1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. Peygamber Efendimiz (s.a.s) Geçirdiği Safhalar
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Peygamber Efendimiz (s.a.s) Geçirdiği Safhalar

A+A-

A. Çocukluk safhası.

Doğulduktan sonra Taife-Beni sakif kabilesi - saad kolundan sütanne Halime-i Sadiyeye verildi.

4 yaşına kadar orda kaldı ve sonra Halime Hanım Mekke’ye getirip dedesine teslim etti.

6 yaşına geldiğinde Medine’ye – dayıları yanına geldiler. Dönüşte annesi Ebva Köyü’nde vefat etti. 

8 yaşına gelince onu himaye eden dedesi Abdul Mutalib vefat etti. Sonra amcası Ebu Talib’in yanına geldi.

Mekke’de Muhammedül Emin diye sevilen, güvenilen bir insan olarak tanınıyordu.

Örnek: Mekke Kabe tamirinde Hacerül Evsed’in yerine koymasında-bir kavgayı önlemesi. Mekkeliler emanetlerini ona bırakıyorlardı, yani güvenilen bir şahsiyetti. (Muhammedül Emin deniyordu)

Hazreti Hatice ile ticaret yapması.

Hazreti Haticetül Kübra ile evlenmesi.

610 ilk vahiyle peygamber oluşu. İlk gelen ayet (ikra) Oku oldu.

İlk inanan Hazreti Hatice oldu. Çocuklardan Hazreti Ali, büyüklerden Hazreti Ebu Bekir, kölelerden Bilal Habeşi, kırkıncı Müslüman ise Hazreti Ömer oldu.

BUNDAN SONRA GEÇİRDİĞİ SAFHALAR.

1-Soru sorma, soğrulama dönemi - Neden sen peygambersin, sen bir fakirsin, neden Ebu Cehil değil, de sensin.

2-Sabotaj dönemi - Efendimiz konuşurken kulaklarını tıkarlardı. Alkış yaparlar, acayip sesler çıkarırlardı. Nedeni konuşmasını engellemek idi.

3-Alay etme dönemi – Sen Mecnunsun, sen hastasın, sende cin var ve sair gibi sözlerle alay ediyorlardı.

4- Tehdit dönemi - Davasından vazgeçirmek için bir heyet hazırlayıp Ebu Talib’e baskı yapmak üzere gönderdiler.

Amcası - Ebu Talib Hazreti Peygamber (s.a.s) den davasından vazgeçirmek için yapılan teklifin kabul etmesini istemişti.

Efendimizin cevabı: “Vallahi onlar güneşi sağ koltuğuma, ayı da sol koltuğuma indirseler, yine de davamdan vazgeçmem. İsterseniz siz de beni terk edin” dedi. Ağlayarak dışarı çıktı. Bunun üzerine amcası “çağırdı davana devam et “Muhammedîm dedi.

5- İşkence ve zulüm dönemi – Yasir, eşi Sümeyye şehit ediliyor. Her türlü işkence uygulanıyor, zor ve tehditler yapılıyor. İşkence görenlere örnek – Habbab Bin El Ered, Bilala Habeşi, Abdul İbni Mesud ve saire gibi zatlar.

6- Ekonomik ambargo dönemi – Hafvi Beni kinaye bölgesinde Müslümanlara ambargo uygulandı. Su ve ekmek verilmedi, çok sıkıntı çekildi. Bu ambargo üç yıl sürdü.

7- Kadro ile lider arasını açma dönemi.

8-Peygambere (s.a.s) ölüm kararı alma dönemi ve Hicrete iznin çıkması. 622. yılında.

9- İftira dönemi – Hazreti Ayşe’ye yapılan iftira bir ay sonra ilahi vahiy gelerek temize çıkarıldı, zina suçlamasının tam bir iftira olduğu anlaşıldı.

10- Cihada izin verilmesi ve silahlı mücadele dönemi.

