1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. Fıkıhi sorular ve cevaplar
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Fıkıhi sorular ve cevaplar

A+A-

S.1- Hocam! Bir misafirlikte faiz konusu açıldı. Bir hoca Türkiye Dar’ül Harptir. Onun için faiz haram olmaz. Ev, araç kredisi faizle de olsa alabilirsiniz dedi. Bu konuyu lütfen açar mısınız?

C.1- İslam’a göre dünya Dar’ül Harp Dar’ül İslam diye iki kısma ayrılır.

Hanefi Mezhebine göre; Dar’ül İslam Dar’ül Harbe dönüşebilir. Amma bazı şartlar vardır:

  • İçindeki İslami hükümlerin tatbik edilmemesidir. Namaz, oruç zekât gibi farz olanların yasaklanması.
  • Müslüman ve zımmilerin can, mal, ırz ve din emniyetinin kalmaması.
  • Ülkenin Dar’ül harp ile bitişik olması.
  • Birinci şartta istilaya uğramış küfür hâkim olmuşsa, küfür sistemi ile birlikte İslam’da uygulanıyorsa orası Dar’ül İslam’dır. Dar’ül harbe dönüşmez.
  • İkinci şart; Müslümanların ve zımmilerin can, mal, ırz, din güvenliği kalmamışsa, o zaman Dar’ül harbe dönüşüyor. Amma can, mal, ırz ve din güvenliği devam ediyorsa yine Dar’ül İslam’dır.
  • Üçüncü şart, Diyar’ül İslam olan İslam Ülkeleri ile sınırı çevrili ise yine de Dar’ül harbe dönüşmez. Dar’ül İslam olarak devam eder.

Şafii Mezhebine göre; İslam’ın hakimiyetine girdikten sonra bir gün bile İslam hâkim olsa o ülke Dar’ül İslam’dır. Öyle ise faizin her türlüsü haramdır.

Fıkıh Kaidesi

Yabancı bir ülkede bir bankadaki mudi sayısı (hesap yatıranlar) % 99 gayri Müslim olsa birisi Müslüman olsa o bankadan faiz alıp ordunun ihtiyacına veya yapılan wc inşaatına verebilir. Mudi sayısı % 98 gayri Müslim, % 2’de Müslüman olsa faiz haramdır. Faiz alınıp yenilemez. Eğer Türkiye Dar’ül harp denirse o zaman ev, tarla, bahçe alınamaz Mülk edinilemez. Hanımlar cariye olur. İffet ırzda kalmaz. Bunun için Cuma Namazı kılmayanlara da duyuyoruz. Onlar kendilerine yazık ediyorlar.

S.2- Hocam! Ben bir arkadaşa 1.000 Dolar verdim. Alırken TL olarak verecek. Bunun Dini yönden bir sakıncası var mı? Alabilir miyim? Açıklar mısınız?

C.2- Doların o günkü kuru neyse hesap eder, 1.000 Dolar kaç TL ediyorsa Türk parası olarak ödeyebilir. Başka cinsten de ödeyebilir. Amma o günkü, o anki kur üzerinden ödenmesi lazım. 

S.3- Hocam! Biz alış-veriş yapıyoruz. Hırdavat fiyatı belirtilmiyor. Öderken o günkü fiyat üzerinden ödüyoruz. Bu alış-veriş caiz midir? Ne yapmalıyız?

C.3-

Hanefi ve Şafii Mezheplerine göre; herhangi bir malın fiyatı belirlenmeden onu satmak, satın almak caiz olmaz, helal olmaz, haramdır. Şöyle olabilir; Ogün için malın peşin fiyatı nedir: 50 TL. Ben 1 ay sonra parasını ödeyeceğim. Vadeli ne olur? 55 TL. 5 TL kazanç sağlayacak. Amma fiyatı baştan belirleniyor, uygun olan caiz olan budur, helal kazanç budur. Böyle alış-verişi tercih ediniz.

S.4- Hocam! Benim bir arkadaştan 5.000 TL alacağım var. 3 yıldır alamadım. Şimdi alırken vade farkı ile alabilir miyim? Yoksa aynı mı alacağım? Açıklar mısınız?

