Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

NEVZAT HOCA

Gençlik dönemimizin özellikle de Konya İman Hatip gençliğinin Merhum Hacı Veyis Zade Mustafa Kurucu ve Tahir Büyükkörükcü ile İsmail Kaya hocalarımızdan sonra belki de tek hocası idi Nevzat Hoca.

Sanki Merhum Nevzat Arabacı hocamız ile sona eren bu silsile ile İmam Hatip gençliğine bir ruh, bir heyecan ve bir aksiyon veren hocalarımızın sonu geldi gibi.

12 Eylül Amerikan destekli darbe öncesi dönemde ve işkence ile geçen bir hapis dönemi sonrasında sağ ve sol olarak nitelendirilen ve aynı merkezden idare edildiği itiraf edilen anarşi ortamında kaybolup giden gençliğimizin içinden İmam Hatip gençliğinin kaybolmaması adına yaptığı hizmetleri takdir etmeyen yok gibidir.

Biz Nevzat Hocamız ile İmam Hatip Okulunun felsefe öğretmeni olarak tanıştık.

Gördük ki Nevzat Hoca İmam Hatip kökenli olmalarına rağmen İmam Hatip zihniyetine yakışmayan öğretmenlerimizden farklı öğretmen idi.

Öğretmen olmaktan ileri Hoca idi bizim neslimiz için.

İmam Hatip öğrencilerinin okul duvarları arasına sıkışık kalmayan öğretmeni idi bizim için.

O zamanki adıyla İmam Hatip Okulu talebelerinin sınıflardan dışarı taşan dost ve arkadaşı idi Nevzat Hocamız.

Nevzat Arabacı Merhum bir dava adamı idi.

Bildiklerini çekincesiz aktaran, İnandığı inancını tereddütsüz söyleyen, söylediğini yaşayan ve bu özelliği ile dönemindeki yalpalayanlardan farklı bir duruş gösteren tabir caiz ise eski zamanlardan çıkıp geliveren bir Allah(cc) eri idi bizim neslimiz için.

Konya semalarından yine eskilerin tabiriyle bir yıldız daha kaydı.

Milli Türk Talebe Birliğinin özellikle de Akıncılar Derneğinin yereli aşan bir temsilcisini kaybettik.

Ya da son zamanların Akıncı Beyi gözü açık gitti de diyebiliriz.

Hayalleri vardı gençliği kendi emelleri doğrultusunda kullanmak isteyenlere rağmen.

Hedefleri vardı ev, okul ve cami üçgenine sıkıştırılmış gençliği bu fasit daireden kurtarmak için.

Allah(cc) ın dinini Hz. Peygamberimizin(sav) sahih Sünneti doğrultusunda yaşayacak ve yaşatacak olan İmam Hatip gençliğini yolundan saptırmak isteyenlere karşı oluşturmak istediği çelik yürekleri yetiştirmek gibi bir organizasyon kurma beklentisi vardı.

Ama önüne türlü türlü engeller çıkardılar bizim cenahtan olan imam Hatip kökenli olan öğretmenlerimiz.

Kaç tayin yani sürgün gördü ise hep daha bir bilenmiş ve daha bir azmi ve şevki artmış olarak gördük biz Nevzat Hocamızı.

Hangi derste, hangi sohbette veya hangi ortamda görmüş ise parmağı daha da uzakları gösteren bir fikir ve eylem adamı olarak tanıdık Nevzat Arabacı’yı.

Gölge insanların gezindiği mekânlarda izzet ve şerefini davasından alan dirayetli bir dava adamı ve bu dirayetli duruşunun bedelini ödemekten kaçınmayan çilekeş bir insandı merhum Nevzat Hocamız.

12 Eylül günlerinde büyük şeyhleri Merhum Esad Erbil’i(ks) gibi hücreye ve işkenceye alınınca tir tir titreyen veya cezaevi jargonuyla öten adları hocaya çıkmış insanlara rağmen dimdik durabilen nadir yiğitlerden idi Merhum Felsefe Hocamız.

Şimdilerde biz de İslam davasını temsil ediyoruz diye kendilerine bir pay çıkarmaya çalışan ve her rüzgârda bir başka öne savrulan insanlara rağmen mücadeleci kişiliğiyle gönüllerimizde taht kuran bir Akıncı beyi idi merhum Hocamız.

Bu Konya şehri tahta çıkan çok insan gördü tarih boyu.

Kimileri insanların gönlündeki tahta çıkarken, kimilerinin ise tahta çıkan odundan farklı bir şey olmadığı görüldü.

Konyalılar ve özelde Konya İmam Hatip Gençliği yüzlerce binlerce ilahiyat, imam hatip ve diyanet mensubu varken İslam’ın bir hayat ve devlet nizamı olduğunu bir Makine Mühendisinden öğrendiği gibi, İmam Hatip neslinin bir aksiyonu olması gerektiğini de bütün bunlara rağmen bir felsefe öğretmeninden öğrendi.

Yaşadıkça gördük ve öğrendik ki bu toplumda kaybedilenlerin kıymeti kaybedildikten sonra anlaşılıyor.

Akıncıların Nevzat hocası da kendinden öncekiler gibi ahiret yolculuğuna çıktı.

Ailesi başta olmak üzere talebeleri, dost ve arkadaşları ile sevenlerine baş sağlığı dilerken hepsinden beklenenin merhum Nevzat hocamız gibi nerede bir haksızlık varsa bedeli ne olursa olsun karşısında olarak yolunu devam ettirmek olduğunu bir kez daha hatırlatmak olsun görevimiz.

Rabbimiz(cc) rahmetiyle muamele eyleyip, Hocamızın taksiratlarını affetsin inşaallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum