Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Ruhlar Uykuda Beden Kafesinden Kurtulurlar

Bu yazımıza da her zamanki gibi, ‘selam duâsı’yla başlamak isteriz sevgili okurlar.

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Efendim bayram öncesi kaldığımız yerden beyitlerimize devam ediyoruz inşallah.

Vira Bismillah;

“Ruhlar her gece (uykuda) ten kafesinden kurtulurlar, kimseyi hükmü altına almaksızın ve kimsenin hükmü altına girmeksizin hür ve âzâde olurlar.”

‘İnsanda iki ruh vardır. Biri, hayvânî ruh; kan ve sinirler ve daha pek çok bedeni meydana getiren birimlerin düzeninden meydana gelen his ve keyfiyettir. Bir de mânevî ruh vardır. Onun gerçeğinin Allâhu Teâlâ’dan başkası bilemez. Şâyet bilen varsa, onlar da peygamberler ve evliyâlardır. O yüce zümre de, bu hakikati herkese târif etmez ve açıklamazlar. Çünkü bu sırrın herkese söylenmesi câiz olsa Cenâbı Hak; Kur’ân’ı Azûmüşşân’da ferman ve beyan buyururlardı. Mânevî ruh hakkında İsrâ sûresi, 85. Âyeti kerimede şöyle buyurulur: “Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki; Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey vermiştir.”

Mânevî rûhun saadet saçan eserleri, zekâ sâhibi olanlar için her zaman ve durumda açık ve âşikardır. Kâinat içinde insan gibi akıllı, konuşabilen, daha nice binlerce yüksek hasletler, Rabbânî nimetler verilen, bir başka varlık yoktur. Aklın, konuşabilme yeteneğinin ve diğer mânevî güç ve özelliklerin rûhun eseri olduğu, yaratılışı yüksek olanlar için ispâta ihtiyâcı olmayan bir gerçektir. Güneşi meydana getiren unsurları da beş duyumuzla bilemeyiz. Ama ışığını, ısısını ve diğer eserlerini gördüğümüzden varlığını inkar edemeyiz. İnkar edersek bu körlüktür, cinnettir. Mânevî ruh da bu misale dâhildir. Onun hakikati bilinmese de, insana verdiği feyizleri, insanın davranışları üzerindeki eserleri apaçık ortadadır.

Mânevî rûhun varlığını kesinlikle bilmemiz gerekir. Şu uyarı da önemlidir. Mânevî rûhun feyzinin, eserlerinin ortaya çıktığı yer, insanın bedenidir. Bu yüzden bedenin düzeninin korunması ve sağlıklı olması gerekir. Mânevî ruh bir ustaya veya mâhir bir süvâriye benzetilebilir. Ustanın kullandığı âletler, araçlar, koşturduğu at iyiyse onun becerisi ve eserleri müşahede edilecektir. Değilse binicinin ustalığı yok gibidir. Farzları yerine getirerek hem ruhâniyeti beslemeye hem de bedeni zararlı etkenlerden korumaya, hareketlerine dikkat ederek sağlam tutmalı. Mânevî ruh hayvânî rûha mürşid gibidir. Hayvânî ruh, bu mürşide itaat etmez ve bedeni kötü yolda kullanırsa, bu hâle ‘nefsi emmare’ denir. Bâzen itaat edet, bâzen etmezse, bu hâl ‘nefsi levvâme’ adını alır. Tamâmen itaat ediyorsa ‘nefsi mutmâinne’ şeklinde isimlendirilir. Nefsi bu derecesi son derece büyük ve yüksek bir derecedir.’ (Abidin Paşa, Mesnevî Şerhi, Sâdeleştiren Mehmet Said KARAÇORLU, İst, 2007, s.134-133)

İnsanın rûhu ona bahşedilen Rabbânî bir lütuftur. İnsan uyuduğu zaman ruh beden hapishânesinden kurtulur, hiçbir kayıt altından bulunmadan âlemi ervaha yükselir. İşte rüyâlar böylesi müşahedelerden doğar. Ruh hayvânî bedeni hareket ettiren güçtür o sebeple bir yere gidemez. Aksi takdirde hayat devam etmez. Uyku ve dinlenmeyle insan bedeni rahatlıkla âlemi ervâhı dolaşır.

“Zindanda olanlar gece uykudayken içinde bulundukları belâdan habersiz, sultan da adamları da gece devletten habersizdirler.”

Uyku hâlindeyken zindanlarda acı çeken nice mahkumlar hallerinden bi haberdirler. Yine nice nimetler içerisinde bulunana anlı-şanlı devlet görevlileri de, durumlarının farkında değildirler. Yâni insan uykudayken hangi türlü halde olurlarsa olsunlar herkes eşittir.

“Uykudayken ne keder ne fayda ve ziyan fikri ve ne de şunun bunun hayâli vardır.”

Cenâbı Hak, Kurân-ı Kerim’de: “uykunuzu dinlenme vakti yaptık.” (Nebe, 9-10) Buyurarak, genelde mâişet temini sebebiyle, gündüz çalışan insanlar için geceleri beden adına dinlenme zamânı kıldığını beyan ediyor, Rabbimiz. Allah Teâlâ’nın insan vücudunun kişiye emâneten verildiğini ve onun mutlaka korunması gerektiğini vurgular.

Uykunun bir de şu boyutu var; insan uyku ile içinde bulunduğunda her türlü sıkıntı ve problemlerden, kendisine düzenlenecek tuzaklardan ve kederlerden kurtulmuş olur. Uykudayken insan sakin, rahat ve huzurludur. Her türlü gam ve endişelerden, ham hayallerden uzaktır. Buna rağmen kişinin uyku esnâsında rüyâsında gördüğü eziyet-acı ve sıkıntılar çok küçük bir süreyi kapsar ve devam etmez, birkaç saniye veya dakikayı kapsar. Ayrıca rüya sâhiplerinin rüyâda çektikleri sıkıntı her kişide aynı olur. Yâni hapisteki ile nimet içindekiler rüyâlarında aynı sıkıntılarla karşılaşmada eşittirler.

Efendim bugünlükte bu kadar olsun. Hayırlı Cumâlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Şeytanın Oyunları, Beden Tuzağı

12 Mart 2026 Perşembe 16:20

Namazı Huzûru Kalp ile Kılmak

05 Mart 2026 Perşembe 15:27

Nefis Kalbine Çelme Takmışsa

26 Şubat 2026 Perşembe 14:25

Nefsin Hileleri Şeytanın Tuzakları

12 Şubat 2026 Perşembe 14:04

Vezirin Hîlesine Aldananlar

05 Şubat 2026 Perşembe 16:55

Vezirin Şâha Hile Öğretmesi

29 Ocak 2026 Perşembe 16:18

Yeni Hikâyeye Başlıyoruz

15 Ocak 2026 Perşembe 15:28