11- Fetihler: I 624. yılında Bedir Savaşı – lideri terk eden münafıklar vardı. 313 kişi ile Bedir’de zafer elde edildi. II 625. yılında Uhud Savaşı – 72 şehit verildi. III Hendek Savaşı. Kureyzalılara karşı yapılan kuşatma. IV 628. yılında Hudeybiye musalahası. 1. madde - Bu yıl Umre yapılmayacak. 2. madde- ertesi yıl yapılacak, 3 gün kalınacak ve silahsız olunacak. 3. madde – Bir kimse Müslüman olursa Medine’ye kabul edilmeyecek, şayet biri İslam’dan dönerse Mekke’ye kabul edilecek. Örnek – Ebu Cendelin durumu gibi. 4. madde – bu anlaşma 10 yıl sürecek. V 629 yılında Gazatül Umre. VI Mekke’nin fethi 630

MEKKENİN FETHİ - 630

1. Efendimizin (s.a.s) Hazreti Ayişe’ye hazırlık yap talimatı vermesi. 2. Hazreti Ebu Bekir’in olayı anlamak istemesi. 3. Yolların emniyet acısından tutulması, Hazreti Ömer’in bu işe görevlendirilmesi. 4. Hatib Bin Beltea Müslüman olmasına rağmen bir mektup yazdı. Azatlık olan köle Kenud adındaki bir kadınla gönderiyordu. Vadi Akik de Hazreti Ali kadını yakaladı, saçlarının arasından mektubu çıkardı ve Hatib sorguya çekildi. 5. Ordunun harekâtı. Kimse seferin nereye olduğunu bilmiyordu. Çok gizli tutuluyordu. 6. Zübeyir Bin Avam’ın öncül birlik olarak gönderilmesi. 7. Kudeyd bölgesinde durdu, çadır kuruldu ve ordu düzene sokuldu. 8. Ebu Süfya’nın yakalanması. Müslüman oluşu ve yavrulu bir köpeğin korunması. Cüheyl Bin Suraka orda nöbet tuttu. Merruz Zahran’da çadır kurdu.

MERZUHAN BÖLGESİ:

Mekke’ye 24 kilometre mesafede on bir ateş yakıldı. Bu gün burada Osmanlı’nın yaptığı Fetih Mescidi var. 9. Ordu birliklerinin Zituvada durması. Efendimiz (s.a.s) abdest aldı ve orduyu tekrar gözden geçirdi. 10. Savaş düzeni. Sağ kol, sol kol, kalp ve öncü düzeni olarak tanzim edildi. 11. Sol kanat. Zübeyir Bin Avam Mekke’ye Kuda mevkiden girdi. 12. Sağ kanat: Halid Bin Velid. Mekke’ye aşağı tarafından yani Erilden girmesini söyledi. 13. Öncü birlik. Saat Bin Ubeyde. 14. Kalp. Kendisi hücum caddesinde ukaz panayırından girdi.

Müslümanların parolaları. Muhacirlerin parolası: Ya Abderrahman Hazrecin parolası: Ya Beni Abdullah. Evslilerin parolası: Ya Beni Ubeydullah. 630 yılında Mekke fethi edildi.

Mekke’nin fethi. Öldürülmeleri emredilenler:

1. İkrime bin Ebu Cehil.

2. Haber bin Esved.

3. Hint bin Utbe.

4. Saffan bin Umeyye.

5. Vahşi bin Harb.

6. Hüveyris bin Hukaz.

7. Kureyna ve ya Fertane. (Abdullah bin Hatalın şarkıcısı).

Bunların bir çoğu İslamı kabul edip affedildi. Peygamberimiz (s.a.s) Halit bin Velid’e “sakın kimseyi öldürmeyin” diye ensardan biriyle haber gönderdi. O da unuttu. Tam tersini söyledi. Karşı çıkanları öldürecekmişsin dedi. Efendimize acı haber ulaştı. Halid onlarca müşriki öldürmüştü. Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdu:

- Ya Halid ben sana adam öldürülmesin diye haber göndermedim mi?

- Hayır ya Resulallah, bana gelen haberde karşı çıkanları öldüreceksin diye söylenildi.

Efendimiz (s.a.s) ensarı çağırdı.

