Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Kur'an'daki İslam'a Teslimiyyet

Türkiye’de kendilerine İslamcı diyebileceğimiz modernist fikirliler temellerinin Kurana dayalı olduğunu iddia etmelerine rağmen, sağlam bir imâni ve itikadi bir davete sahip olmayan düşünceleri başta olmak üzere, İslam adına ortaya çıktıklarını iddia ettikleri bütün düşünceleri karmaşık, düzensiz ve öngörülemezlikleri nedeniyle kaotik bir yapıya sahiptir.

Hâlbuki İslâm, insan hayatının bütün yönlerini bir nizam ve sistem bütünlüğü içinde düzenleyen bir sistem olmakla ne kendisi, ne de Müslümanlar için bir sistemsizlik ve kargaşa söz konusu değildir.

Bu anlamda tanım olarak İslâm, ilk peygamber Hz. Âdem’den (as) son peygamber Hz. Muhammed’e (sav) kadarki bütün resul ve nebilerin tebliğ ettiği ve örneklendirerek hayata uyguladığı ilahi dindir.

Rabbimizin(cc) içinde itikad, ibadet, ahlâk ve siyasi ahkâm da dâhil olmak üzere, dünya ve ahiret meselelerinin tümünü kapsayan ilâhî sistemini insanlara, Kuranı Kerim ve Hz. Muhammed(sav)in Sahih Sünneti aracılığı ile bildirdiği ve beyan ettiği dinin adıdır İslam.

Bundan dolayıdır ki; Kur’an’da İslâm ve teslimiyet üzerinde defalarca dikkat çekilen bir mefhum olmuştur.

İslam’da insanların Hz. Allah’a(cc) boyun eğip O’na itaat etmek suretiyle, kulun kendisini iman ve ihlâs ile Allah’a teslim etmesi anlayışı, Müslümanlara başta Hz. İbrahim(as) ve Hz. Yakub(as) evlatları ile Hz. İsa’ya iman eden havarilerin teslimiyeti gibi örnekler halinde açıklanmıştır.

Bu teslimiyetten sapmak ise, kişinin kendi isteklerine boyun eğmesi, heva ve hevesine uyması, hatalı da olsa atalarının yolundan ayrılmak istememesi, toplumda yer edinmiş gelenekleri, alışkanlıkları, inançları, düşünce ve kuralları körü körüne taklit etmesi ve Hz. Allah’a(cc) itaat yerine, diğer insanlara ve varlıklara boyun eğmesi gibi davranışlarla örneklendirilmiştir.

Teslimiyete aksi istikametteki davranışların zamanımızdaki bir çeşidi, Kuran İslam’ı adı altında Sahih Sünnet ve Hadislerin yerine göre kısmen, yerine göre ise toptan reddedilmesi şeklinde görülmektedir.

Kurandaki itaat ve ittiba şeklinde ifade edilen ayetleri idrak edebilmeleri için, gerekli itikadi temellere sahip olmamaları ve özellikle de nüzul sebeplerini yok saymaları nedeniyle, ayetleri bağlamlarından kopuk olarak anladıkları için, sadece kendilerini Müslüman görmek gibi büyük bir hataya da düşmüş olmaktadırlar.

Dini siyasi açıdan kutsiyet atfedilmiş bir maksat uğruna, itikadi bir tavır olarak yürütmeyi İslam'ın şiarı olarak gören Müslümanlar ile ülkemizde sıkça söz edilen muhafazakâr siyasi İslam’ı, nebevi İslam siyasetinin gereği olarak birbirinden ayırdığımız ifade etmiş olalım.

Ayırt etmemiz gereken bir başka hususta, 1400 yıldır İslam’ın irfani yolu olarak devam edegelen tasavvuf, Kur’an’daki imanı teslimiyet ve İslam Kardeşliğini pekiştirmişken, son yıllarda oluşan ve bazı eklemelerle adına tasavvuf denilen birtakım anlayışların Sahih Sünnetten sapmalarının daha belirgin hale gelmiş olduğudur.

Yukarıdaki ifadeler muayyen bir kişi veya grup için değil, tanıma uyan herhangi bir insan topluluğu için söylenmiş olsa da, gayreti diniyesine dokunan herkes bu dediklerimizi üstlerine alınabilirler.

Kendimizi sövene dilsiz, vurana elsiz olmayı görmediğimiz gibi, başka Müslümanları da böyle görmüyoruz.

İslam tarihi okunduğunda görülecektir ki; Müslümanlar arasında en öfkeli insanlar olarak temayüz etmiş olanlar, gerçek tasavvuf ehli olan Müslümanlar olarak bilinir.

Tasavvuf büyüklerinin hayatlarını okuduğunuzda da, İslam Dininin emir ve yasakları ile ve Müslümanların can ve mal emniyetlerine saldırı yapıldığında, gerçek öfkeyi göreceksiniz.

Sahabe Efendilerimizden(ra) bu yana, bütün Selefi Salihin Neslinde(ra) bu dini hamiyet mevcutken, İslam’a aleni olarak sövme hakaretin olduğu yerde, akademik çıkarımları için sessiz kalanlardan zaten bir şey beklemediğimizi de ifade etmiş olalım.

FARKINDA MIYIZ?

Kuranı Kerimdeki İslam’a teslim olduğunu iddia eden Müslümanların, hem kendileri hem de çevrelerini temizlemek gibi bir görevleri olduğuna inananlardanız.

Açık söylemek gerekirse; Elini çamura bulamaktan korkan Müslümanın, çamurdan yaratılan insana şekil veremeyeceğine inanıyoruz.

Bu anlamda İslam için, Hz. Allah(cc) adına öfkelenen Müslümanın yapacağı iş, karşısına dikildiği insanın, ata mirası olarak delicesine savundukları şeylere ve kutsalına sövmek olmadığına inanıyoruz.

Müslümana öfkelenince, ahlak satan insan versiyonu olarak ortaya çıkanlara ise, Kuranı Kerimdeki İslam’ın hayata uygulanış şekli olan, Sahih Sünnete teslim olmaları gerektiğini hatırlatıyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi

Gayreti Diniye

06 Mayıs 2026 Çarşamba 14:29

Sistem Değişimi Dayatması

03 Mayıs 2026 Pazar 12:27

Hal ve Gidiş Ne Durumda?

29 Nisan 2026 Çarşamba 15:25

Küresel Savaş Stratejisi

26 Nisan 2026 Pazar 12:00

Savaşı Doğru Okumak

22 Nisan 2026 Çarşamba 15:00

Armageddon Süreci Devam Ediyor

19 Nisan 2026 Pazar 12:52

Türkiye NATO ABD ve İsrail

15 Nisan 2026 Çarşamba 14:54

Savaş ve Zafer Sevinci

12 Nisan 2026 Pazar 14:52

İran, Amerika, Bop, Dost ve Düşman

08 Nisan 2026 Çarşamba 14:07

Fars Körfezindeki Savaşı Tanımak

05 Nisan 2026 Pazar 13:32