Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

Ramazan Akşamcısı

Ramazan Akşamcısı

“Toprağımdan buğday çıkar da o buğdaydan ekmek yaparsan,

O ekmekten yedin mi, sarhoşluğunu arttırır.

Hamur da deli olur, ekmekçi de,

Ve fırın sarhoşça beyitler terennüm eder.

Mezarımı ziyarete gelirsen,

Üstümdeki toprak yığını oynuyor görünür sana.

Kardeş, mezarıma defsiz gelme,

Çünkü Tanrı meclisinde dertli olmak yaraşmaz…

Çünkü ben sarhoşluktan ibaretim, benim aslım aşkın şarabıdır-

Söyle, sarhoşluktan başka ne gelebilir benden?”

(Hz. MEVLÂNA)

                       

Başka pencereler, şahitlikler bunlar…

İnsan bahsedilen yetkinlikte olmasa bile; aktarılandan, kâmillerin deneyiminden, ruhanî esintilerden zevk alıyor.

Günümüzden bir misal verelim... Psikoterapist, Nefs Psikolojisi Ekolü’ nün kurucusu Dr. Mustafa Merter’in, ramazan ayı ile ilgili yorumları, değişik bir bakış açısı sunuyor yahut bazı durumları, manevî bir tecrübeyi belirginleştirip, ışık tutuyor.

 “Ramazanın tadını alan bir Müslüman, bütün bir sene boyunca hasretle o mübarek ayı bekler. Buradaki hikmet sadece aç kalmaktan ibaret değildir! Aslında bizler farkına varmadan, üç aylar ve Ramazan ayı boyunca bir dizi olağanüstü, değişik bilinç hali yaşarız. Bu süreç o kadar tesirlidir ki, sene içinde bir evvelki ramazanın hallerini kısmen yaşasak da, hep bir sonraki ‘uçuşun’  özlemini duyarız. İnsanın ‘yatay’ , dünyevi varoluş alanının tatmin edildiği, en temel organlarından birisi ‘ağzı bölgesidir’.

Nefs yapısı açısından bakıldığında, ramazan ayı boyunca tutulan orucun, aslında bu bölgenin kontrol altında tutulması olduğu söylenebilir. Yeme, içme ve bağımlılık yapıcı maddeler (tein, kafein, nikotin….) nefs-i emmarenin bütün karşı çıkışlarına rağmen gün boyu belli saatler içinde alınmaz. Böylece nefs-i emare’nin en fazla söz sahibi olduğu doyum yolu kapatılmış olur.

Bunun neticesinde GABD’da (Güncel alışılmış bilinç durumu)  yaşayamadığımız bazı hâller ortaya çıkar. Tabii ki bu hâllerin yaşanmasında, teravih namazı gibi, bu aya özgü ibadetlerin de rolü büyüktür. Fakat, esas itibarıyla, farkına varmaksızın içine daldığımız hedonist varoluş tarzının terki, böyle bir değişime yol açmaktadır. Bu açıdan baktığımızda, ağız bölgesi (ve merkezi sinir sisteminde bu bölgeye tekabül eden haz/doyum merkezleri) nefsin alt katlarına inmeyi hızlandıran, en önemli organdır.

İşte ramazan ayı, insana bu zaafını, ‘bir üst varoluş konumundan’ görmesini sağlayan ve insanı, nefsi levvame katına davete eden bir aydır. Bütün bu fedakârlıklar yapıldıktan sonra da bizlere ‘gümüş bir tepsi’ üzerinde, değişik hâller sunulur. Bu hâller, ramazan dışında, günlük İslâmi ibadetler çerçevesinde yaşananların daha da yoğunlaşmış şeklidir. Bu durum, Ramazan ayı boyunca sürer ve metafizik heyecan giderek artar.”

Özellikle onun kullandığı bir tabir de çok hoşuma gitti:

“Üst katlara çıkamamanın getirdiği  ‘metafiziği yaşayamama gerilimi’nin aksine, ‘metafizik heyecan’ anlatılması çok zor ama müthiş derecede haz veren, lâtif bir duygudur. Biraz ters bir örnek bile olsa, bu metafizik heyecanı, ‘akşamcının’  demlenmeden önce hissettiği duruma benzetebiliriz.

‘Akşamcı’ da bir üst kata çıkabilmek ümidi ile içer ama maalesef çabuk tükenir. ‘Ramazan akşamcısı’ ise, hasretle beklediği iftar saatinde azıcık bir şeyler yiyerek huşu içinde namazını eda eder ve yine büyük bir heyecanla teravih namazının saatini bekler. Teravih, ‘star trek’e binip yıldızların arasında seyahate çıkmak gibidir. Fakat günlük program henüz bitmemiştir, sırada teheccüd vakti ve bu vaktin o çok özel ‘uçuşu’ vardır.”

“Ramazanın son o gününe çıktığımızda bu heyecan doruk noktasına çıkar çünkü ramazanın son on gününde Kadir Gecesi gizlidir! Gönlü saran o tarifsiz heyecan, bereketli geceler, toplu hâlde kılana namazlar, tüm insanlık için yapılan dualar, alına hayati kararlar: ‘Deliliğin’ hatta ‘zır deliliğin zirvesi! Gel de bu deliliği yaşadıktan sonra ramazanı özleme…” (Dr. Mustafa Merter, Dokuz Yüz Katlı İnsan, Kaknüs Yayınları, 2007, sf. 273-275)

Demlenme, biriktirme, ayıklık, farkındalık ayı Ramazan.

 Nice güzel, mânâlı ramazanlara, Kadir Gecelerine, bayramlara erişmek niyazıyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüzeyme Yeşim Koçak Arşivi
SON YAZILAR