1. YAZARLAR

  2. Nazmiye Gülbaş

  3. Başkanlık sistemi isteyenlere...
Nazmiye Gülbaş

Nazmiye Gülbaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkanlık sistemi isteyenlere...

A+A-

Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurmakta: ''Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır.'' (Hucurat/13)

Millet olarak Türkler tarih boyunca pek çok devlet kurmuşlar ve medeniyetin gelişmesine katkı sağlayan hizmetlere imza atmışlardır. 

İbni Haldun ''Mukaddime''nin üçüncü bölümünde ideal devleti şöyle tarif ediyor: ''Güçlü bir devletin sağlam bir  asabiyet kadar, belki ondan çok, çağın ve toplumun gereksinimlerini karşılayan sağlam temelli bir siyaset anlayışına sahip olması gerekmektedir; aksi durumda devletin gücü ve kalıcılığı tehlikeye düşmektedir.''

Tam da Yeni Anayasa ve Başkanlık Sisteminin tartışıldığı günümüzde sağlam temelli bir siyaset anlayışının nasıl olacağı ve kimler tarafından idare edileceği sorusu akla gelmekte.

Peygamber Efendimiz bu konuda da yine önümüze ışık tutmuş ve ideal devlet hakkında bize lazım olacak en güzel örneği ''Medine İslam Devleti'nde göstermiştir. 

Tarihte ilk yazılı Anayasa olan ''Medine Vesikası'' Efendimizin sadece ibadetlerin nasıl yapılacağı konusunda değil, devlet nasıl oluşacak ve milletin nasıl yönetileceği hususunda en güzel örnektir.

Peygamberimizden sonra Raşit Halifeler ile pek çok hayırlı hizmetlere imza atılmış, Hz. Ömer'in çoğu uygulamaları tarihte İslam Devletlerine ve hatta batılı devletlere örnek teşkil etmiştir. 

Osmanlı Devleti de bunların içinde en iyilerinden. Güçlü bir İmparatorluk olmuştur. 

Muhakkak devletin yönetim sistemi ile birlikte kimin yöneteceği de önemlidir.

Bu konuda Farabi ''Erdemli Devlet'' eserinde devleti sağlam bir bedene benzetir ve her bir organın birbiriyle uyum içinde fonksiyonlarını yerine getirmesi gibi, ideal devlet kurum ve kuruluşlarının da bu uyum içinde çalışması gerektiğini vurgular. Bedendeki kalp organına karşılık olarak ideal devlete devlet başkanını koyar.

Farabi bu ideal başkanın özelliklerinin neler olması gerektiğini ayrıntılı bir şekilde açıklar. Bunlar: ''Mükemmel bir fiziki yapı, sağlıkla anlama ve değerlendirme yeteneği, güçlü bir hafıza, kıvrak zeka, ifade ve üslup özelliği, bilim sevgisi ve tutkusu, yeme-içme, oyun-eğlence ve cinsel ilişki gibi geçici kaba hazlara düşkün olmama, doğruluk ve dürüstlük sevgisi, kişilik sahibi ve insan onuruna düşkün olma, adalet sevgisi, kararlılık ve uygulama cesareti, gönül zenginliği, tok gözlülük olarak saydığı on iki erdemdir.

Bu özelliklere sahip olan kişi bulunamazsa da sadece altı özelliğe sahip yeni başkanın önceki başkanın koyduğu kurallara uyması gerekir derken bu özellikleri de şöyle sıralar: Bilge olmak, öncekilerin koyduğu kanun ve töreleri bilmek, öncekilerin beyan ettiği bir konuda kanun koyabilecek kadar hukuk formasyonuna, yani bir meseleyi çözebilecek üstün zekaya, kanunları halka kabul ettirebilmek için üstün ikna kabiliyetine ve savaş sırasında aldığı kararları yürütecek irade ve kudrete sahip bulunmak.

Bu üstün niteliklerin hepsi bir kişide olmaya bilir. O halde devleti iki kişi yönetecek ve bunlardan biri kesinlikle bilge olacak, öteki ise diğer özelliklere sahip olacak. Bu özelliklerin hepsi ayrı kişilerde olduğu takdirde devlet altı erdemli kişi tarafından yönetilecek demektir. Eğer devleti yöneten erdemli kadroda altı nitelikten  beşi bulunup bilgelik bulunmayacak olursa o erdemli devlet başkansız kalır. Eğer bu bilge kişi bulunamazsa devlet yıkılır.'' Diyor. 

Farabi Peygamberimizi ''ilk reis'', ''imam'' olarak ideal devlet başkanı olarak nitelendirir.

Yine ideal devlet başkanı özelliklerine örnek oluşturan Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye verdiği nasihat şu şekildedir:

'' Ey Oğul!

...Bundan sonra öfke bize, uysallık sana... 

Gücengeçlik bize, gönül almak sana... 

Suçlamak bize, katlanmak sana... 

Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize, 

adalet sana...

 

Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana... 

Ey Oğul ! Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana... 

Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana... 

Ey Oğul ! sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. 

şunu da unutma ! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın...''

Selam ve dua ile...

Bu yazı toplam 4553 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.