C.4-

Hanefi ve Şafii Mezheplerine göre; Siz alacağınız paradan fazla para alamazsınız. Alırsanız faiz olur, haram olur. Borcunu gücü olduğu halde ödemeyen günahkâr olur.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurur: “Zenginin vereceğini erteleyip geciktirmesi zulümdür.” (Buhari, Müslim, Ebu Davud)

Şöyle yapabilirsiniz; Borcu ödediği tarih dolunca oturursunuz, birlikte anlaşarak, o gün 5.000 TL’ye kaç ton demir alınıyor, ne kadar buğday alınıyor, ne kadar altın, gümüş alınıyor ne kadar yabancı para alınıyor, ortalaması bulunur o gün dolar, demir bir şeye bağlanır. Tekrar senet o tespit edilen fiyat üzerinden yapılabilir.

S.5- Hocam! Son günlerde sitelerde yayınlanıyor. Mehdi çıkmıştır, kimisi de A.B.D dedir diyor. Mehdi kimdir? Gelmiş midir? Gelecek midir? Açıklar mısınız?  

C.5- Mehdi; Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in soyundan, Hz Fatıma’nın neslindendir. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Emine olacaktır. Efendimizin soyundan olacağını yine Efendimiz (S.A.V) bildiriyor. Feto ya da taraftarları Mehdi diyorlar amma Feto Erzurumlu, demek oluyor ki; bu Hadisi Şerife ters düşüyor. İstanbul’dan değil Mekke-i Mükerreme’den ortaya çıkacaktır.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurur: “Dünyada yalnızca 1 gün kalsa bile yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracak, ismi benim ismime babasının ismi benim babamın ismine uyan, Benden veya Ehl-i Beytimden birini göndermedikçe Allahu Teâlâ o günü uzatacaktır.” (Ebu Davud)

Mehdi, Peygamber (S.A.V)’in yolundan gidecektir. İslam yeryüzüne hâkim olacaktır. Her şeyi hak ve adaletle dolduracaktır. İmam-ı Mehdi ile İsa (A.S) Mescid-i Aksa’da buluşacaklardır. Mehdi görevi İsa (A.S)’a devredecektir. “Yahudilerin saklandığı taş ve ağaçlar, arkamda bir Yahudi var öldürün diye haber verecektir.” (Riyazüs-Salihin)

S.6- Sayın Hocam! Hızır kimdir? İlyas kimdir? Nebi midir? Sağ mıdır? Açıklar mısınız? 

C.6- Hızır (A.S) Nebi Velidir diye ihtilaflıdır. Allah (C.C) Hızır (A.S)’a kıyamete kadar ömür tanımıştır. Merhum Konyalı Halis Kestane Abi’ye Hızır (A.S) kendi eliyle yazdırdığı şu notları düşmek isterim. “Hızır (A.S) Yemen’de Saba’da doğmuştur. “İbrahim (A.S) ateşe atıldığında ben 78 yaşlarındaydım. Ben Allah’ım bu Allah’ın sevgili kulunu yakma Allah’ım.” Diye dua ettiğimde babam ağzıma bir tokat vurup beni susturmuştur. Kendi dilinden benim vefatım Tevhid Bayrağı yeryüzünde çekildiği zamandır.

Hızır (A.S) sağdır. Musa (A.S) Yuşa (A.S) ile yolculukları oldu, amma üç aylarda ayrıldılar. Bu olay ayetle sabittir. (Kehf 18/60,64)

Hz. Musa ile Hızır (A.S)’ın buluşmasını Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur: “Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.” (Kehf 65)

İlyas O’nun dedesidir. Yoksa Peygamber İlyas değildir. Peygamber İlyas (A.S) ila Hızır’ın dedesi İlyas arasında 1.000 yıl fark vardır. İmamı Nevevi bazı Hadisleri baz alarak Hızır (A.S)’ın ölmediğini ve kıyamete kadar da yaşayacağını beyan etmiştir. Bizim duyduğumuz Lâdikli Ahmet Ağa ile 46 yıl görüşmüşlerdir. Beraber olduğumuz Çoban Veli, Sarı Emmi, Halis Kestane Amca bizzat görüştüğünü söylemiştir. Bizzat Hac zamanı bize de göstermiştir. Bizde gördük Elhamdülillah.

