Hamide Yıldırım

Hamide Yıldırım

Diploma Yetmiyor mu?

Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı tarafından yürütülen 'Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı' ilk dersle başladı. Milli Eğitim Akademisi öğretmenler için güzel bir çalışma olarak görülse de eğitim fakültelerinin diplomaları hiçe sayıldığı açıkça ortada. Yıllarca emek veren birçok eğitim fakültesi öğrencisi diplomasını aldıktan sonra atanmayı beklerken, yeniden eğitime tabii tutuluyor. Adeta üniversite diplomaları geçersiz sayılıyor.

Eğitime alınan öğretmenlere mobbing uygulandığı iddiaları da gündemden düşmüyor.

Sosyal medyada bir öğretmenin yaptığı yorumu görünce kanım dondu. Herkesin psikolojisinin altüst olduğunu söylüyordu.

“Bende yazmak istedim hocam. Hem yazıyorum hem de korkuyorum tabii. Bizi o kadar çok korkutuyorlar ki. Hocam üniversite buradan çok daha rahattı. Herkesin psikolojisi altüst durumda yine de iyi mentallerden biriyim henüz ağlamadım. Aileme dostlarıma sürekli her şey çok kötü diyorum. Bitmiyor devamlı bir döngü de ne yapmamamız gerekenler söyleniyor, eleştiriliyor hatta fırça yiyoruz. Her hafta doldurmamız gereken en az 40 soru oluyor üstüne makaleler, sunumlar, ödevler. Burada gerçekten mutluyum diyen bulamayız. Her şey çok kötü. Umarım herkes akıl sağlığı yerinde şekilde ayrılır buradan.”

Diğer bir mesajda ise “Masa başında çürümeye devam ediyoruz” ifadesi olayın vahametini gözler önüne seriyordu. Yıllarca çilesini çekip tam atanıp sefasını sürecekken, atama sorunları, iş bulamama, KPSS derdi olurdu, şimdi ise akademide kendinizi ispatlamak zorunda kalıyorsunuz. Ne acı…

“Bende yazmak istiyorum hocam, bizi Ankara’ya bıraktılar herkes ev tuttu - 50 binlik oldu en az, verilen ilk ücret 19.263 TL burada uğraştığımız sürekli kendini tekrar eden formlar ödevler şehrin bi ucundan diğer ucuna katılımın zorunlu tutulduğu konferanslar, arada yemek yiyebileceğimiz bir yerin olmaması çıkışta ulaşımda yaşanan sıkıntılar ev kirasını faturasını karnımızı nasıl doyuracağımızı düşünürken açık uçlu sınavlarla boğuşuyoruz çok sıkı disiplinli süreç vakit bulsak ek iş yapacağız vakit de bulamıyoruz ekonomik sebepler arasında boğuluyoruz psikolojik olarak aşırı yıpranmış durumdayız zaten bir çok öğretmen arkadaşım yıllarca emek verdi zihnen yorgun durumdayız bakanlığının üvey evlatları mı yeni atanan 10 k öğretmen anlamış değiliz ünide görmüş olduğumuz derslerin neredeyse bire bir aynını görmekteyiz daha çok sahada olacağını düşündüğümüz bir süreç beklerken masa başında çürümeye devam ediyoruz.. Şafak sayıyoruz bir çok arkadaşımızla beraber geçecek inşallah.”

Bu kadar sıkıntı yaşanırken eğitim fakültesi öğrencileri atanabilmek için eğitim akademisine gitmek zorunda kalıyor. Bir nevi eleme mekanizması oluşturulmuş. Bakanlık, mesleğe başlayacak öğretmenlerin daha donanımlı yetişeceğini iddia ediyor. Öğretmenler ise yıllarca gösterdikleri çabanın boşa gittiğini savunuyor.

‘Öğretmenlerin eğitim fakültelerinden aldığı diplomalar atanmaya yetmiyor mu?’ sorusu birçoğumuzda oluştu. Öğretmenlerin çağrısına kulak verin, atamaları yapın. Gelecek neslin mimarlarının başarıları cezalandırılmasın, ödüllendirilsin. Bu şekilde eğitime vizyon katılmaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hamide Yıldırım Arşivi

Diş Hekimleri Atama Bekliyor

13 Mayıs 2026 Çarşamba 01:00

Saygı ve Sabır

06 Mayıs 2026 Çarşamba 01:00

CHP’nin En Büyük Engeli Yine CHP!

29 Nisan 2026 Çarşamba 01:00

Şiddeti Kim Normalleştirdi?

22 Nisan 2026 Çarşamba 01:00

Gerçeklikten Kopan Nesil

15 Nisan 2026 Çarşamba 00:10

Atanamayan Değil, Atanmayan Öğretmenler!

08 Nisan 2026 Çarşamba 01:00

Trafik Adabı

01 Nisan 2026 Çarşamba 05:00

Enerji Artık Milli Güvenlik Meselesi

25 Mart 2026 Çarşamba 05:10

Teksas Değil Türkiye Gerçeği

18 Mart 2026 Çarşamba 00:10