Hamide Yıldırım

Hamide Yıldırım

Saygı ve Sabır

Günümüzde maalesef ki, saygısız ve sabırsız bir nesil yetişiyor. Gençler aile bağlarından kopuk bir şekilde yaşıyor. Geleceğin toplumunu oluşturacak koca bir nesil, aile kavramının öneminden bihaber yaşayıp gidiyor.

Öğüt dinlemeyen, büyüklerinin düşüncelerini dikkate almayan bir topluluk baş göstermeye başladı. Çocukların ve gençlerin çoğunun sanal bağımlılıkla savaşı sürüyor. Bireyler gerçeklikten kopuk bir şekilde ekran başında büyüyor. Sanal bağımlılığın ürkütücü oluşunun yanı sıra bir de vahim bir tablo olan madde bağımlılığı da günümüzün en büyük sorunu oldu.

Maalesef madde bağımlılığı yaşı 12’ye kadar geriledi. Bu konunun hassasiyetini iyi kavramak lazım. Siyasilerin ana gündeminde madde bağımlılığıyla mücadele ilk sırada olmalı. Konuyla ilgili eğitimler, konferanslar sık sık verilmeli. Aileler ve sivil toplumun da katılımıyla bireyler bilinçlendirilmeli.

Saygısız ve sabırsız nesil konusunu öne çıkardım. Madde bağımlılığı, sanal bağımlılık gibi sorunlarla daha da artan bu durum çağımızın virüsü hale geldi. Gençler artık ekran başından ayrılmıyor, ailelerine aynı evin içinde yabancı kalıyorlar. Ekran bağımlılığı özellikle anneleri ve babaları oldukça ilgilendiren bir konu. Bunun nedeniyse ekran bağımlılığının çocuklarda birçok olumsuz etkiye neden olması. Ekran bağımlılığının çocuk büyüme ve gelişimi sırasında, fiziksel ve zihinsel gelişim noktasında olumsuz etkilere neden olabileceğine dair birçok çalışma mevcut. Ekran bağımlılığı olan çocukların akademik başarıları da bu bağımlılık sebebiyle olumsuz etkilenebiliyor. Sanal dünyadaki bir şeylere anında erişme olanağı bireylere çekici geliyor.

İnsanlar, sadece dijital iletişim dünyasında değil, yaşamın başka alanlarında da yaptıkları her şeyden anında sonuç almak istiyorlar ve bekleme yeteneklerini hızla kaybediyorlar. Hiç çok hızlı konuştuğunuzu, çok hızlı yemek yediğinizi, çok hızlı araba kullandığınızı ya da çok hızlı para harcadığınızı fark ettiniz mi? Asansörün gelmesini, trafikte yeşil ışığın yanmasını ya da bilgisayarın açılmasını beklerken geçen birkaç dakikalık süre size hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor mu?

Her şeye kızar olduk. Vücudumuzun 4’te 3’ü sinirle dolu. Niçin diğer insanlara kızıyoruz? Çünkü her şeyin en iyisini istiyoruz, doğrularımıza uygun yapılmayan işler hatadır ve biz kızmakta olduğumuz yerden göğe kadar doğruyuz. Kimsenin bir başkasına kızmaya, bağırmaya, sinirlenmeye hakkı yok. Hep kızarırız ama onların da kendi doğrularını asla düşünmeyiz. Biraz duygudaşlık yapmak iyi olur ama sabırsızız, ona da zamanımız yok.

Artık, herkes konuşuyor ama kimse beklemiyor; herkes haklı ama kimse saygılı değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hamide Yıldırım Arşivi

CHP’nin En Büyük Engeli Yine CHP!

29 Nisan 2026 Çarşamba 01:00

Şiddeti Kim Normalleştirdi?

22 Nisan 2026 Çarşamba 01:00

Gerçeklikten Kopan Nesil

15 Nisan 2026 Çarşamba 00:10

Atanamayan Değil, Atanmayan Öğretmenler!

08 Nisan 2026 Çarşamba 01:00

Trafik Adabı

01 Nisan 2026 Çarşamba 05:00

Enerji Artık Milli Güvenlik Meselesi

25 Mart 2026 Çarşamba 05:10

Teksas Değil Türkiye Gerçeği

18 Mart 2026 Çarşamba 00:10

Ortadoğu Yangın Yeri!

04 Mart 2026 Çarşamba 00:10

Konya Trafiği!

25 Şubat 2026 Çarşamba 00:10