İbrahim Büyükeken

İbrahim Büyükeken

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Şehitler yurdu

A+A-

Dile kolay; 1 ayda 33 güvenlik görevlimizi terör saldırılarında şehit verdik. Şehit acısı ülkenin dört bir yanına düştü. Önceki gün Silopi'de mayınlı saldırıda şehit olan polislerimizin yaşlarına görünce içimiz cız etti. 1991, 1992 doğumlu polisler. En yaşlısı 1986 doğumlu.  Gencecik insanlarımız terör kurbanı oldu. Daha gençliklerine bile doyamadan, kara toprağa düştüler. Hain pusularda can verdiler...

**

Hepsinin hayalleri vardı. Kimi evlilik planı yapıyordu. Kimi baba olmayı bekliyordu. Kimi tezkere almaya giderken, şehit oldu. Evleneceklerdi, çocukları olacaktı...Hepsi yarım kaldı, geride gözü yaşlı anne-baba,  kardeşler bıraktılar. Evladını bile göremeden şehitlerin yurduna gidenler oldu.. 26 günlük polis memuru Salih Hüseyin Parça  bekar evinde kalıyordu. Daha ilk maaşını bile almamıştı...

**

İstanbul Sultanbeyli'de hain saldırıda şehit olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İnceleme ve İmha Şube Müdürü Beyazıt Çeken, bugün Konya'da toprağa verildi. Şehitlerin yanına defnedildi. Dualarla, gözyaşlarıyla şehitlerin yurduna uğurlandı. Şehit Beyazıt Çeken geride iki yetim bırakarak, aramızdan ayrıldı. 3 yaşındaki Cevdet ve 8 yaşındaki Leyla yetim kaldı. Konya üzerine düşeni yaptı ve şehitin vakarlı bir şekilde son yolculuğuna uğurladı...

**

Vatan birbirinden değerli evlatlarını şehit verirken, ocaklara şehit ateşi düşerken, anaların babaların yürekleri yanarken, hayatın normal bir şekilde devam etmesini hiç kabul edemiyorum. Düğünlerde, festivallerde, televizyonlarda "vur patlasın çal oynasın" mantığıyla hiçbir şey olmamış gibi davranmanın mantığını anlamak mümkün değil...Unutmayın bu ateş bir gün sizi de yakar...

**

Gerçekten "ateş düştüğü yeri yakarmış." Çok klişe bir söz. Çocukluğumuzdan beri bu sözü duymaya çalıştık. Son yaşadıklarımız bu sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha ortaya çıktı. Ülkenin dört bir yanında şehit acısı varken, kornalı düğün konvoyları düzenlenmesi, eğlencenin dozajının düşürülmemesi kahredici bir durum. Demek ki acılarını bile paylaşmayan bir toplum haline gelmişiz....Vah ki vah...

**

Ülkemizde şehidi olmayan köy kalmadı. Şehitleri ana, baba ve kardeşler dışında hepimiz unutup gidiyoruz. Eski duyarlılık kalmadı. Çözüm süreci denilen gaflet veya saflık süreciyle birlikte insanlarda vatan sevgisini de törpülediler. Milliyetçiliğin her türlüsünü ayaklar altına aldılar. Türk bayrağının adı değişsin diyenleri başımıza akil adam yaptılar. 40 bin kişinin katilini "aziz" ilan ettiler...

**

Bütün bunları yapanlar bu vebale ortaksınız... 22 Mart 2013 tarihinde çıkan gazetelerin manşetlerine bakın ve okuyun. Özellikle "havuz medyası"nın manşetlerini iyi okuyun ey millet. O gün o manşetleri atanlar, Apo'yu "barış güvercini" ilan edenler, şehitlerimizin elleri ahirette yakanızda olacak. Şehitlerimizin geride bıraktığı yetimlerimizin ahı, bu milletin ahı size ne bu dünyada ne öbür tarafta rahat yüzü göstermeyecek...

**

Gencecik kardeşlerimiz hayalleriyle aramızdan ayrılıp gidiyor. Şehitlerin yurduna gidiyorlar. Şehit  olan silah arkadaşlarıyla buluşuyorlar. Bize bu acıları yaşatanları bir daha affederseniz sizin de ocağınıza yangın düşsün. Dağları, taşları yakın yıkın. İnlerine mi gireceksiniz? Yuvalarını mı dağıtacaksınız? Ne yapacaksınız yapın. Sabır taşı çatlamadan, milletin yüreğindeki yangını söndürün....

Bu yazı toplam 4140 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.