S.7- Hocam! Selefilik nedir? Vahhabilik nedir? Bazı kardeşler Cuma Namazı kılmıyor. Cuma Suresi Mekke’de inmiştir amma Peygamberimiz Mekke’de Cuma Namazı kılmamıştır diyorlar. Açıklar mısınız?

C.7- Cuma Suresi Medine’de nazil olmuştur. İlk Cuma Namazını Peygamber hicret esnasında Küba Köyü’nden ayrıldıktan takriben 700 m sonra Beni Salim yurdunda Ranuna Mevkii’nde kıldırmıştır.

Selefilik; önde gidenler, öndekiler demektir. 1.300 yıllarında Selefilik doğmuştur. Genelde İbni Teymiyenin görüşlerini ihtiva eder.

Vahhabilik; Muhammed bin Abdülvahab tarafından Osmanlı’ya karşı çıkarılmıştır. Fakat Vahhabilikte çok sert çıkışlar olmuştur. Şimdi Vahhabiler Selefilik arkasına sığınmaktadır. 18. Yüzyılda çıkmıştır. Hatta Osmanlı’nın bazı uygulamalarını şirk olarak kabul etmişlerdir. Osmanlılarda tasavvuf ve tarikatlar vardı. Vahhabiler bunu reddederler. Türbeleri şirk kabul ederler. Ölüye Kur’an okunmaz, şefaat yoktur gibi dört Ehli Sünnet Mezhebi dışındaki bir mezheptir. Suudi Arabistan’da uygulama vardır. 

Vahhabiliğin Ehli Sünnete aykırı yönleri:

  1. Errahmanü alel arşisteva: Ehli Sünnet, Allah sıfatları ile arşı kaplamıştır der.

Vahhabilik ise, Allah gökyüzünde bir kürsü üzerinde oturuyor derler.

  1. Ehli Sünnet şefaati kabul eder. Vahhabiler ise şefaati kabul etmezler.
  2. Vahhabiler kendi dışındakileri tekfir ederler

Abdülvahab’tan sonra oğlunun yazdığı Kitab-üt Tevhid, torununun buna yaptığı Fıkhül Mescid adlı eserde 250’den fazla bozuk inanışları vardır. 3 Şey dikkati çekiyor:

  1. Amel imanın bir parçasıdır. Azalır, çoğalır. Ehli Sünnet: iman artmaz, eksilmez, iman

Tecezzi kabul etmez. Vahhabiler namazı tembellikle kılmayan kâfir olur derler. Bu öldürülür. Malları Vahhabiler’e ganimet olarak verilir.

  1. Peygamberlerin ve evliyaların ruhlarından şefaat isteyen, kabirlerini ziyaret eden,

Bunlardan vesile isteyenler dinden çıkar ve kâfir olur derler. Ölmüş bir peygamberden bir şey istenmez, şefaat istenmez derler.

Ehli Sünnet; kabir ziyaretlerini ve şefaati kabul eder.

  1. Mezarlar üzerine taş koymak isim yazmak ölüler adına sadaka vermek kurban kesmek caiz değildir derler, ve hatta böyle yapanlara müşrik derler.

Kısaca; Vahhabiler, hiçbir mezhebe uymayı kabul etmezler. Evliyaya tevessül şirktir, tasavvuf şirktir.

  • Şefaate inanmazlar
  • Keramete inanmazlar
  • Tasavvufa inanmazlar

Rasûlüllah’ı övmeyi, şefaat edeceğine inanmayı şirk kabul ederler.

Sonuç olarak İngiliz casusunun desteklediği krallığa aday yaptığı insanların kurduğu bir nevi bozuk mezheptir. 

Selam ve dua ile Allah (C.C)’a Emanet olunuz. 10 Ocak 2018 Perşembe 

İletişim: GSM.0. 505.772 15 93 -  aligalip-dogan@hotmail.com

Bu yazı toplam 1404 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.