Hamide Yıldırım

Hamide Yıldırım

Liyakat!

Liyakat sahibi olmak, bir işe uygun olmak, yeterli olmak ve layık olmak anlamına gelir. Aynı zamanda bu kelime yaraşıklık anlamında da sıkça kullanılır. Bu söz özellikle de devlet ve şirket içinde işine bağlılık, yeterlilik gibi konuları nitelemek için sıkça kullanılır. Liyakat sahibi olmak, kişinin bulunduğu işe ve konuma layık olmak anlamını taşır. Liyakat sahibi; liyakatli, yetenekli ve bir işin gerçekleştirilmesine de elverişli anlamına gelir.

Liyakat sahibi, liyakatli olmak kelimelerinin anlamlarını sizinle paylaştım. Özellikle siyaset ve kamu kurumlarında çokça karşılaştığımız ‘liyakat’ kelimesinin sözlük karşılığına erişmek çok kolay. Peki, bunu davranışlara geçirmek ne kadar mümkün?

Liyakat sahibi olmak nedir diye araştırdık. Ya olmamak nedir? Tam da bu konuya uygun bir tartışma gündemde. Şırnak Üniversitesi Rektörü Abdurrahim Alkış açıklamalarıyla gündem oldu. İddialara göre, Sayın Alkış, ‘inancı gereği’ akrabalarını ve yakınlarını çeşitli kadrolara atadığını duyurdu. Bu duyuru gündem olduktan sonra üniversite ve Alkış’tan cevap geldi. Söz konusu paylaşımın doğru olmadığı ve karalama niyetli yapıldığı öne sürüldü.

Alkış, iddia edilen görüntülerde şunları dile getirdi: “Tabii bu fitneyi yayanlar inançsız oldukları için, akrabaya sahip çıkmanın, yakın çevresine destek olmanın ve güvendiğin insanları yönetici pozisyona getirip bihakkın görev yapmalarını sağlamanın bizim inancımız gereği olduğunu bilmezler. Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler. Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır.”

Bu paylaşımın çeşitli yayınlarda gündeme gelmesinin ardından Sayın Rektör, ardından şu ifadeleri paylaştı: “Son günlerde yazılı, görsel medya ve dijital platformlar üzerinden şahsım ve Şırnak Üniversitesi kurumsal kimliği ile üniversite çalışanları hedef alınmış, tümüyle gerçek dışı olan haberler üzerinden kasıtlı bir algı operasyonu yürütülmektedir. İddia edildiği gibi sosyal medya hesaplarımda herhangi bir paylaşımda bulunmadım. Her aklı başında insan böyle bir paylaşımı Rektörlük makamında bulunan bir kişinin yapmayacağını bilir.

Öncelikle belirtmek isterim ki, kamuoyuna servis edilen ve tarafıma ait olduğu öne sürülen açıklamalar tamamen gerçek dışıdır. Söz konusu metin ve görseller tarafımdan hazırlanmadığı gibi, hiçbir platformda tarafımca paylaşılmamıştır. Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan bu algı operasyonunu esefle karşılıyor, tüm iddiaları kesin bir dille reddediyorum. Haberde yer alan akraba kayırmacılığı ve usulsüz atama iddiaları da gerçeği yansıtmamaktadır. Adı geçen kişilerden Gülizar Artuç, benim rektör olarak göreve başlamamdan çok önce üniversitemizde görev yapmaya başlamıştır. Diğer isimlerle ilgili tüm görevlendirme ve atama süreçleri ise yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde, ilgili kurumların onayı ve yasal prosedürler doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Şahsımın herhangi bir kişiyi mevzuat hükümlerine aykırı olarak göreve ataması veya görevlendirmesi söz konusu değildir. Şırnak Üniversitesindeki tüm akademik ve idari iş ve işlemler, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, denetime açık ve şeffaf şekilde yürütülmektedir. Yükseköğretim Kurulu başta olmak üzere ilgili kurumlar tarafından daha önce de benzer içerikli asılsız iddialar incelenmiş olup, gerçeği yansıtmadıkları ortaya çıkarılmıştır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik, kişilik haklarımı ve Şırnak Üniversitesinin kurumsal itibarını hedef alan bu tür gerçek dışı haber ve paylaşımları yapanlar hakkında gerekli hukuki süreçler başlatılmış olup, bundan sonra da yasal süreçler kararlılıkla takip edilecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

İddiaların gerçeği yansıtmadığını Rektör Bey dile getirmiş. Umarım yalnızca bir karalama politikasıdır. Çünkü diğer türlü bakıldığında ‘liyakat’ kelimesinin defalarca sorgular oluruz. Yüzbinlerce üniversite mezunu ‘iyi bir işte’ çalışabilmek için yıllarını heba ediyor. Biri çıkıp da, yetenekli, yeterli, deneyimli o işe uygun olanı değil de akrabasını hısımını hak etmediği bir göreve alırsa bırakın liyakati kul hakkının bile değerli olmadığını görürüz. Ne kadar ciddiye alırsınız onu da bilmem hepsinin hesabının verileceği bir gün var.

“Tilki, kümesi iyi tanıyor diye bekçi yapılır mı?”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hamide Yıldırım Arşivi

Emeklinin Hesabı Çarşıya Uymuyor

01 Temmuz 2026 Çarşamba 01:00

‘Sözler Tutulsun Öğretmenlik Yaşasın’

24 Haziran 2026 Çarşamba 01:00

LGS Sonucu Açıklanmadan Kaygı Başladı!

17 Haziran 2026 Çarşamba 01:00

Bencil Olma ve Benci Olma

10 Haziran 2026 Çarşamba 01:00

'Razı Ol' Denilen Bir Gençlik

03 Haziran 2026 Çarşamba 01:00

Nezaket Düzenin Anahtarıdır

27 Mayıs 2026 Çarşamba 06:00

Diploma Yetmiyor mu?

20 Mayıs 2026 Çarşamba 01:00

Diş Hekimleri Atama Bekliyor

13 Mayıs 2026 Çarşamba 01:00

Saygı ve Sabır

06 Mayıs 2026 Çarşamba 01:00

CHP’nin En Büyük Engeli Yine CHP!

29 Nisan 2026 Çarşamba 01:00