1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. KURANCILARIN İBADET SIKINTISI
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

KURANCILARIN İBADET SIKINTISI

A+A-

Bilgisi, eğitimi ve kerameti kendilerinden menkul hocalarının meallerini ellerine alıp Kur’an da bu günkü yapılanlar anlamında ve şeklinde ibadet diye bir şey, özellikle de Namaz diye bir ifade yoktur sadece Salat kelimesi vardır ve bu kelimenin anlamı da; Hz. Peygamberin(sav) gösterdiği şekilde uygulanan namaz ibadeti değil toplumsal barış ve toplumun esenliği için çalışmadır diyen bir zümre peydahlandı bu günlerde.

Bu sapık grup kendi oluşumlarına ne ad veriyorlar bilemiyoruz ama bizim onları tarifte kullandığımız ifade, haricilik ve mutezile artığı Kurancılık mezhebi mensupları olduklarıdır.

Cenab-ı Allah’ın (cc) Kuran ayetlerinde örnekliğini ve ahlakın övdüğü Peygamberimiz Hz. Muhammed’in(sav) kıyamete kadar devam edecek olan evrensel örnekliğini tarihsellik iddiasıyla sadece yaşadığı dönemle sınırlayan bedbahtların adıdır Kur’ancılık mezhebi.

Kur’an-ı Kerimi açık ayetlerin hükmüne rağmen Rasûlullaha(sav)açıklama hakkı vermemesine rağmen,  kendilerinin dilediği yerde, dilediği şekilde ve dilediği anlamda açıklama hakkı olduğunu zanneden cahiller topluluğunun adıdır Kur’ancılık mezhebi.

Taa Haricilerden bu yana devam edegelen cehalet bataklığında sürünürlerken önlerine düşen saptırıcılar tarafından kulaklarına üflenen bir kaç beylik sözle ezberledikleri birkaç ayet mealiyle açık seçik ve açıklanmış olan Kur’an ayetlerine rağmen İslamın şiarı olan ibadetler konusunda her biri ayrı telden çalan sapıtmışlar güruhudur Kur’ancılık mezhebi.

Kur’ancılık mezhebi mensupları açık seçik ayetlere rağmen hemen hemen her ibadet için farklı mealler ve manalar türeterek taabbudi olan ibadetleri, en başta da Namaz ibadetini Rasulullahtan(sav) bu yana 1400 yıllık İslam şiarını ortadan kaldırmaya teşebbüs etmektedirler.

Ashabı Kiram ve Tabiini(ra) yok saymalarından daha kötüsü, Rasulullahı(sav) bile yok sayacak kadar ileri giderek, Kuran varsa Rasûlullah(sav)  teferruattır edepsizliğine saplanan bu ahmak kesim Namaz ibadeti için söylediklerinden bir kaçı şunlardır:

Allah(cc) benden kendisi için özel bir şey istiyorsa açıkça yazacak kitabında, şöyle yapacaksın, böyle başlayacaksın, şöyle eğileceksin, böyle kalkacaksın. Bunu demeyen bir Allah(cc) var ortada. Ama aynı Allah diğer ibadetleri, vasiyeti, evliliği ve savaşları pek çok detaylarıyla anlatıyor ne hikmetse.

Daha şimdiden çok çeşitli kollara ayrılan Kur’ancılık mezhebinin bir takım diğer müntesipleri ise Kuranda asla Namaz diye adlandırılan bir ibadetin olmadığını güya Maide Suresinin 6. Ayetine verdikleri saçma sapan mealle ispatlamaya çalışırlar.

 Belki çokça güleceksiniz ama Maide Suresini 6 ayeti ile Nisa suresinin 101. Ayetini mealini noktası ve virgülüne dokunmadan peş peşe aktaralım da, bu İslamdan ve Kurandan nasiplerini red etme cüretini gösterecek kadar aşağılaşan insanların nasıl bir cehalet içinde oldukları bir kez daha ortaya çıkmış olsun.

MAİDE - 6: Ey iman etmiş kişiler! Salâta [eğitime-öğretime, sosyal yardım çalışmasına] doğru kalktığınız zaman, hemen yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı ve iki topuğa kadar ayaklarınızı el ile silin. Ve eğer cünüp [kopuk/şehveti kabarık] iseniz temizlik üstüne temizlik yapın [cinsel ilişkiye girin, orgazm olun ve yıkanın]. Ve eğer hasta iseniz yahut yolculukta iseniz yahut sizden birisi çukurdan [tuvaletten] gelmişse yahut kadınlarla temaslaştıysanız [cinsel ilişkiye girdiyseniz], sonra da su bulamamışsanız, hemen temiz bir toprağa yönelin. Sonra da ondan [temiz topraktan] yüzlerinizi ve ellerinizi el ile silin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister.

 NİSA 101: Ve yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabbliğini bilerek reddeden kimselerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız salâttan [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma çalışmanızdan] kısaltmanızda [eğitimi-öğretimi kısa kesmenizde] sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabbliğini bilerek reddeden kimseler, sizin için apaçık düşmandırlar.

Gördüğünüz gibi bu yeni kuşak namaz münkiri Kur’ancılık mezhebi mensubu mealciler çok hızlı çıktılar ve haricilerden hatta mutezileden bu yana fikir babaları olan eskilerinin pabucunu bile dama attılar.

1400 yıllık İslam ilim ve irfan süzgecinden geçen selefimiz(ra) ilim ve amel yönünden yetersiz gören bu nevzuhur âlimcikler Allah’ın(cc) ayetlerini nasılda ağızlarıyla eğip bükebildiklerini görüyor musunuz?

Bunlara âlim demek bir tarafa insan bile denmez. Çünkü Allah(cc) Kuranında âlimleri över, bilenlerle bilmeyenler bir olmaz der ve Allah’tan(cc) hakkıyla ancak âlimlerin korkacağını ifade eder.

Bir insanın cehaleti, bilmediği konuda uluorta ortaya döktüklerinden anlaşılır. Bilgisi ise anlattıklarından anlaşılır.

Kur’ancılık mezhebi mensuplarının bu sapıklıklarını ve birbirleri ile sen şunu dedin, ben bunu dedim şeklindeki dalaşmalarını gördükçe, bunlar yakında birbirlerini bir kaşık suda boğarlar demekten kendimi alamıyorum.

 

Bu yazı toplam 4456 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.