- “Ben sana ne dedim” diye sordu. O da

- Affedin ya Rasulallah, ben unuttum, öldürecekmişsin dedim. Efendimiz, bu da Allah’ın bir takdiridir dedi.

Kâbe anahtarının getirilmesi. Peygamber efendimiz (s.a.s) Kâbe’nin anahtarını almak üzere Bilal bin Erirebahı Osman bin Talha’ya gönderdi. Osman vermek istemedi. Annesine gitti, söyledi, vermek istemedi. Sonra Bilal Habeşi’yi gönderdi. Ona da vermediler. Sonra Hazreti Ebu Bekir’le Hazreti Ömer gönderildi. O zaman alındı. Bilal Habeşi Kabe’nin damına çıktı, oradan ezan okudu. Cumartesi günü – Fethin 2. günü tüm müşrikleri Kâbe’de toplayıp tarihi bir konuşma yaptı. Sözünü şöyle tamamladı: “Bu gün Yusuf’un kardeşlerine yaptığı gibi düşünüyorum. Geçmişten sizleri hesaba çekmeyeceğiz. Hepinizi affettik. Bazıları müstesna”. Bayram havası esti. Birkaç gün sonra grup- grup İslam’ı kabul ettiler.

Haf 2. Hüdeybiye Musalahası 10 yıl süreyle imzalanmıştır. Beni Bekir Oğulları Huzzalılara karşı düşmanlık etti. Hatta Huzzalılar Kabe’ye sığındı. Orda bile Bekir Oğulları onları öldürdü. Efendimiz bu olayı duyunca çok üzüldü. Bir elçi göndererek şu teklifte bulundu:

- Bekir Oğulları ölenlerin diyetini verecek.

- Yahut Müslümanlar Bekir Oğulları ile anlaşmanı iptal edecekler.

- Ya da Hudeybiye Sulhuna son verilecek.

Kureyşliler Kutra bin Amiri elçi gönderildi. Üçüncü maddeyi kabul ettiler. İşte bu olayla Hüdeybiye Musalahası feshi edilmiş oldu.

Mekke feth edildikten sonra idama mahkûm edilenler ve infaz edilenler oldu.

- Safyan bin Ümeyye – Cidde’ye kaçmıştı. Sonra gelip iman etti. Kendini kurtardı.

- İbni Hatfal – katildi, bundan dolayı idam edilmişti.

- Fertena – adındaki bir kadın Efendimize (s.a.s) devamlı söverdi, hicvederdi, bundan dolayı öldürüldü.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) Fetih Hutbesi.

Efendimiz (s.a.s) bütün cihana hitap eden bir hutbe irad etti:

- “Allah birdir, hakiki mabud olarak ancak o vardır. Şeriki yoktur. Vadini yerine getirdi. Kulunu muzaffer kıldı. Aleyhinde birleşen kuvvetleri o hezimete uğrattı. Söylediklerime dikkat ediniz. Bütün imtiyazları, bütün mal ve kan davalarını şu iki ayağımın altına alıyorum. Ancak Kâbe’nin mütevelliği ve saka (hacılara su dağıtımı) devam etmektedir. Ey Kureyşliler, cahiliyet gururunu ve atalarla övünmeği Allah sizden giderdi. Bütün insanlar ademdendir, Adem de topraktandır”

Bu hutbeyi okuduktan sonra müşrikleri affetti. Sonra grup – grup gelip İslam’ı seçiyorlardı. Yani bir zorlama olmadan bölük - bölük İslam’a giriyorlar. İşte bu olaya Fetih denir. İşgalse ABD’nin Irak’ı işgal etmesi ve kan dökülmesidir. İslam’da Fetih gayedir, hedeftir. Hıristiyanlarda ise – işgal sömürü, öldürme, Museviler de yok etme, imha etme hedeftir. Ancak gayeleri İslam’ı yeryüzünden silmektir.

Selam ve Dualarımla, 08.01.2015

İLETİŞİM ADRESLERİM.

 (aligalipdogan.blogspot.com       aligalipdogan@gmail.com

aligalipdogan@irsadvakfi.com     aligalip-dogan@hotmail.com)

Bu yazı toplam 8843 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.