1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Seçime yoğunlaşmak
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçime yoğunlaşmak

A+A-

8 Kasım 2016 Salı günü Amerika’da yapılan başkanlık seçimleri başta basın yayın organları olmak üzere bir kısım insan tarafından sanki bizim ülkede yapılmış gibi önemsenmekte.

Hatta ABD politikalarında ihtimalen olabilecek değişiklikler nedeniyle bizdeki seçimlerden daha da fazla önemsendi desek yalan olmaz.

Elbette önemsemeyenler de oldu bu ülkede.

Sadece rahmetli Başbakan Necmeddin Erbakan (Rha) gibi sadece kendi ülkesini, kendi Milletini düşünerek “BANA NE AMAERİKA’DAN”  diyebilenler önemsemedi.

ABD başkanlık seçimlerinin finali Amerikalıların ifadesiyle  “Super Tuesday”ye yakışmayacak bir final ile sona erdi.

Belki de bu güne kadarki yapılan seçimlerde görülmeyen bir agresiflik içinde tartışmalarla hatta anormalliklerle geçen kampanya döneminin ardından 2 adaydan birisi kazansa Türkiye için ne değişecek ki diyemedik.

Seçimler nedeniyle yaklaşık 15 gündür televizyon ekranlarını işgal eden kişilerin sayısına dikkat ediyor musunuz?

Özellikle ekrana çıkarılan topu topu 10 kişiyi geçmeyen kamuoyu yönlendiricileri, 2 adaydan birinin diğerine olan farkını anlatıyorlar güya.

Tıpkı FETÖ örgütü nedeniyle, yaklaşık ekranları bir aydan daha fazla bir zaman işgal eden yine sayısı 10 ila 15 kişiyi geçmeyen yönlendiriciler gibi.

Hatırlıyor musunuz?

FETÖ hakkında günlerce ahkâm kesen kişiler, FETÖ’nün güya sırlarını açıkladıklarını söylerlerken, kamuoyuna yeni hiçbir şey söylemedikleri gibi, bilinmeyen yeni bir isim de telaffuz etmemişlerdi.

Şimdi aynı oyun Amerika seçimleri için oynanıyor.

Seçimden önce başlayan ve seçimden sonra da yaklaşık 1 ay kadar devam etmesi beklenen senaryo bu.

Yine hatırlıyor musunuz?

Biz bu tiyatroyu Obama’nın seçildiği yıl da görmüştük.

O zaman da güya Ankara’da da dikkatle takip edilen ve yine güya Türk-Amerikan ilişkilerinde ‘parlak bir dönem’ olması umuduyla başlayan Obama dönemi hakkında neler söylenmişti neler.

Hatta Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra ilk denizaşırı ziyaretini Türkiye’ye yapan Obama, “İletişim kanalları iki ülke arasında giderek iyileşecek, bunun hem ABD hem Türkiye için iyi olacağını düşünüyorum. Birlikte çalışarak Batı ve Müslüman dünyası arasında birleşmeyi sağlayacak bir strateji şekillenebilir” bile demişti.

Nerede ise bizimkilerden geri kalmayacak derecede iyi bir Müslüman(!) olduğunu ispatlamamıza ramak kalan Obama’nın her iki başkanlık dönemi, yine aynı Ankara çevreleri için tam bir hayâl kırıklığı olmuştu.

Bu defaki seçimlerde, birisinin yani erkek olan adayın karısının, diğerinin yani bayan olan adayın ise kocasının ahlaksızlığı öne çıkmış 2 adaydan hangisi kazanırsa kazansın kaybeden yine Türkiye, yine Müslümanlar olacaktır diyemedik.

Çünkü herkesin bildiği ama söyleyemediği iki gerçek var:

Birincisi: ABD başkanlığı seçimleri tarihinde hiçbir zaman adil ve demokratik (!) bir şekilde geç(e)mez.

İkincisi ise Trump’da, Hillary’de bizim gibi düşünebilenlerden değil. Yani İmam Hatip Okulundan veya İmam Hatip haline getirilmek istenen ortaokul ve liselerden mezun değiller.

Aksine, kendi toplumlarını yetiştiren çevrelerin Türkiye’nin haritada yerini bile gösteremeyecek kadar bilgilerin verildiği kendi okullarından mezunlar.

Siz siz olun dikkat edin.

Çünkü burası Obama seçildiğinde kutlama yapanların, kurban kesenlerin memleketidir.

Bu seçimde de yine Hillary kazandı, Trump kazandı diye aynı şaklabanlığı yapabilirler.

Bu yazı toplam 464 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.