde yürütürken düşünce oradaki amcalar dayıma kızdılar beni götürüp ayağıma dövülmüş kuru üzüm sardılar.

Orada başka neler yaptık Konya’ya nasıl geldik. Gazilere nasıl gittik bellekte yok. Bellek beni Gazilere atıverdi.

***

Artık dört yaşıma girdim ve belleğim tam manasıyla müşahedelerimi hatırlatıyordu.

Köyde sokakta pek çocuk yoktu. Yedi yaş ve üstünde olanları babam bazı ebeveynler razı olmasa da mücadele ile tümünü okula kaydetmiş okutuyordu.

 ***

O yıllarda çocukları mecburi okutma kanunu yoktu. Kanun 1950’lı yıllarda çıkarıldı.

Köyün on yaşına kadar olan çocukları kaput bezinden yapılmış üst gömlek ile belden topuk üzerine kadar bolca don giymekte bununla yaşamakta idiler.

Nitekim okula da aynı giyimle geldiler. Babam üzerinde durup mücadele sonunda okula gelenlerin hepsine kara kıl kumaştan yapılmış pantolonu giymelerini sağladı.

Yine de resme dikkat ediniz. Sağdan beşinci çocuk beyaz don ve gömlekle oturuyor.

Kız çocukların giyimini ilerde köy kadın ve erkeklerinin giyimlerini anlatırken sunacağım.

*** 

Köye babamın isteği ile Hadim İlçesi’nden bir fotoğrafçı gelir üçayak üzerinde kutu ve önde mercek olan makinanın önündeki adeseyi açıp üçe kadar sayıp kapatırdı. Böylece resimleri açıklıkta banyo edip verirdi.

Göreceğiniz resimde talebeler, babam ve kısa pantolon başında şapka olan bendeniz bulunmakta idi.

O yaşta kitaba ve okumaya meylim vardı resim çıkacağında elime kitap almıştım.

Tam resim çekileceği zaman, babam bendeki kitabı kendi eline alıp çantayı verdi bana ama…

Ben küserek çantayı yere atıvermiştim. Resimde görmektesiniz suratımın asıklığını da.

gaziler-ilkokulu-talebeleri-muallim-ve-ben.-dikkat-önde-sağdan-beşinci-çocuk-kaput-bezinden-yapilmiş-donu-ile.jpg

Talebeler, babam ve yanında bendeniz.

Ön kısımda oturanlardan sağdan beşinci çocuk yine kaput besinden yapılmış donlu. Ayaklarımın yanında çanta görülüyor.

***

Okul binasının giriş kısmı. O zamanki babamın yaptırdığı üst kata çıkış için çift taraflı merdivenli üstü kapalı muntazam giriş vardı. Çatısı yoktu yağışlarda damı babam yuvaklardı.

Okul devletçe veya köy tarafından yapılmış değildi köyden Şakir Şakalak’ın babası vaktiyle kendi evini okul olarak vermiş. 1951 yılına kadar devam etti. Sonra devlet mi köylüler mi yanına  okul yaptırmış.

Verdiğim resimde bina taş duvarları aynen kalan kullanılmayan bina görünümünde.

gaziler-ilkokulu.jpg

Gaziler İlkokulu devlet yapısı veya köy tarafından yapılmış değil köyden Şakalak isminde birinin evi okul olarak vermiş. 

***

Gelecek yazıda Allah'ın izni ile devam ederim inşallah.

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…

Bu yazı toplam 700 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.