1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Hadis-İ Şeriflerdeki Açık Toplum Ve Belediyelerimiz
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Hadis-İ Şeriflerdeki Açık Toplum Ve Belediyelerimiz

A+A-

Yazıya başlarken oluşabilecek her türlü istifhamı ortadan kaldırmak gayesiyle öncelikle şunu belirtmekte yarar var. Yazımızın başlığındaki açık toplumdan kasdımız Amerikalı renkli darbelerin destekçisi George Soros un açık toplumu olmadığı gibi, açık toplum kavramıyla doğulu veya batılılar gibi farklı bir ideolojik yaklaşım sergilemek de değildir.
Açık toplumdan kasdımız bu kavrama yüklenen en temel ve en geniş anlam çerçevesinde Hz. Peygamber Efendimizin(SAV) hadisleri, uygulamaları çerçevesinde oluşan asr-ı saadettir. Bunun dışındaki her tür siyasi ve ideolojik yaklaşım konu haricinde kalacak demektir.
Müslümanlar için ister fert, ister toplum hayatında olsun, alınacak en temel örnek Kur’an-ı Kerim’i okuyan, tebliğ eden ve hayata uygulayan Hz. Peygamber Efendimizin(SAV) dir.
Bu nedenle ayet-i Kerimelerin hayata yansıması olan Hadis-i Şeriflere baktığımızda bu gün batı toplumu diye bildiğimiz toplumların ancak 20. yüzyılda öğrenebildiği konular ve hususlarda Hz. Peygamberimiz(SAV) ve Ashab-ı Kiramı (RA) uygulandığında bu gün bile dünyayı cennete çevirecek toplumsal değerler manzumeleri ve kurallar koymuş olduklarını görürüz.
Onları takibeden Müslüman milletler ve bizim ecdadımız da o kurallar doğrultusunda zamanın şartları muvacehesinde çok çeşitli eserler vermişler ve çağlarını aşan metodlar geliştirmişlerdir.
Batının birçok toplumsal konularda hiçbir şey bilmedikleri dönemde, ibni Haldun tarafından Mukaddime adlı eseri ile ortaya konan bugünkü sosyoloji biliminin ana konuları, aradan geçen bunca yıla rağmen batı toplumunda geliştirilirken bizde hep göz ardı edilir, hatta terk edilir olmuştur.
Bu manada bizim toplumumuzda göz ardı edilen ve terk edilen en temel kural ve emir istişaredir.
Kur’an-ı Kerim’de Al-i İmran Suresi 159. ayette iş yaparken ehline sorulması emredilmiş olmasına rağmen, nedense işbaşındaki yönetici ve idarecilerce toplum ve yönetim hayatında ilk terk ettiğimiz husus, meşveret ve istişare olur.
Yine Kur’an-ı Kerim’de güzel insanlar ve önemli kişiler övülürken, Onların İstişare ederek iş yaptıkları(Şura Suresi 38. Ayet) buyurulurken, yine bizim hiç mi hiç uygulamak istemediğimiz husus istişare olur.
İstişare yapma konusunda Peygamberimizden(SAV) Maverdi yoluyla ulaşan Hadis-i Şerifler şöyledir:
-İstişare etmek, pişmanlığa karşı kaledir.
-Danışan pişman olmaz. İnsanı pişman eden, kendi görüşündeki ısrardır.
Taberani’nin aynı konuda aktardığı Hadis-i Şerifler ise şöyledir:
-İstihare eden kimse mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz. İktisat eden darlık çekmez.
-Bir iş yapmak isteyen, o işi Müslüman biriyle istişare ederse, Allahü Teâlâ, o işin en güzelini ona nasip eder.
Hâlbuki yöneticilerin vatandaşları ve hemşerileri ile yapacakları istişare dışarıdan gelebilecek her türlü etkiye karşı güvenli bir şekilde varlığını sürdürecek olan açık toplumun en temel vasıflarından birisidir.
Çünkü idarecilerin ve yönetimde bulunanların hemen her konuda işe başlamadan önce başta ilgililer olmak üzere hemşerileri ile istişareler yapmaları vatandaşların yönetime katılmalarının ilk basamağıdır.
Açık toplum şeffaf ve esnektir. Dolayısıyla devlet kurumları hiçbir şeyi vatandaşlarından gizleyemez,
Açık toplumlarda devlet vatandaşına karşı aşırı toleranslı ve bürokrasiden uzaktır. Dolayısıyla merkezi ve yerel tüm kurumlarda otoriterlik karşıtı bir yapı hâkimdir.
Açık toplum var olan problemlere en fazla bakış açısıyla bakılmasını gerektirir. Dolayısıyla sivil toplum anlayışı kamu kesiminden gelecek tüm görüşlere göre daha önemlidir.
Açık toplumlarda devlet kurumları vatandaşlarını totaliter ve boğucu bir disiplin içinde tutmaz. Dolayısıyla vatandaşlar iktidarda olanların icraatlarını düşmanca bir mukabeleyle karşılaşma korkusu olmadan açık ve aleni olarak tenkit ederler.
Kısacası açık toplumlarda merkezi ve yerel yönetime bağlı kamu kurum ve kuruluşların basın yayın organlarında engelleme veya manipülasyonu olmadan kamuoyunun fikirlerinin doğal yollardan serbestçe oluşması ve hayata geçirilmesi sağlanır.
Bu tanımlar toplumumuzda bazı kişilere göre hala ideal veya ütopya olarak görülebilir.
Şeffaflığın gereği olarak hemşerilerin yönetimde temsili, kamu kararlarına katılımı ve özellikle akçalı işlerin denetimi gereği gibi yapılamıyorsa o yönetim sağlıklı bir yönetim, o toplum da sağlıklı bir toplum sayılmamalıdır.
Şimdi kimse ortaya çıkıp da Peygamberimizin(SAV) Ashabıyla(RA) istişare etmesi gibi, belediye başkanlarımız da vatandaşlarıyla/hemşerileriyle istişare ediyorlar demek gibi bir ahmaklığa kalkışmasın.
Rasûlullah(SAV)  ashabı ile işin başında istişare eder ve kararını öyle verirdi.
Bizimkiler ise işin başı yerine sonunda yaptıkları istişareyi bile usulüne uygun yapmıyorlar.
Cahiliye toplumunu 23 yıl gibi kısa bir zaman dilimi içinde asr-ı saadet toplumu haline dönüştürmekle, dini, sosyal, siyasi, ahlaki açıdan Türkiye’ye örnek olarak gösterilen bir toplumu 10 yıl gibi bir sürede cahiliye toplumuna benzetmeye kalkışmanın farkı bu olsa gerek.

Bu yazı toplam 5964 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.